POLİS ŞEFİNDEN KOMÜNİST OLUR MU? – Dağıstan Şahbaz

Yakın dönem Türkiye tarihine ilişkin değerlendirme yaparken o günün TKP’sinin eleştirisini yapmaksızın herçaba eksikli olmaktadır. Baştan genel kabullerle geleceğimizede nakşettiğimiz idolleşmiş bir kalıp zamanla kutsallarımıza dönüşmekte ve irdeleme yada eleştirisiz sahiplenme geleneği başka önemli durumlarda da sorgusuz önkabullere yol açmaktadır. Biz irdeleme ve sorgulamaların ergeç kaçınılmaz olduğunu düşünüyoruz. Kazanmanın olmazsa olmazı sağlıklı ve bilimsel özeleştiriden geçtiğini kim inkar edebilir ? Simurg News

***

Salih Zeki aslen Çerkez’dir.1913 yılında yılında Alaşehir kaymakamı, Dera Zor’a atanmadan evel de Kayseri-Develi kaymakamıdır. 1915’te Ayhan Aktar, Kayseri’deki Ermenileri İttihatçı Zeki’nin sürdüğünü söyler.1916’da İstanbul’a çağrıldığında ise sandıklar dolusu Ermeni kurbanlarının altınlarıyla döner.

O, 10.000 Ermeninin öldürülmesini şanına yakıştırmayacak kadar kasaplıkta uzmandır. 1920’de Ermeni mallarını zimmetine geçirdiği gerekçesiyle gıyabında idam hükmü giyer. Sanıksa firardadır.1919’da ise İttihatçı kaynayan Bakü’de ortaya yeniden çıkar. Kimler yoktur ki burada; Halil Paşa, Küçük Talat, Bahattin Şakir, Nuri Kkıllıgil…Hemde bu bölgede faliyet gösterirler. Hepsi eli kanlı Ermeni katilleridir….

1920 de İttihatçılar TKT’yi kurarlar. Suphi bunların bir kısmını dağıtsa da , ancak kendi deyimleriyle; ” Türkiye teşkilatının telif ve tercüme bürosunu idare ederler”.
Başta Küçük Talat olmak üzere İttihatçıların bir kısmı hâlen TKF’de örgütlüdürler. Küçük Talat, Cemal Paşa’ya gönderdiği 8 Eylül 1920 tarihli mektubunda:

” Mustafa Suphi ile kısmen aşinâlık, kısmen bazı yoldaşların bana hürmet ve itimadı böyle bir faliyette bulunmak imkanı veriyor” demiştir. Cemal Paşa ise 5 Temmuz 1920’de Talat Paşa’ya yazdığı mektupta:

” Bizim Türklerden bir takım gençler komünist nâmıyla ortaya atılmış. (…….) Suphi de başlarına geçmiş, bunlara âhiren bizim Küçük Talat ile Dera Zor Mutasarrı Zeki Bey de , (………) bu gurupla Bakü’de icrai faliyet gösteriyor.”

İşte Mustafa Suphi’nin TKF’sinin merkez komitesinde ve kuruluşunda , bu eli kanlı Ermeni katliyamcısı yer alır. Türkiye’de idam hükümlüsü olan, 10.000 Ermeni’yi öldürmeyi dâhi azımsayan bu katil komünist olabilir mi?

Kendisi de İttahatçı olan ve kendisine maliye bakanlığı verilmeyince ilk Türkçü partiyi kuran Mustafa Suphi, bu savaş suçlusunu nasıl tanımaz? Küçük Talat’ın bahsettiği ” GÖZ AŞİNALIĞI” aynı gelenekten gelme gerçekliği değil midir?
Ne bu zalimliğiyle ün yapmış Ermeni kasabı sıradan biri, ne de Mustafa Suphi sıradan biridir. İkisi de İttihatçı , Suphi vali oğlu bakan adayı iken; savaş suçlusu Salih Zeki de Alaşehir, Develi kaymakamıdır. Üstelik Ermenilerin feryâdı, figani dünyayı sarmışken “komünist” ismiyle kurulan bir partinin lideri, Ermeni mazlum halkına yapılan soykırımları nasıl bilmez? Ayrıca Suphi’nin parti kimliği gibi bir de gazeteci kimliği vardır.

