Tutunacak Dalın Olsun Hayatta / Hilmi Toy

“Uzun bir yolculuktur hayat
Her adımda yoklarsın kendini
Neyin var, neyin yok” demiş bir Acemi şair. Ve bir mısra düşmüş sonra “Yol uzun menzilli” diye. Yaşamın uzun menzilli yolunda neyi olmalı insanın?

Hayatta tutunacak dalın olmalı. Hasetlikten değil, husumetten değil, bir umuttan, bir güzel düşten, bir inancın yüceliğinden dalın olmalı olacaksa. Yürek dalın yani. Ne diyor Şair Nevin Koçoğlu:

“Parmağımdaki ateşli mühür ve odamdaki paslı zincir!
Siz hep bana çölün kalbinde olanı bul dediniz-
ben nehri seçtim
banyan ağacını ah, canıma diktim
bir dal yeter
bir dal yeter ‘yaşamın kadehini’ asmaya
ve ıtırlı o çelengi takmaya

Eyy sen kendinde kendini kaybeden
yıldızların döküldüğü yere gel”. Bir dalın olursa hayatta tutunacak, gün gelir, an olur “yıldızların döküldüğü” ya da toplaştığı yerde buluşmak kısmet olur “nasipse” demeden.

Coronalı günlerde dal budaksız değil hayat. Güllük gülistanlık değil hiç bir yer. Ama anı güzelleştirir olabilir insan, anın güzelliğini resmedebilir. Günü umutsal uğraşla, geceyi hasretlik düşlerle ovabilir insan.

İşte dünden kalan bir an. Ulm’da iki Eyaleti hem birbirine kavuşturan hem de ayıran Donau (Tuna) Nehri. Baden-Württemberg ile Bayern. Aynı zamanda iki şehri birleştirip bölen bir akarsu Donau. Ulm ile Neue Ulm. Bir kıyısı Ulm bir kıyısında Neu Ulm. İkizler gibi iki küçük iki güzel kenti Almanya’nın. Ulm ikizin büyüğü gibi görünür, Neue Ulm küçüğü. Her sokağında ayak izi, her dost kapısında anıların silinmez izi olan iki güzelim kent. Kenti de güzelleştiren insanlarıdır elbet. Hasretliğin çektiği doğduğumuz topraklara Karayolu olduğu kadar Suyolu aynı zamanda Tuna boyu. “Kara ormandan geleydin, akaydın, Tuna’nın suyu olaydın, salınaydın salınaydın döküleydin gönlün denizine”. “Mavileşeydin, mavileşeydin, mavileşeydin” diyesim geldi Nazım Hikmet esintisiyle.

Donau (Tuna) Nehri kıyısında yürürken nehirler gibi, akıp giden suda geceye düşen silueti güzelliğin.

“Üç noktayla biten cümleleri seviyorum…
Bardağımda yarım kalan çayımı,
İki dudakla yürek arasında kalan söylenmemiş sözleri,
Yarım kalan aşkları” dediği gibi Turgut Uyar’ın.

Ve “Şafakların ilk göz ağrısıdır umutlar, Ömrümüzden sağılır. …”

Simurg-News'i sosyal medyadan da takip edebilirsiniz!
Translate »