İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Usul Usul Düşlerimizi Koyalım Koynuna Üşümesin /Hilmi Toy

Hilmi Toy
Yazar

Almanya’nın Geislingen kentinde yaşayan ve 8 Nisan günü aramızdan zamansız ve amansız ayrılan, “Yaşamak isterken yiğitçe”, yaşamak için çalışırken, çalışırken bir işçi cinayetinde yaşamını yitiren Ali Asker Yer’in anısı düştü gün üstüne. Dersimli, gencecikti daha.

Bir iş cinayetinde yitirdi yaşamını Ali Asker. Kaza değil cinayet! “iş kazası” demeye alıştırıp iyi belletmişler dilimize. Aklımız kazaya gidiyor hep. Oysa çalışırken ölmek istemez işçiler. Avrupa’da daha az, Almanya’da çalışan nüfusa göre az sayılır belki iş cinayetleri. Ama asla yok değil. İşçi sağlığı ve güvenliği bu sistemin her yerinde temel sorunlardan biri. Çalışırken ölüyorsa bir işçi, çalışıyorken hastalanıyorsa, kalıcı bir hastalığa dönüşüyorsa, meslek hastalığına yakalanıyorsa eğer, orada bir önemli sorun var demektir. İşçinin sağlığı ve can güvenliği sorunu var demektir. ‘kaza’ deyip geçilmemeli her şeyden önce. Patronlar kaza diyor buna, biz işçi cinayeti diyoruz. Dünyanın her yerinde bunun mücadelesini veriyor işçiler. Çalışırken ölmek işçinin kaderi, çalışanın fıtratı olmamalı.

Günlerdir bir arkadaş, bir dost tanıdığa sorayım dedim Asker’i, soramadım, sormaya ne dilim vardı, ne de elim yazıya değdi. Bu acı haberle yüzleşmekten kaçındım. Şahin gibi, Aysel’imiz gibi, Zeliha, Timur gibi. Gel gör ki, acı haber yakamızı bırakmadı.

Çok üzüldüm. Üzgünüz hepimiz.

Seste suskun, sözde düğüm düğüm oldu boğazımda. Hastaneye kaldırıldı haberini öğrendiğimden beri hep iyi bir haber bekledim. Sormaya bile dilim varmadı bu Coronalı günlerde. Bir yazan, haber eden olur diye bekledim hep.

Üzgünüm. Almanya’ya geldiği günlerden beri tanışız. Benim ilk kaldığım kentte, Göppingen de Halkevi’nde tanışmış, kısa bir sohbetle ortak çokça tanıdığın verdiği güvenle dostluk bağlarımız az çok güçlenerek gelişti. Aynı mekanda gözlerimiz ilişmişse eğer Merhabamız, ayak üstü de olsa hal hatır sormadan geçmezdi. Uzun bir aradan sonra görüştüğümüzde de “geçmiş olsun” diyerek sarılmıştık içtenlikle. Ve En son 8 Mart etkinliğinde Stuttgart’ta Schlossplatz da görüştük.

Asker için ‘Tartışmalarda sekter, grupsal kaygılar baskın’ derlerdi de inanasım gelmezdi. Ama siyaseten geleneksel bağ ve “İbo’culuk” konusunda haksızda sayılmazlar. İnandığı değerlere, savunduğu görüşlere bağlılık ve hassasiyeti güçlü ve çoktu. 17 yaşında bir genç olarak göçmenlik yaşamıyla tanışan, geldiği günden vedalaştığı güne kadar da göçmenlerin her alanda eşit sosyal ve siyasal hakları için mücadele içinde olan bir insan oldu Ali Asker. Irkçılığa, ayrımcılığa karşı, Göçmenlerin hakları için düzenlenen hemen her etkinlikte onu görebilirdiniz. “Göppingen ekibi gelmiş” derdim onları gördüğümde kendi kendime.

“Mütevaziydi” diye yazmışlar tanıdık, düşlerine yoldaşlık edenler. Bende de bıraktığı intiba buydu. Bir gün gecenin bir vakti Stuttgart’a gitmem gerekti, Halkevi’nden çıkarken ben söylemeden sordu, “eve gidelim ya da istediğiniz yere bırakalım” dedi. Bende durumu açıklamaya çalışırken “hiç sorun değil” dedi ve beni bekleyenlerin yanına bıraktı.

Gencecik halinde bu davranışı içimde sevgi yeşerten oldu o andan sonra daha çok. Gerçi Göppingen’li dostlarımın yeri her zaman güzeldir, değerlidir, anlam yüklüdür dostluk mevzisinde. 32 yıl önce ilk geldiğim bu kentte, Göppingen’de tanıştık bu iyi insanlarla. İlk İbo ile tanıştım, İbo da beni Göppingen’de dostlarla. Göçmenlik yaşamımda ilk güzel anların izi o zaman düştü hayatıma. Çok kalmadım Göppingen’de ama yasal mevzuatlardan da ötürü çok gelip gittim. Nerede oradan gelen birini görsem ilk merhaba demek istediğim olur. Dostluğun sıcaklığını hissederim. Bugün bu dostlardan Ali Asker kirvenin acı haberini alınca içim burkuldu.

Yüreğim üzgün, bir dost daha eksildik. Bir Nisan’ca günde, ömrünün baharında bir dostu daha Coronalı Günlerin kuşatmasında uğurlamak düştü payımıza. İçimizdeki acı yaksa da yüreğimizi, acısına uzanıp dokunamıyoruz. Derin acısı, büyük özlemi, o güzel düşleri bağışlasın bizi. Ama unutmasın, buluşacağız bir gün mutlaka, acısına dokunup Özlemine sarılacak, düşlerini paylaşacağız.

Usul usul Anılarımızı örtelim üstüne incinmesin, usul usul düşlerimizi koyalım koynuna üşümesin düş yolcusu. Ali Asker’in anısına saygıyla Acınızı yürekten paylaşırım. Geride emanet bıraktıklarıyla sevdikleri ve sevenlerine sabır dilerim. Uğurlar olsun genç insan, güzel insan, ölüm sana yakışmadı.

Simurg-News'i sosyal medyadan da takip edebilirsiniz!
Translate »