Turabi Saltık
Araştırmacı yazar

Dün Çarlığın, bugün RF’nin (Rusya’nın) son kalesi; Stavropol krayı

Kuzey Kafkasya’da yedi cumhuriyetin beşiyle sınır komşusu olan ve tarihi Kafkasya topraklarını da kapsayan RF (Rusya Federasyonu) içerisinde Stavropol Krayı, daha 1777’lerde Rus Çarlık İmparatorluğu tarafından kurulmuştu. Kurulduğu günden günümüze Rusya, özellikle 19.yüz yıl Rus-Kafkas savaşlarını, Stavropol Krayı’na yerleşmiş, buraları bir üs olarak kullanmıştı.

Rus-Kafkas savaşlarını Rusya, Kafkasya’ya buradan yaymış ve buradan başlatmıştı. Kafkas tarihinde, Stavropol Krayı’nın konumu ve stratejisi, günümüze kadar önemini korumuştu. Dağıtılan Sovyetlerden sonra 1994’te bağımsızlığını kazanan, sonra birinci ve ikinci savaşlara neden olan Rus-Çeçen savaşı da Ruslar tarafından Stavropol Kray, üs seçilerek buradan sürdürülmüştü.

Stavropol, Ruslar için hep tarihsel önemde bir bölgeydi. Rus Çarlığı, en son General Yermelov’un Kafkas katliamlarıyla, Rus-Kafkas savaşlarının bitimine kadar Stavropol’da Kafkasya saldırılarıyla, savaşın planlamasını hep buralarda yapmıştı.

Ruslar kadar önemi olan Stavropol Krayı’nın aynı şekilde Kafkas etnik kökenliler içinde önemi büyüktür. O yüzden de 19.yüzyılın Rus-Kafkas savaşlarını bastıran ve en son Rus Generali olan Yermelov’un anıtını Ruslar, geçtiğimiz yıllarda Stavropol Krayı’na yaptılar. Yermelov anıtı, Kafkasyalılar tarafından istenilmedi, temel gerilimlerin sebeplerinden biri oldu.

Kremlinde, Kuzey Kafkasya cumhuriyetleri politikalarını 2010’a ve günümüze kadar hala Stavropol üzerinden yürüttü. RF, askeri karargâhlarını Stavropol Krayı’ndaki Pyatigorsk’ta, Rostov oblastı’nda, oluşturmuştu. Sanki Kuzey Kafkasya cumhuriyetleri kendi kendini yönetemedikleri için halef-self ilişkisi içerisinde burada NCFD diye adlandırılan (Kuzey Kafkasya Federal Bölgesi) olarak, 2010’da mevcut Kafkasya cumhuriyetleri dışında Kremlin’e bağlı yönetim oluşturma cihetine gitmiştir.

RF içerişsinde bu uygulamalar, etnik Kafkasyalılar arsında Rus-Çeçen savaşları sırasındaki kadar tüm Kafkasyalılara ait duygu dünyasında içten içe, zaman zamanda dışa yansıtılan: “Rusya’nın bugüne kadar karşı karşıya olduğu kesinlikle en ciddi sorun olarak görülmüştür.” Rus-Çeçen savaşları sırasında Kuzey Kafkasya cumhuriyetlerindeki Sovyetlerin dağıtılmasından sonraki süreçte, RF’nin tüm bölgelerinde, savaş ve saldırı sonuçlarının etkileri farklı olmuştu.

En ciddi etkilenmeler Kuzey Kafkasya cumhuriyetlerine sınır komşusu olan Stavropol’da olmuştu. Bu bölge hem Ruslar için hem Kafkasyalılar için, daha 1777’lerden başlayarak, Çarlığın Kafkasya’yı işgalinin sürdürüldüğü bir kaleydi. Bu uğurda Stavropol Krayı, Rus-Kafkas savaşlarında bir üs seçilmişti.

Günümüzde de Stavropol, Rusya’nın Kuzey Kafkasya bölgesinde hala ‘son kale’ imajını sürdüren tek bölgedir.

