KOLOMBİYA’NIN “BARIŞ”I! [1] SİBEL ÖZBUDUN

Escobar Kolombiya Birleşik Meşru Müdafaa (AUC) örgütü ile irtibatları nedeniyle yargılanıp ceza yiyecekti (2008). Başkan Álvaro Uribe’nin kendisi de aynı isnattan yakayı kurtaramadı. Öte yandan Çoğu Uribe’nin müttefiki olan siyasi partilerden 60’dan fazla milletvekili, paramiliter örgütlerle ilişki skandalıyla ilgili olarak soruşturma geçirecekti. [7] AUC (Autodefensas Unidas de Colombia – Kolombiya Birleşik Öz Savunma Kuvvetleri) Kolombiya kırsalında geniş ve kendinden menkul bir özerklikten yararlanan büyük toprak sahiplerinin, 1980’li yıllardan itibaren Kolombiya’nın politik yaşamının birincil figürleri hâline gelen uyuşturucu baronlarının, Kolombiya topraklarında faaliyet gösteren Çokuluslu şirketlerin (Coca Cola dahil) [8] karşılarındaki yerel direnişi kırmak üzere kullandıkları paramiliter çeteler arasında en etkilisidir; bu çeteler kokain ticaretinden nemalanmaktadırlar ve sayıları onbinlerle ifade edilen sivil ölümlerinden, işkencelerden, kayıplardan, yerli cemaatlerin yerinden edilmesinden, tecavüzlerden sorumlu tutulmaktadır. Aslına bakılırsa Kolombiya devleti, gerilla karşıtı savaş sürecinde bu birimlerin (büyük toprak sahipleri, uyuşturucu baronları, paramiliter çeteler, ordu, çokuluslu şirketler, FBI…) gevşek bir koalisyonuna dönüşmüştür… Bu koalisyonun geçici lideri Uribe FARC ve diğer gerilla örgütlerine karşı amansız bir imha savaşı yürüttü. Öyle ki, uluslararası kuralları hiçe sayarak 1 Mart 2008’de Ekvator topraklarına yönelik bir saldırı düzenlemekten çekinmedi. Bu saldırıda FARC’ın ikinci lideri konumundaki Raúl Reyes ve 16 gerilla ile 3 sivil katledildi. Bu saldırı, sonra bölge ülkelerini kısa süreli de olsa savaşın eşiğine getirecektir. “Barış Süreci” Günümüzdeki “Barış süreci” böylesi bir ortamdan doğdu. 2010’daki Başkanlık seçimini, Uribe’nin Savunma Bakanlığını yapmış ve Uribe tarafından dahi “aşırı” bulunduğu için bu görevden ayrılmak zorunda kalmış, [9] “Şahin” lakaplı Juan Manuel Santos kazandı. Santos seçildikten iki yıl sonra, 2012’de FARC’la görüşmelerin yeniden başladığını duyuracaktı. Ancak, “geçmişten ders aldıklarını, görüşmeler sürerken askerî operasyonlara ara vermeyeceklerini” açıklamayı ihmal etmedi… Görüşmeler FARC gerillaları üzerine sürdürülen askerî operasyonların ve paramiliter saldırıların [10] gölgesinde devam etti. Örneğin FARC liderlerinden Raúl Reyes ve Iván Rios 2008’de, ‘Mono Jojoy’ lakaplı askeri lider Jorge Briceno 2010’da, örgütün kurucularından Alfonso Cano 2011’de öldürüldü. [11] Saldırılar yalnızca gerillaları hedeflemiyordu. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) 2015’de “Kolombiya’da askerî yetkililerin çok sayıda sivilin öldürülmesi için emir verdiğini” açıklıyordu. Ordu, 2002-2008 yılları arasında 3000’den fazla sivilin ölümünden sorumluydu! Örgütün ABD Direktörü José Manuel Vivanco, “O zaman bu emirleri veren askeri yetkililer adaletten kaçmayı başardı, hatta kimileri terfi bile ettirildi ki buna şu anki silahlı kuvvetlerin başındaki en yüksek rütbeli isimler de dâhil” demekteydi. [12] Görüşmeler bu koşullar altında 18 Ekim 2012’de Norveç’in başkenti Oslo’da başladı. “Müzakere Masası” bir ay sonra Havana’ya taşınacaktı. Müzakere başlıkları arasında tarım reformu, uyuşturucu ticareti, siyasete katılma, mayınlı alanların temizlenmesi, savaş mağdurları/kurbanları için adaleti sağlama, yaraları sarma, kayıpların akıbetlerinin araştırılması gibi başlıklar bulunuyordu. Görüşmeler boyunca FARC defalarca tek taraflı ateşkes ilan etti, her seferinde ordunun saldırıları karşısında bu kararı kaldırdı. [13] FARC’ın 8 Temmuz 2015’de ilan ettiği bir aylık ateşkes, Devlet başkanı Santos’un 25 Temmuz’da operasyonlara son verdiklerini açıklamasının ardından fiilen kalıcı hâle geldi ve 23 Haziran 2016’da ilk kez çift taraflı ateşkes ilan edildi. 