Komün Tv’deki tartışma üzerine bir kaç söz – Levon Terziyan

Programın moderatörü Zafer Yılmaz, “Biz Materyalist Komünistler olarak” diye söze başlıyor ama konuşmasını hep “Yapma Allah aşkına” sözüyle bitiriyor.

Materyalist Zafer Yılmaz’ın Hovsep’e karşı iki lafının birinin “Hovsep yapma Allah aşkına” olması da apayrı bir ironi konusudur. Bu arada tartışma programlarında moderatörler tarafsız olmak zorundadır. Oysa Komün Tv’ nin hem attığı tartışma başlığı hem de Hovsep’e olan tavrı taraflıdır.

Faik Bulut, daha konuşmaya başlamadan önce Hovsep’e “Siz Ermeniler Anadolu’ya Balkanlar’dan geldiniz” yalanını ortaya atıyor. Hovsep Ermenilere karşı atılan bu yalanı kanıtlarıyla doğrulamaya çalışınca Faik Bulut pişkince köşesine çekiliyor.

Konunun başlığı “Karabağ” iken Faik Bulut’un kurduğu ilk cümle, “Siz Ermeniler Balkanlardan Anadolu’ya geldiniz” olmuştur. Kürt milliyetçisi Faik Bulut kendi milliyetçiliğine toz kondurmazken,
ağzından tek bir milliyetçi kelime geçmeyen Hovsep’e “Ermeni milliyetçisi” diyor. Bu da apayrı bir ironi konusudur.

Muzaffer Oruçoğlu, “Taşnaklar ve Ermeniler bir olup Bakü’yü işgal etti” yalanını ortaya atıyor ve sürekli komünist terminoloji laflarını kullanarak sohbeti baharatlandırıyor. Hovsep, Ermeni tarihi hakkında en ufak tarih bilgisi olmayan Muzaffer Oruçoğlu’nun yalanlarını tek tek çürütünce, Muzaffer kem küm ederek “Yanlış da biliyor olabilirim, yanılmış da olabilirim” diyerek geri vites yapıyor. (Bu arada Muzaffer, Hocalı hakkında asılsız iddialarını youtube sitesinden almış. Aynı kara propaganda videolarını daha önceden izlediğim için biliyorum bunu. Oysa bu konu daha sonradan Elçibey’in adamları tarafından gün yüzüne çıkarıldı. Eski Azeri lideri Elçibey’in partisinden siyasetçiler, Hocalı’nın Ermeniler tarafından yapılmadığını, Elçibey’e darbe yapmak amacıyla Aliyev’in askerleri tarafından yapıldığını söylemektedir. Konu bu olmadığı için ayrıntılara girmeyeceğim ama daha fazla ayrıntı isteyenlere Azeri kaynaklarından Hocalı’nın kimin tarafından yapıldığını kanıtlayabilirim)

Devlet ağzıyla konuşan ve Ermenilere “işgalci, ilhakci, Hocalı katliamcısı” diyen Oruçoğlu her ne hikmetse Azeri ittihatçısı sahte komünist Nerimanov’a toz konduramamaktadır. Çünkü Oruçoğlu’nun önderi olarak gördüğü TKP de Azerbaycan’da kurulmuştur. TKP liderleri Mustafa Suphi, Ethem Nejat Turancı’dır.
Suphi’nin TKP’nin merkez komitesine aldırdığı Salih Zeki 300 bin Ermeni’yi katleden kişidir. Suphi’nin yoldaşı Kasap Cemal, Küçük Talat, Doktor Nazım gibi kişiler de Nerimanov’un yoldaşıdır.TKPye giren Bahattin Şakir ise 1 buçuk milyon Ermeni’nin, 500 bin Süryani’nin ve 100 binlerce Ezidi’nin katliamından sorumlu, 24 Nisan Tehcir Kararı’nın ilk teklif yaratıcısıdır. Bu yüzden Muzaffer Oruçoğlu’nun Nerimanov’u sahiplenmesi gayet normaldir.

Kürt milliyetçisi Faik Bulut, Karabağ’ın “Kızıl Kürdistan” olduğunu iddia ederken, bölgede Kürtlere ait tek bir kültürel ve dini yapı gösterememektedir. Oysa bölgede Ermenilere ait MÖ 1.Yüzyıldan kalma Ermeni kaleleri, Pagan tapınakları varken Ermenilerin Hristiyanlığı 3.yüzyılda kabul etmelerinden sonra bölgede çok sayıda 4.yüzyıldan kalma Ermeni kiliseleri de bulunmaktadır.

