Pencereyi Aşka Aç – Doğan Fetih Koç

Doğan Fetih Koç
Şair Yazar
SimurgNews Yazı Kurulu Üyesi

Her akşam olduğu gibi, günün son ışıkları yaralar firari duygularımı.

Evlerin camlarında güzel yüzlü kadınlar, gülümsüyor akşam üstüne.

Kaldırımlarda öpüşen aşklar, dudak dudağa doyumsuz ağızlarda akan salyalar.

Memelerin keremeti yine muhazam iştahamla büyütüyor hayatı, parça parça yıkıyor tabuları, kırılıyor düğmeler üzerinde.

Kalçaların dehşet verici ateşiyle yakıyor ortalığı, iklime doyumsuz boşalmalarla özgürlüğün melodisiyle çarpıyor yürekler.

Gece dayanamıyor gün ışığına, yenilgisini ilan ediyor, ve ben yine günün ışıklarıyla firari duyguların estrümanıyım.

avuçlarına sevdayı ırmaklarda doldurup, kırçiçeklerin ruhunda aşktan köpürüler kurup, bin bir nehirde sevişerek, sevgilinin gözlerinde durulup, sarı-sıcak iklimler bırakıp öylece ölmek isterim.

Sokakta sesler dövülüyor. Gölgeler, güneşe ve ışığa hasret bırakılıyor. Firari duygularımın uçurum kenarından yürüyor etraftaki bakışlar. Bakışlar, yalan söyleyen bakışların içinden geçiyor mevsimler.

Öpüşmeler yasak, dokunuşlar tutsak ve bir bütün ölümcül zincirlerilerle çevrilmiş duygular. Hangi iklim vurup parçalar bu zinciri. Hangi nefes yağmurların ruhuna sevdaları ıslatıp alır kendi şarkıların melodisine. Firari yağmurların sesiyim şimdi, geleceksen şimdi gel diyorum. Sevişeceksen şimdi diyorum yarına erteleme firari sevişmelerini.

Gün sabaha ay geceye düşer. kuşlar susar, çocuklar ağlar. Ve son baharın yaparakları bir bir dökülür. Ben yine şiir gibi sıcak tenlerin estrümanı olma yolundayım. İklim iklim hayallerin tutkunuyla adımlarındayım. 

Sesizlik sonsuzluğun diliyse, ozaman kahkalarla haykıralım aşkı ve sevdayı. Rüzgar esmeli bu rutuşların yalın öpüşmelerde. Öpüşmeler akmalı hayatın gögsünde. Ne bir dağın yamacında kalmalı bakışlar nede bir kadının tamamlanmamış sevişmelerinde. Gözler gözlerde kalmalı. Dudak dudağa dokundukça gözler yıldızlara bakmalı. Yıldızlar geceye aşkın tılsımıyla akmalı öylece.

                               ***              ***                 ***

Karıncanın iz bıraktığı patikalara kulak ver. Hafif yağan yağmurda ıslanarak yürü karıncaya. Yemyeşil otlarada uzan, kelebeklerin narin kanatlarında dans etmeyi unutma. Cilveleşen güvercinlerin gaglarına bak, firari sevdaların ruhu tüm canlılarda mevcut ve sen bunlardan ayrı değilsin. Akan zamana bırak tenini ve sıcak tut kalbini.

Kitap kokuyorsa insan, aşk kokuyorsa beden, sokaklar sevdalara karnaval olmalı. Sarı yapraklar sıcak tenlere yorgan misali dökülmeli. Yıldızlar altında tutuşan eller geceyi bölerek sınırlara öpüşmeler dökerek geçip gitmeli sınırsızlığa.

Senin gözlerinde bir okyanus akıyorsa hayata, ve senin gözlerinde yollar sevda olup akıyorsa güne, dumansız ateşler yakıp, pencerene kırmızılar ekip maviler uçurtmalısın firari matıların kanatlarında.

Kuralsız öpüşeceksin hayatı. Kuralsız sevişmelerde terleyip sırıl sıklam olmalısınki, hayatın tüm rezilliği öbür tarafa çekilsin. Dudakların yorgun düşene kadar öpüşmeli kuralsızlıklar içinde. Yok öyle kural koyarak muhafazakar durmak. Kuralsız bir anarşist olunmalı.

Son baharın renklerin içine düştüm yine. Hadi gel sevgili seninle patikalarda yürüyelim. Kuşlar uçsun yollarımızda. Dağlar kalbimizde dursun. Son baharın sıcak renkleri vursun yüreğimize. Tetik dursun tenler, tetik dursun aşklar, tetik dursun tüm sıcakcık tenler, ve tetik dursun sevdaya gülücükler atanlar.

Son bir söz daha, aşka koş, aşka gel, öpüşmeler bizi bekliyor sokaklarda. Sokaklar sevişmeyi arzuluyor. Patikalar aşkı çağırıyor. Kelebekler aşka kanat çırpıyor, çiçekler aşka açılıyor.

Pencereyi aşka aç ve sokaklarada aşkla yürü sevgiliye.

Firari sevişmelerin enstrümanıyım.

Simurg-News'i sosyal medyadan da takip edebilirsiniz!
Translate »