Enver Savaşan

Hiç bir zaman ölüm ve açlık grevlerini savunmadım
Gençliğimde 33 gün açlık grevine yatmış biri olarak yazıyorum

Süreç içerisinde zindan ve mücadele üzerine çok kitap okudum

Saygon zindanlarında böcek ve diğer haşereleri yiyerek hayata tutunan Cezaevinden çıktıktan sonra sağlığı çok ciddi bozulmadan mücadeleye katılan devrimciler örnek teşkil edilmeli

2 dünya paylaşım savaşında hitler faşizmine tutsak düşen Yunan partizanlar Haydari kapındaki yaşam ve mücadeleleri, direnerek yaşamak bize örnek teşkil etmeli

Sibiryaya sürgüne gönderilen devrimci ve Komünistlerin yaşama tutunma mücadelesi bize örnek teşkil edilmeli

Çin ve Arnavut devrimcileri
Hitler faşizmine tutsak düşen
Komünist ve devrimcileri…
Dimitrovdan öğrenmeliyiz Cezaevleri direnişini.

Leninin fedaisi Kamo en bariz örnektir.
Yıllarca deli numarası yapan
Dönem dönem intiharı düşünen buna rağmen yaşamak direnmektir diyen o militan insandan hiçmi bir şey öğrenmiyeceğiz.

Ölümü kutsayan değil yaşamı…
Yani yaşamı kutsayan her koşulda direnerek yaşamak birincil görevi olmalı
Bu hastalıklı bakış açısı FİLİSTİN sonra ÌRA ve bize 80 sonrası yansıyan ölüm üzerinde var olma mücadelesi terk edilmelidir.

12 eylül faşizminden bugüne binlerce Ölüm ve açlık grevlerinde en değerli insanları kaybettik.

Binlerce sakat ve hasta insanla bir aradayız. Kazanç ne ? Sadece ”vuracağız, kıracağız” beylik laflarından öte bir gelişim sağlayamadık.

İbrahim can dostumuz bu yanlıştan bir an evvel dönmelidir.

Örgüt ve kurumlar bu konuda ciddi eleştiriye tabi tutulmalı
Muhasebe yapılmalı
Yüzleşilmeli.
Ölüm üzerinde kurulacak bir sistem bizi ileri taşımaz.

Yeni eylem biçimleri denenmeli, buna kafa yorulmalı.
Bilim ve teknoloji çağında dar bir çevreye hitap ederek bir yere varılmadığını hep birlikte görüyoruz.

Yeni yaşam kitlelerin eseri olacaktır
68 kuşağı kısa bir zamanda; köylü, işçi, emekçi, subay, imam-hatip vb hayatın her alanına girdi.
Siverekte yoksul kürt köylüsüne, Trakyada köylülere, diğer kent ve kasabalarda zihinlere hitap ettiler.
Teorik derin tartışmalarda birbiriyle kıran kıran tartışmaya rağmen bir birlerini korumak kollamak için hiç bir bedelden geri durmadılar.

Hayat ileriye akıyor biz geri vitese taktık. İç cebelleşme kendinden başka kimseyi kayda almama…Gelen eleştiri ve öneriye, düşmana gibi bakar olduk.

Buna yıllarını vermiş devrimci, Sosyalist, Yazar, Şair, Ressam, Felsefeci tüm düşünen katmanlar buna dur demelidirler.

Egemen güçlerin bizim kendi kendimizi imha etmemizi ellerini ovuşturarak izliyor. Bunu izlemeye müsade etmemeliyiz.

Kitlelerde karşılık bulmayan eylem biçimlerini gözden geçirip
Yaratıcı eylemler yapmalıyız.
Emekçiler, ezilenler, devrimci ve sosyalistlerden bunu bekliyor.

Simurg-News'i sosyal medyadan da takip edebilirsiniz!