Her iki lafının birinde, “Biz Ermeni ağalığına ve Azeri ağalığına da karşıyız” diyen Muzaffer Oruçoğlu, her nedense bu laftaki komünistliğini Kürt ağalarına karşı gösterememiştir. HDP’ye ve HDP içindeki Kürt ağalarına (ki bunlardan biri de Süryani malları üzerine çöreklenen Ahmet Türk’tür) gülücüklü dayanışma mesajları yazan Oruçoğlu’nun bir de Rojava düşüncelerine bakalım.

Değerli Komünistimiz Oruçoğlu, Ermeni halkının kendi kaderini tayin hakkını bir Komünist olarak savumadığı için “Biz Komünistler ulusalcı devletler arasındaki haksız savaşta tarafsızlığımızı ilan ederiz” pradigmasına sığınmaktadır. Bunu diyen Oruçoğlu ne hikmetse Kuzey Suriye’de Esad’a karşı ABD ile ittifak kuran YPG’nin eylemlerine ise “Rojava Devrimi” demektedir.

Şimdi soruyoruz Oruçoğlu Beyefendiye, madem Ermenileri desteklememek için “Biz Komünistler ulusalcı savaşlarda tarafsızlığımızı koruruz” pradigmasına sığınıyorsunuz o zaman neden emperyalist ABD’den silah alan YPG’nin Kobane’de başlattığı ulusalcı direnişi “Diren Kobane” diyerek desteklediniz (!)

“Ben Komünistim, emperyalistlere karşıyım” diyen değerli Komünistimiz Oruçoğlu, 3 milyonluk Ermeni halkının 90 milyonluk bir orduya karşı koymasını tarafsızlıkla izlemektedir (!) Bir taraftan Karabağlı Ermeni ulusunun kendi kaderini
tayin hakkını görmezden gelen bu ulusalcı zihniyet, diğer taraftan da Ermeni halkına
uygulanmak istenen ikinci soykırımı görmezden gelmektedir. Yine Turanist Azerbaycan’ın Siyonist İsrail ile olan senelik yüzde 60’lık silah ticareti de onun umrunda değildir. Suriye’den Ermenilere karşı savaşmak için getirilen 3 binden fazla cihatçı da çabası.

Uyanık Komünistimiz Oruçoğlu, bir taraftan “Hem Azerilerin hem Ermenilerin burjuvalarına karşıyım, iki taraftan da yoksullar öldürülmesin pradigmasına sığınırken “aşağı tükürsem sakal, yukarıya tükürsem bıyık” deyimiyle ne nalına ne de mıhına vurmayı tercih etmemektedir. (Bu arada bıyık kuzeyde kalan Ermeniler, sakal ise güneyde kalan Azerilerdir)

Oysa Lenin, “İki halk arasındaki ulusal bir savaşta, komünistler kendi ulusunun burjuvazisini eleştirerek her ulus kendi burjuvazisine güç kaybettirmelidir” demektedir. Oruçoğlu’nun sadece Türkiye burjuvazisini eleştirmesi ve onu güçsüzleştirmesi Leninist bir talep iken Oruçoğlu’nun sürekli Ermeni burjuvazisine de yönelmesi aslında kendi içindeki burjuvaziyi gizleme refleksinden başka birşey değildir.

Oruçoğlu tartışma esnasında yine içindeki ezen ulus millliyetçiliğinin refleksiyle,
“Taşnaklar (Ermeniler) bir olup Bakü’yü işgal ettiler” yalanını ortaya atmaktadır.

O dönemler Bakü’de 63 bin Ermeni yaşıyordu ve Bakü, Erivan ve Titlis gibi şehirlerden sonra Ermenilerin yoğun olarak yaşadığı üçüncü büyük şehirdi.
Ludendorf’a göre Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra petrolleri biten Almanlar, ittifak kurdukları Osmanlı ile birlik kurarak Bakü’deki Hazar petrollerini ele geçirmeye çalışmışlardır. Görüldüğü üzere Bakü’yü işgal eden Ermeniler değil, Bolşeviklere karşı Bakü’nün işgal edilmesini destekleyen Azerilerdir.

Devam edelim, Alman tümgeneralleri Friedrich Kress ve Kressentein 5 bin kişilik bir Alman ordusunu petrolleri ele geçirmek için görevlendirdi. Fakat Almanya’dan karayoluyla Azerbaycan’a ulaşmaları zor olacakları için Osmanlı 15 bin Türk’ü ve Kürd’ü Kars üzerinden Kafkasya’ya doğru gönderdi.