Ruslar için aynı önemde olmasa da bir ikinci önemli bölge yine, Krasnodar Krayı’dır. Buralar, sanki Rus ‘etkisinin’ dışında görülene ama aslında tam da bu Krayı’ların RF içinde Kuzey Kafkasya cumhuriyetleri üzerinde uygulamaları “Kafkas imajı” oluşturulmasını doğurmuştur.

Oluşan ‘Kafkas imajı’, yabancı düşmanlığının, Kavkazofobiya (Kafkasya fobisi) haline dönüşmesi buralardaki politikalarla başlatmıştır. Etnik Ruslar, etnik Kuzey Kafkasyalıları, RF vatandaşı olarak tanımadıklarını, kültürel olarak “yabancı” ya da hep ‘şüpheli’, hep “tehlikeli”, addetmeleridir.

RF içerisinde etnik Rus çoğunluğunun yaşadığı bölgelerde ‘istenilmeyen’ olarak görülmeleri, Kuzey Kafkasyalılara karşı bir Kavkazofobiya duygularına dönüşmüştür. Bu fobi, Rus-Çeçen savaşı sırasında yaratılmış, günümüze kadar yaygınlaştırılmıştır.

Temeli ise Rus şovenizmi, ırkçılığının, milliyetçiliğinin damarı üzerinden beslenmektedir. Yabacı düşmanlığı, Kafkasya fobisi RF içerisinde etnik Rus olmayanların etnik Rus olanlarla sürtüşmeleri, çelişkileri dahi etnik Kafkasyalı olanlara mal edilmiş, böylece bu düşmanlıklar hep Kafkasyalılar üzerinden gerilim politikaları olmuştur.

Etnik Rus olmayanların birbirlerini memnuniyetle karşılamaları etnik Ruslar, Rus milliyetçi örgütler ile Kazak milliyetçi örgütleri tarafından etnik Kafkasyalılara karşı ayrımcı, şiddete kadar yabancı düşmanlığını başlatmıştır.

Böylece Rus milliyetçi oluşumları, açık yabacı düşmanlığı eylemlikleri Kafkasya’da gerilimi başlatmıştır. Öyle ki RF de kriminal suçluların işledikleri hukuk dışı davranışlar, Rus milliyetçiliğinin varlığını açığa çıkarabilmektedir.

Bu durum: “10 Ekim 2013’te güney Moskova’da Biryulyovo’daki ayaklanmalarda canlı biçimde görülmüştür. Rus etnik kökenli Yegor Shcherbakov’un kız arkadaşının önünde bıçaklanarak öldürülmesinden sonra Kafkasyalı olduğu düşünülen cinayet şüphelisinin bir fotoğrafı milliyetçi internet sitelerinde dolaşıma sokuldu. 13 Ekim akşamında binlerce insan etnik Kafkasyalı göçmen işçilerin bölgeden çıkarılmalarını talep etmek için Biryulyovo sokaklarına çıktı. (…) Araçları devirdi, işyerlerini tahrip etti, yüzlerce maskeli milliyetçi, Rossiya dlya Rsskikh (Rusya Rusyalılarındır), Mosskova dlya Moskivichei (Moskova Moskovalılarındır), Moskva ne Kavkaz (Moskova Kakaysa değildir) şeklinde slogan attılar. (*)

Buna benzer tüm olaylar Rus milliyetçilerince, yabancı düşmanlığı Kafkasyalılara yönelik Kavkazofobiya olarak her alanda tırmandırılmıştır.
*
(*) Sovyet Sonrası Rusya’da Etnik İlişkiler, Kuzey Kafkasya’da Rus Olanlar ve Rus Olmayanlar, Andrew Foxall, Çev. Serkan Özdemir. Koyu Siyah Yay. 2015. Ank.
*
SALTIK Turabi, Tarihsel Mücadele Sürecinde Adığeler, Abhazlar, Alanlar (Osetinler), Çeçenler. Babek /Sancı Yayınları, Mart 2020 İstanbul.
*

Simurg-News'i sosyal medyadan da takip edebilirsiniz!