Süleyman Sami, Mehmet Emin’in TBMM için çalıştığı da başka bir handikaptır. Araştırmalar bu yönü gösteriyor. Dilerim kimse AJİTASYONA KAÇMADAN, slogan atmayı cevap sanmadan, doğru kanıtlı bilgi sunar da bizi aydınlatır. Bu konu çok önemlidir. Çünkü birçok hareket Suphi TKP’sini başlangıç sayar. Bu durum tek tek bireyler için, yani bir zamanlar benim için de geçerlidir…

Herkes kendi bilinci olanağında komünizm uğruna bedel ödedi ve de ödemekten çekinmez! Ama yıllarca yoldaş dediği birinin, Ermeni kasabı çıkmasına da , hiç kimse kayıtsız kalmamalı ve kayıtsız kalamaz da…

Türkiye halkı adına kurulan ” üç komünist parti” ; üçünün de geleneği aynı ( İTTİHAT VE TERAKİ) ,üçü de Osmanlı’nın bürokrat kadrosundan oluşuyor, üçü de pantürkist panislamist gelenekten geliyor. Mustafa Suphi ve ( İLK TÜRKÇÜ, TURAN YAYMAYA RUSYAYA GİDİYOR) diğer iki
hareket de kendi içlerinde birbiriyle kavgalı. Üçü de “birbirlerine , ülkenin bekası için çalışma güvencesi veriyorlar” ,üçü de birbirine güvenmiyorlar ve bu insanlar ne genç, ne de komünist olan sıradan insanlar. Hepsi Osmanlı’dan ayrılan ve Cumhuriyet’e evrilen devletin derin kadroları… Bir çoğunun gözünde ise” şeriatı da getirirse Bolşevikler getirir” bilimselliği vardır (!)

Leninin dediği gibi” HANGİ SERSERİ KIZILLA SÜSLENMEYİ SEVMEZ Kİ” ?
iyi de başta Talat Paşa olmak üzere; savaş suçlusu, Ermeni soykırımcılarının Bolşeviklerin hâkim olduğu Sovyetlerde İŞİ NE? Kim ne derse desin BEN SORARIM…

POLİS ŞEFİNDEN KOMÜNİST OLUR MU?

Daha önce çeşitli kaynaklar göstererek Mustafa Suphi TKP’sinde iki üst düzey yönetiçi olan Ermeni kasabı Salih Zeki ile Mehmet Emin’in Ankara ajanı olduğunu söylemiştik. Yine aynı kaynaklara dayanarak; başka üst yöneticilerden olan Süleyman Nuri’nin, Dr.Fuat Sabit’in ve Bahattin Şakir’in de hem Ermeni katliyamcısı olduklarını hem de TKP’nin kuruluşunda yer aldıklarını konu edeceğiz:

” Bolşeviklerin nezdinde büyük prestij sahibi olan, TKP MK üyesi, Kızıl Ordu saflarında beyazlara karşı savaşmış Bolşevik partisinin üyesi; Suphilerin Anadolu’ya gitmelerine karşı çıkan, bu kararını Şark Şurası ve Kafkas Cephesi kanalıyla komünterine bildiren Süleyman Nuri, Dr. Fuat Sabit ve Yakup’un fraksiyonundadır. Süleyman Nuri , Dr. Fuat Sabit yoluyla elden mektup yolluyor Karabekir’e.” 

