Paris’te koronavirüs günleri – Ercan Aktaş

Dün Paris özelinde Fransa’daki durumu yazdım, ancak daha bir kaç saat geçmeden bütün yazdıklarım bir anda boşa çıktı. Zira yapılan yeni açıklamalar ile ülke genelinin karantinaya doğru gittiğini artık rahatlıkla söylemek mümkün.

Geçen Perşembe günü Macron yaptığı açıklama ile karantina seviyesinin 2 den 3’e çıktığını ve böyle olunca da Fransa’da bütün okulların – kreşkolejlise ve üniversiteler – yeni bir açıklamaya kadar kapandığını ilan etmişti. Ancak gündelik hayat her şeye rağmen kendi seyrinde devam ediyordu. Yani insanlar gene işlerinepazaraalışverişebarlarakafelererestoranlara gidebiliyordu. Ancak dün akşam yapılan açıklama ile bütün bunlarda artık kapalı olacak.

Bir haftadır, Paris’te turistlerin yoğun ziyaret ettikleri Eyfel kulesi ve büyük meydanlar ile müzelerdeki turist akışında ciddi bir azalma başlamıştı. Bunların hepsi şimdi kapalı. Bütün bu atmosfer içinde Fransa’da bugün ve de gelecek pazar ikinci turu yapılacak yerel seçimler iptal edilmedi. Seçimlerden hemen sonra Fransa’da daha katı uygulamların başlayabileceğini düşünmek akla uygun geliyor. Gün itibarı ile şehirlerde fırınlareczaneler ve küçük marketler dışında her yer kapalı. Hele hele kapalı kafeleri ile Paris’i böyle düşünmek hiç aklımıza gelmezdi.

Okulların tatil olması elbette kendisi ile bir çok yeni durumu da beraberinde getiriyor. Özellikle de çalışan ebeveynlerin çocukları ne olacak sorunu var. Bu konuda bir çok alandan doğru bir çalışma var. Nasıl organize edileceğini biraz zamanla göreceğiz. Macron açıklması ile insanları dayanışmaya çağırdı. Özellikle de yaşlıların/belirli yaşın üzerinde olan insanların mümkün oldukça dışarı çıkmaması, evde kalmaları yönlü telkinlerde bulundu. Komşuluk/sıkı arkadaşlık ilişkileri sosyal medya üzerinde oldukça konuşulmaya ve paylaşıma açıldı.

Maske ve de bakteriyel malzeme stokçuluğuna girenlere çeşitli cezalar verilmeye başlandı. Sokaklarda maske kullanlar çok fazla göze batmıyor. Ancak ne zamanki metro ile yolculuk yapmaya başlıyorsun işte zaman maskelilerin çokluğu dikkatini çekiyor. Haftanın dört günü sabahları Paris’te okula giden biri olarak bu durumu daha iyi gözlemlediğimi söyleyebilirim. Zaman zaman metroda yolculuk esnasında herkes için bir diğerinin şüpheli olduğu hissine kapılsamda pratik bir sataşma/şiddet olayına denk gelmedim. Ancak bir süredir kalabalık ortamda birilerinin kuru bir hapşırmasının sesli “Allah-u Ekber”in yaratacağı korku ve tepki kadar olabileceğini tahmin ediyorum.

En önemli sorulardan birisi; bu durumun grevleri nasıl etkileceğine dair gelebilir. Buna dair kesin bir açıklama yok. Ancak şu haliyle yerel seçimler bitene kadar bu konuda sendika ve de siyasi parti/oluşumlardan bir açıklama beklenmiyor.

not: Sıla ve İmran’a haberleri için teşekkürler

Kaynak:pressenza.com/tr

Haber Merkezi

Next Post

TARIM(IN) HÂL(LER)İ[*] TEMEL DEMİRER

Çar Mar 18 , 2020
Print 🖨 PDF 📄 eBook 📱 “Doğru soruları sorun, zamanı geldiğinde cevaplar su yüzüne çıkacaktır. Sorular güçlüdür.”[1] Yaşamsal bir kültürdür tarım.[2] Ekolojinin parçası olan insanlar binlerce yıldır tarım kültürünü var ettiler. Ta ki, üreticiler ile tüketicilerin gıda egemenliğini topyekûn yitirdiği; şirketlerin kontrolü ele aldığı; serbest piyasa tahribatının yani sürdürülemez kapitalist […]
Translate »