Osmanlının Dersim Siyaseti / Turabi SALTIK

Turabi Saltık
Araştırmacı Yazar

Osmanlı da, 1855’de büyük bir kıtlık yaşanıyordu. Bu kıtlığın sonuçları Dersim’e de yansımıştı. Dersim’de: “Vergilerin toplanmasında aşiretlerin tutulmalarına ilave olarak, 1855 yılında meydana gelen ‘kaht u gıla’ (kıtlık T.S.), önemli rol oynamıştı.” 1.

Osmanlının, 1857’de Harput Vilayeti valisi İsmail Paşa, Hozat merkezli Dersim Sancağına bağlı Koçgiri aşiretinden, Ovacık, Kuzucan (Pülümür), Mazgirt aşiretlerine vergi ve asker alım konusunu dayatıyordu, Osmanlı: “1860 tarihine kadar vergi ve asker alım konusunda başarısız olmuştur.” 2.

Hozat merkezli Dersim Sancağı yönetimi 1848’de duzenlendi. O zaman Hozat’ta İdare-i Meclis kuruldu. Bir mahkeme oluşturuldu. Oluşturulan Hozat merkezli Dersim İdare-i Meclisi’ne, aşiret ileri gelenlerinden atamalar yapıldı. İdare-i Meclis içinde görev yapan bir Ermeni temsilcide vardı. Hozat (Dersim) İdare-i Meclisi’nde 1848’de görev yapanlar şunlardı:
“Dersim Sancağı Meclis-i İdare azalığına Karabalı aşiret reisi Yusuf Ağa, mahkeme azalığına Ferhad Uşağı aşireti reisi Kahraman Ağa tayin edilmişti. Yusuf Ağanın oğlu Mehmet Ağa’ya da Jandarma Yüzbaşılığı verildi. Ferhat Uşağı aşiretinin ikinci reisi Yusuf Ağa’ya da Jandarma mülazımlığı verilmiş, buna ilave olarak bir çok ağalara da “Yol Koruyucusu” ve başka isimlerle taltif edilmiştir.” 3

Dolaysıyla Hozat merkezli Dersim Sancağı’nda o yıllarda İdare-i Meclis içinde, Osmanlı hükümetinin işleri bu kişilerce yürütüldü. Bu durum görev alan aşiretlere avantaj sağladı. O aşiretler yörede daha etkili oldular. Bu defa da, Osmanlı merkezi yönetimi, oluşturulan Hozat (Dersim) İdare-i Meclisi’nde ve onun halk üzerindeki etkisinden rahtsız oldu. Osmanlı kendi otoritesini halk üzerinde kuramadı. Hozat İdare-i Meclisi yaptığı göreve karşın Hozat’ta “şekavet olayları” daha çok artmasına sebep olmuştur gibi bir anlayışı savunmakla birlikte bu defa da Hozat merkezli Dersim Sancağındaki İdar-i Meclis’ini, 1860’larda Dersim Kazalarında da oluşturdu.

Şah Hüseyin, Gülabi, Mansur ve Şeyh Süleyman gibi Dersim aşiretlerinin ileri gelenleri, kendi Kazaları’nda yönetimler oluşturdular. 1861’de özellikle Şah Hüseyin, Kuzucan (Pülmür de) Çarekanlılar içerisinde Erzincan’da çok büyük ün kazanmıştı.

O yıllarda Osmanlı, Doğu Dersim’de meydana gelen direnişleri, isyanların sebebi olarak Çarekanlı Şah Hüseyin’i ve Kazalarda oluşturulan İdare-i Meclis üyelerini sorumlu tuttu. Osmanlının Dersim aşiretleri üzerinde hakimiyeti yoktu. Kendi olmayan hakimiyetini Dersimliler üzerinde göstersin diye, Çarekan aşireti lideri Şah Hüseyin’i Vidin’e, Ovacıklı Pampoz Ağa, Bal Uşaklı Gazi Bek, Mazgirt’ten Süleyman Ağa, Hozat’ta Kahraman Ağa’nın yeğeni Alişer’i de Sinop’a sürgün etti.

