MARDİNLİ BİR GÜZELİN ARDINDAN – HİLMİ TOY

Hilmi Toy
Yazar

Gülüşünü sevsinler Mardin’li, bir ufka vardın ki, Rojava’yı kucaklayıp gönderdin bize. Devrimi omuzlayıp gönderdin düşlerinle.

Keşke bizde sana göğü kucaklayıp verebilseydik. Bizde sana güneşin sofrasını sunabilseydik bitimsiz. Birlikte söyleseydik güneşi içenlerin türküsünü.

Şarkılar yarım kaldı, türküler yarım. Daha ne sevdalar yaşanacaktı kavgasıyla, daha ne kavgalar yaşayacaktın sevdanla. Salında gel güzel insan, Salında gel. Rojava’ya yazılda gel, Cizire’ye yazılda gel.

Gel ki , geceler tutuşsun, gel ki, gündüzler devrim olsun. Gel Togo’lum, Afrika’lım, gel Avrupa’lım, gel gel gel ki , yollara devrim düşsün, gel ki özgürlük boy versin cihanda. “Seni senden sormalara Kıyamam” dediği gibi şairin.

Dostların onure eden davetiyle ilk yazımı senin için yazmak istedim bu sitede. Bugün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü. Bugün dünden daha güzel. Çünkü, bugün 8 Mart. Bugün yarına ışık tutuyor, cesaret taşıyor, sevgi büyütüyor, kadın özgürleşmesi mücadelesinin 163 yıllık kazanımı ve deneyimini bilinçlere kazıyor bugün. Senin şahsında tüm emekçi kadınların 8 Mart’ını kutluyorum. Emeğin ve emkçi kadınların kurtuluşu mücadelesinde sermaye düzenine, emperyalist kapitalist sisteme, sınıfsal, ulusal ve cinsel ayrımcılığa karşı, savaşsız, sömürüsüz ve sınırsız bir dünya mücadelesinin bizleri birleştiren sözcüğüyle “yoldaşlar” olarak tüm dünya ememkçi kadınlarının 8 Mart’ı kutlu olsun.

Yıllar, yıllar önceydi. Bir etkinlikte gördüm seni. Yüzlerce insanın arasında dikkatimi çektin elinde taşıdığın bayrakla. Yanına yaklaşıp “Nerelisin?” diye sordum. Tatlı bir gülümsemeyle “Mardin’liyim” demiştin de yüzüme düşmüştü gülüşün. Sana gülmek çok yakışıyordu. Güzelliğine güzellik katıyordu. Erkenci vedanın ardından resimlerine baktım. “Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu, ilk sırayı beyaza verdiler” dediği bir süreçti şairin. Senin siyah teninde beyaz tişörtün pırıl pırıldı, boynunda kırmızı fuların yüreğinin kızıllığıyla pek çok yakışmış sana. Gittiğin topraklarda yaşayan halkın dilini de öğrenmişsin, senden geride kalmışlığıma utandım. Elinde sazın, dilinde sözün sevdanın ve kavganın türküsünü söylüyorsun. Sesinin tınısını, sazının ezgisini duyar gibiyim.

Teşekkürler sana Cizre’li. Yeni ufuklara Güle güle. Yeni yolculuklara Güle güle. Gülüşünü sevsinler Mardin’li. Işıklı yolculuklar sana.

Unutma gülüşün bize armağan. İnsanlığın bu en sonuncu kurtuluş kavgasında sazın, sözünle Özün bize emanet. Ona devrimin güzelliğiyle, enternasyonal dayanışmanın gücü ve inceliğiyle, ona sosyalistlerin titizliliğiyle, ona giderken alnında taşıdığın al güneşin sıcaklığıyla iyi bakacak, sahip çıkacak, onunla ısınacak cümlesi Yoldaş bildiklerin.

Simurg-News'i sosyal medyadan da takip edebilirsiniz!
Translate »