Buşifrenin orjinali Emel Akel’in kitabında mevcuttur…TKP’nin kurucularından, Kızıl Ordu hakkında Kazım Karabekir’e şifreli mektup götüren, Dr. Fuat Sabit kimdir? Onda da Suphilerin öldürülmesini araştıran bir başka araştırmacıya Yavuz Aslan’a soralım:

“Mustafa Suphi’nin öldürülmesinden sonra, Türk komünistlerinin başına Dr. Fuat Sabit’in geçirilmek istediğine dair bazı bilgiler vardır. Türk ocağının kurucularından olan Fuat Sabit, Erzurum’da askeri hastane baş tâbibi iken, Erzurum kongresinden hemen sonra, KAZIM KARABEKİR TARAFINDAN Bolşeviklerle temas ve ilişkiler kurmak üzere Bakü’ye gönderilen ilk irtibat memurudur.(……..) Türkiye Komünist Fırkası’nın kurucularındandır…”

Başka bir yerde ise, Dr. Fuat Sabit’e Ankara’nın güveni şöyle ifade ediliyor :
” Kazım Karabekir Paşa, Fuat Sabit’in Rusya’da komünist partisine dahil olarak, Moskova komünistleri nezdinde emniyet ve itibar kazanarak, komünist olduğunu belirtmektedir.”

Bir başka isim ise Bahattin Şakir de Teşkilat-ı Mahsusa’nın siyasi şefi ve kurucusudur. Suphi ve arkadaşlarının ortak özellikleri ittihat ve terakki geleneğinden gelmeleri ve turancı olmalarıdır. İlk Türkçü partiyi kuran Mustafa Suphi’dir. Genel sekreteri Etem Nejat turancıdır.( Adına kitap yazılmıştır) İlk Türk Ocağını da Z
Suphi’nin arkadaşları kurar. Suphi’nin Rusyada’da ,Türkiye’de olduğu gibi, ilişki kurduğu Tatar milliyeçileridir. Ermeni katliyamcıları da yine dönemin İttihatçıları ya da derin devletin adamları da bu dönemde komünist sayılırlar…( Burda Bolşevikler de sorgulanmalıdır. Ama bu da başka bir yazı konusudur)

Ajan ve polise gerek yok çünkü Suphi’nin TKP’sinin kurucularından bir çoğu Teşkilat-ı Mahsusa’nın üyesi ve hatta kurucularındandır. Hem Mustafa Suphi, hem de arkadaşları, hiç bir şeyden habersiz, saf halktan insanlar değil; Emrah Cilasun’ un “Mustafa Suphi’yi Kim Öldürdü” adlı son derece değerli yapıtında dediği gibi:
” İttihatçıların A takımıydılar, B takımı ise ülkede çok faaldi”…

Yine Emrah Cilasun’a kulak verelim:

” Suphi o yıl Fransa’da baş gösteren toplumsal olaylar ( işçi grevleri öğrenci eylemi posta çalışanlarının iş bırakma eylemleri) karşısında,hükümetin nasıl da başarılı biçimde asker ve kolluk kuvetlerini devreye soktuğunu, nerdeyse ballandıra ballandıra anlatır. Sosyalizme bakışı ise:
Gerçekten SOSYALİZM, yalnızca toplumun HUZURUNU BOZMAYA yönelik bir hareket olması bakımından İNCELEMEYE VE ARAŞTIRMAYA değer değildir”… der !

Şimdi birçok arkadaş Mustafa Suphi’ye anma programlarında yer vermeyi düşünebilir. Bence bunun hiç bir kıymeti harbiyesi olamaz. İşte Ermeni katliyamcısı, savaş suçlusu Enver’den bir cümle, Emrah Cilasun titizliğiyle” duvara sıkışan bir burjuvanın ne denli devrimciliştiğine örnek” :

“… halkın kesesinden zengin olmayı düşünen her beyin parçalanmaya layıktır.” diyen Enver’in ” halen Alman generalinin emrinde olduğunu unutmamak gerekir. Tıpkı TKP MK’sı, Süleyman Nuri ile Karabekir’de olduğu gibi.

DAĞISTAN ŞAHBAZ

Simurg-News'i sosyal medyadan da takip edebilirsiniz!
Translate »