1860-1875 yılları Dersim de ileri gelen Beyler tek tek Yemen’e, Basra’ya, Vidin’e, Sinop gibi yerlere sürgün edildiler. Şah Hüseyin Vidin’de sürgünden firar etti Dersim’e geri geldi. Sinop Sürgünleri de firar etmiş Dersim’e dönmüşlerdi. Yalnız Sinop sürgünlerinden Alişer Ağayla, Ovacık Ağası, yolda ölmüşlerdi. Mezarları Sinop ili içinde kalmıştı.

1861’lerde sürgünden dönenlerden Çarekanlı Şah Hüseyin, yeniden 1862’den 1863’e kadar Kuzucan’da (Pülümür de) görev yaptı. 1863’te öldü. Yerine oğlu Ali Bey geçti. Osmanlı, Ali Bey’e, Dersim Umum Müdürü ünvanını verdi. Ali Bey, Erzincan’da büyük bir konakta yaşadı.

Osmanlının baskı ve seferleri devam ederken Dersim’de bir yandanda aşiretlerin birliği parçalanıyordu. 1860’ta Dersim de Şeyh Hasan aşireti ile Pilvenk aşireti arasında arazi anlaşmazlıkları çıkmıştı: “Şey Hasanlu ve Pilvenk aşiretleri, Sağman Dersimlisi köyündeki arazi anlaşmazlığı yüzünden anlaşmazlığa düşmüşler, Pilvenk aşireti söz konusu köyü basmış ve çok büyük tahribatta bulunmuştu.” 4

Diğer aşiretlerin resileri araya girmiş, iki aşiret arasında mesele halledilmeye çalışılmıştı: Pilvenk aşiretinin 15 bin kuruş ödemesi karara bağlanmıştır. Bu ollay üzerine Şeyh Hasanlu aşireti, Hozat Teştek köyünü basan Pilvenk ve Suroğlu reyisleri bu defa da Harput’a, çağrılmışlardı. Harput valisinin davetine gitmemişlerdi.

Osmanlı, aşiret kavgalarından yararlanmış, Dersim aşiretlerinin birliğini engellemişti. Aşiretleri birbirine düşürmüştü. 1862’lerde yine Suroğlu ve Bahtiyar aşireti ile Kabeşoğlu çatışma yaşamışlardı. Aynı tarihlerde Ovacık Kazasına bağlı Kemah Kazası köylüleride aralarında çatışmışlardı. Bu çatışmalardan yararlanan Osmanlı 1863’lerde: “Ovacık Kazasına 1 yüzbaşı, 1 katip, 1 mülazim, 20 süvari ve 109 da piyade asker göndermiştir.”5 Aynı tarihlerde Topuzlu aşiretleri, Erzincan Kemağ, Eğin, Koçgiri de sürekli Dersimlilerin birliği parçalanmıştı.
*
Dip Notlar
1- Başbakanlık Arşivi. İrade Dahiliye, No: 23611. Age, s.72
2- Dahiliye vek. Jandarma Umum Kom., Raporları, Dersim, s.56. Dersim Sancağı, s.73 İbrahim Yılmazçelik, Çağ Ofset Ekim 1999 Elazığ.
3- Mehmet Zülfü, Dersim Tarihi, s.61. Akt. Age, s. 74
4- Başbakanlık Arşivi. İrade Dahiliye, No: 20339,
5- Başbakanlık Arşivi. Cevdet maliye, No: 9377. Akt. Age, s. 76
*
SALTIK Turabi, Dersim Tarihi, Babek /Sancı Yayınları Kolektifi, Şubat 2019 İstanbul.

Simurg-News'i sosyal medyadan da takip edebilirsiniz!
Translate »