Ötme Bülbül Şimdi Türkü Söyleme Vakti!!!

Müzik otoritesi değilim; bu konuda ahkâm kesmek değil niyetim. Bugün bir türkünün farklı bir düzenlemesini dinledim. “Ötme Bülbül Ötme Şen Değil Bağım”, KUAN diye bir grup çalıp söylüyor. 20 dakikalık bir versiyon. Bir düzenleme 20 dakika boyunca tekrara kaçmadan, dinleyeni sıkmadan ne yapabilir, sınırlarını ne kadar zorlayabilir. Şaşkınlıkla tanık oldum. Dört divane söyledikçe çekti beni müziğin ırmağına. Sürüklendim akıntılarında coşa gelerek. Türküleri, daha çok deyişleri kendilerince düzenlemişler. Gelenek ve ritüeller buna ne kadar müsaade eder onu bilemem. Bu müziğin ilmine, terbiyesine ne kadar sığar onu da bilemem ama çok da umursamadım. Sanki bu çocuklar müziğin kurallarını çok iyi biliyorlar ve ihlal etmek de hakları. “Ötme Bülbül” türküsünü dört enstrüman ve bir solist eşliğinde çalıp/söylüyorlar. Ses, enstrümana o denli yakışıyor ki; adeta birbirinin imdadına yetişerek, mükemmeli arayıp, Nirvana’ya ulaşıyor müziğin mertebesi. Mistik ve dingin çağrışımlar da yapıyor ama çok umursamıyorsunuz. Yeni keşfettim(ki benim için keşif sayılır bu) daha çok dinleyeceğim KUAN türkülerini. Kimlerdir, şimdi ne yapıyorlar, bilmiyorum. Araştırmayı ilgilisine bırakıyorum.

Fazla söze ve yoruma kalibrem yetmiyor. Repertuvarım sabaha kadar türkü söylemeye müsait (sesim değil, yanlış anlaşılmasın), müzik kulağım da fena değildir ama haddimi bilip susuyorum burada. Dinleyin istiyorum, türküler susmasın diyedir, bu çağrım. Biraz da Helin’in ve Grup Yorum’un hatırına, saygıyla… “Ötme bülbül ötme, şen değil bağım…”

Levent Kaçar 2020 Nisan

Simurg-News'i sosyal medyadan da takip edebilirsiniz!
Translate »