SAVAŞIN TOZU DUMANINDA SAVRULANLAR – SAMİ ÜLKER

Uzun zamandır söylediğimiz;
Elimizde ne varsa alacaklar , bütün dünyada da böyle olacak , işçi sınıfının, emekçilerin sınıf savaşıyla aldığı ne kadar hak varsa , ne kadar mevzi varsa tek tek devlet elimizden alacak …
Çoklu Baro düzenlemesinden tutunda kamudaki sendikalara , hatta emeklilerin kurduğu sendikalara kadar, ne kadar demokratik dernek , kuruluş, çevre derneği varsa devletin uzantısı yapıların dışında kalanlar bir bir toplumdan cılız tepkiler eşliğinde etkisizleştireceklerdir !

Sol yapılar sistemin iç mücadelesinde idelojik olarak ” zehirlendiler ” ve sistem içi mücadelenin bir parçası haline geldiler . Iktidara karşı oluşan sistem içi muhalif blok dağılmaya başlayınca, umudunu buraya bağlayanlar savaşın da yarattığı rüzgarında etkisiyle umutsuzluğa düştüler, ne kimsenin Hdp ‘ ye yardım edecek hali var , ne de gücü var , öyle bir hava yaratıldı ki adeta hayal tacirlerinin ÇOK GÜZEL OLACAK havasında rahatladılar…
Şimdi uyandılar mı ;

Aslında oluşan sol arabesk kültürden öylesine etkilendi ki bu kişiler bir adım ötesini göremiyorlar, hala aynı türküyü söylemeye devam ediyorlar dünyadan bi haber , neymiş, bütün bunlar iktidarın zayıflığının işaretiymiş, çaresizlermiş , içeride ve dışarıda sıkışan bu iktidar- devlet demeye dilleri varmıyor- dağılmasını durdurmak için içeride ve dışarıda saldırılarını artırmış…

Anlaşılmayan esas mesele ;
Dünya yeniden bloklaşıyor , bu bloklaşmada yeni emperyalist güç merkezleri oluşuyor, Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki çatışma da bunun içinde yer alıyor, dünyayı Çin’den yeniden düzene sokmaya çalışan emperyalist merkezlerin bu konjonktürde Türkiye ‘ ye biçtiği rolü iyi anlamak gerekir, eğer bu rolü anlayamazsak içeride olup bitenleri hiç anlayamayız!

Türkiye emperyalist bir merkez oluyor ;
Bunun adımlarıdır bu çevrede olup bitenler , kendi etki alanını yaymaya çalışmasını iyi görmek gerekir , Libya ‘ da , Suriye ‘ de Irak Kürdistan ‘ ında , Balkanlar’ da , Doğu Akdeniz ve Karadeniz ‘ de olanlara bu gözle bakılmalıdır , tam da bunun sonucu olarak Türkiye ‘ ye Ortaasya kapısı aralanıyor, bütün bunları Çin ‘ den Avrupa merkezlerine ulaşan BİR YOL BİR KUŞAK projesi kapsamında görmek gerekir , bu hattın temizliği ve güvenliği için engeller bölgedeki Türk devleti eliyle temizliği yapılıyor!
Türk devletinin motivasyonu yükselmiştir, bu motivasyonun ateşleyicisi Türk- islam sentezidir, birilerinin hayal bunlar dediği oluyor şimdi, Türk Birliği, Türk İslam Birlikleri ve orduları kuruldu ve kuruluyor …

Amerika ve Avrupa güç kaybediyor;
Abd eksenli oluşumlar güç kaybetmeye başlıyor, ne yazık ki en azından batı sistemini savunan sistem muhalefeti ve sistem solu da güç kaybediyor , sonuçta el birliği ile dolaylı da olsa emperyalist Türkiye’ nin önünü açıyorlar!

Devrimciler sistem muhalefetinin etki alanından çıkmadan bölge halklarına önderlik yapma şansı yoktur , bunun için öncelikle sistem içi muhalefet ile yollar ayrılmalıdır!

Dünya yeniden şekillendirilirken devrimci bir merkez oluşturulup emperyalist kapitalist sistemin devrimci müdahale ile yıkılışı hızlandırılmalıdır ve devrimin yolu açılmalıdır!

İşimiz gittikçe zorlaşıyor bilmem farkında mıyız, çok sürmez önümüzdeki kış elimizde ne varsa kaybedeceğiz, bugün bana dokunmaz diyenler yarın nasıl olacağını göreceklerdir!

Devrimci bir program ve devrimci bir cephe acilen kurulmalıdır…
Eğer bu olmazda işimizi Meral ‘ e , Temel ‘ e Kılıçdaroğlu ‘ na , Muharrem ‘ e , İmamoğlu ‘ na , Mansur Yavaş ‘ a havale esersek, yetmez bir de Abdullah Gül’ e umut bağlarsak işte o zaman neredeyse tarihten siliniriz !
Merhaba DEVRİMCİLER
Selam dostlar …

Simurg-News'i sosyal medyadan da takip edebilirsiniz!
Translate »