Almanlar ve ittifakları Osmanlılar tarafından desteklenen Azeriler, Bolşeviklere karşı ayaklandığında şehrin kontrolünü Bakü’de yaşayan 63 bin Ermeni ve Stefan Şahumyan komutasındaki Bolşevikler sağlamıştır.

Talat Paşa ise Bakü’nün Bolşevikler tarafından ele geçirilmesinden sonra Bolşeviklerin yanında yer alan Ermenilere şöyle demiştir :

“Size imreniyorum. Çünkü galiplerin saffındasınız. Biz ise mağlubuz. Ama unutmayınız ki gelecekte olacaklar belirsizdir.” (B.Partizan Syf 165)

Oruçoğlu, “Sadece Dağlık Karabağ Ermenilerin yurdudur. Karabağ’ın Azeri olan diğer toprakları ise Ermenı devleti tarafından işgal edilmiştir” yalanını ortaya atmaktadır. Karabağ bir bölgedir ve Ermenice ismi Arşak’tır. Ermenilerin hem Dağlık Karabağ hem de Dağlık Karabağ’ın diğer şehirlerinde MÖ.90 ile MS.4 yüzyıldan kalma eski tarihi eserleri vardır.

SSCBli Rus gazeteci Sergey Gorodezki, “Karabağ, Ermenistan’ın iç kalesidir. Karabağ’ı inkar etmek, Ermeni ulusunun kendi kaderini tayin hakkını inkar etmektir” demektedir. Faik Bulut, Zafer Yılmaz ve Muzaffer Oruçoğlu’nun yaptığı inkarcılık da budur.

Araplar, Müslüman Kürtler 7.yüzyılda Kafkasyanın büyük bir bölümünü (Avaristan, Albanya, Lezgizistan, Hazaristan, Çerkesistan, Çeçenistan..)
Müslümanlaştırdılar ama Karabağ’ı değil, Selçuklular 11.yüzyılda Kafkasya’yı Türkleştirdiler ama Karabağ’ı değil. Bu yönüyle Hovsep Hayreni’nin, “Karabağ, Dersim’dir” çıkışı tarihsel bir çıkıştır.

Sovyet lideri Gürcü Orkinizde yoldaşı Lenin’e rapor göndererek, “Türkler, Karabağdaki Ermenilerin yarısını katlettiler. Fakat Ermeni halkı şaşılası bir direniş gösterdi” demiştir. (B.Partizan, Syf 146)

Yine Sovyet Dışişleri Halk Komiseri Çiçerin ise Karabağ’ı “en eski Ermeni bölgesi” ilan etmiştir. (Syf 146)

4 Aralık 1920’de Stalin Pravda , “Ermenilerle onları çevreleyen Müslüman halklar arasında yüzyıllar boyunca süren husumet, kardeşlik harmonisiyle ortadan kaldırılmıştır” diyerek katliamlara rağmen nüfusun yüzde 80’i Ermeni olan Karabağ’ı Ermenistan’a bağlatmıştır.

Azeri Sovyet lideri Turancı Nerimanov da bu durumu onaylamak zorunda kalırken, diğer taraftan Azeri Komünist parti lideri Karayev, “İnsani duyguları bir tarafa bırakın. Ermenileri zayıflatmak ve zor durumda bırakmak için Rus Bolşeviklerine
suikastlar yapın ve suçu Taşnakların üzerine atın, ki bu lanet olası ırk bir daha kendisini toparlayacak zaman bulamasın” demiştir.

Azeri milliyetçilerinin bölgede Bolşevikşere karşı cinayetler düzenleyip suçu Taşnaklara atmasından dolayı “Menşevikler ile Taşnaklar bir oldular. Bolşevikleri yıkacaklar” algısı Azeriler tarafından başarıyla sağlandı.

1921’de Transkafkasya Bürosu,

“Müslümanlar ve Ermenilerle ulusal devlet birliği sağlamak amacıyla Aşağı ve Yukarı Karabağ’ın iktisadi ve idari yönlerini Azerbaycan’a verdi.” Bölgenin başkenti olan Ermenice Xangert ise Stefan Şahumyan’ın ismiyle değiştirildi.”

Oruçoğlu “resim yapıp, kitap yazsın”, Faik Bulut “bulunduğu milliyetçiliğin gazını salsın” ama herkes ortaya çıkıp Ermeni tarihi üzerine konuşmasın. Ben mesala bir Türkoloğum ve tarih hakkında da konuşabiliyorum. Ama Oruçoğlu gibi resim yapamıyorum..

Anlayan anladı !

Levon Terziyan

Simurg-News'i sosyal medyadan da takip edebilirsiniz!
Translate »