25 Ağustos 2016’da Santos orduya ateşi tamamen durdurması emrini verdi. 28 Ağustos’ta ise FARC silahları bir daha almamak üzere bıraktığını açıklayacaktı. Böylelikle 26 Eylül 2016 günü Kolombiya’nın İspanya’dan bağımsızlığın kazanılmasında önemli bir rol oynayan Cartagena kentinde uluslararası heyetlerin gözlemciliği altında Devlet Başkanı Juan Manuel Santos başkanlığındaki hükümet heyeti ile FARC lideri Timoşenko ile gerilla heyeti arasında 40 oturum sonucu oluşturulan 297 sayfalık barış anlaşması imzalandı. [14] İmza töreni, gerçekten de bir hayli “teatral” idi: “Anlaşmayı önce Timoçenko, sonra Santos imzaladı. Kullandıkları mermiden yapılmış kalemin üzerine ‘Geçmişimiz kurşunlarla yazıldı, geleceğimiz eğitimle yazılacak’ ifadesi işlenmişti. Kolombiya lideri, göğsünden çıkardığı beyaz güvercin rozetini eski düşmanına uzattı, o da kendi kalbinin üzerine taktı. Ardından gülümseyerek, uzun uzun tokalaştılar. ‘Çok yaşa Kolombiya, çok yaşa barış’ tezahüratları alkışlara karıştı. 3​Beethoven’ın 9. Senfoni’sinden Neşeye Övgü’nün notaları yükselirken beyaz mendillerini sallayan davetlilerin çoğu ağlıyordu. Anlaşma için siyasi geleceğini riske atan 65 yaşındaki Santos da konuşması sırasında gözyaşlarına hâkim olamadı. ‘Yarım yüzyılı aşkın süredir gölgesinde yaşadığınız şiddetin korkunç gecesi bitti. Kalplerimizi yeni bir şafağa, olasılıklarla dolu parlak bir güneşe açtık. Her hedefimize ulaşacağız, her engeli aşacağız ve hep hayal ettiğimiz barış içindeki ülkeye kavuşacağız’ diyen Santos, Kolombiya’dan tüm dünyaya ‘Savaşa hayır’ mesajı gönderdiklerini söyledi. Siyasi sürece katılmaya hazırlanan gerillalara da seslenen Kolombiya lideri, ‘Mermileri oylarla, silahları düşüncelerle değişmek bir isyancı grubun alabileceği en cesur ve akıllıca karardır. Hepimizin sevdiği bu vatanın devlet başkanı olarak, sizlere demokrasiye hoş geldiniz diyorum’ ifadelerini kullandı. İlk kez televizyondan canlı yayında ulusa seslenen FARC lideri Timoçenko lakaplı FARC lideri Rodrigo Londoño, ‘Savaşın tüm kurbanlarından sebep olduğumuz acı için özür dilerim’ deyince ayakta alkışlandı. 57 yaşındaki Timoçenko, ‘Sözümüz, silahımız olacak. Yeni bir uzlaşma dönemi başlatmak ve barışı inşa etmek için yeniden doğacağız. Hepimiz kalplerimizi ve zihinlerimizi silahlardan arındıracağız. Eşitsizlik ve adaletsizliğe karşı mücadelemizi sürdüreceğiz. Sosyalist düşüncemizden vazgeçmedik’ diye konuştu. Gökyüzünde beliren gösteri uçaklarına atıfla da ‘Bu kez bombalamaya değil barışı selamlamaya geliyorlar’ dedi.” [15] Evet, dramaturjisi yüksek bir gösteri. Peki anlaşma neler getiriyordu? ‘The Washington Post’ muhabiri Nick Miroff’un “Marksist-Leninist FARC 52 yıldır devirmek için savaştığı siyasal ve iktisadî sistemde önemli değişiklikleri gerçekleştirmek için müzakereleri kullanma iddiasından çoktan vazgeçmişti. Artık Kolombiya’yı değiştirmek için mücadeleyi sürdüreceklerini söylüyorlar. Ama AK-47’ler ve el bombalarıyla değil, solcu fikirleriyle…” diye betimlediği koşullarda, taraflar arasında varılan anlaşma daha çok FARC mensuplarına, silah bırakmaları koşuluyla sağlanacak güvenceler üzerinde odaklanmaktaydı. Anlaşma, özetle şu başlıkları kapsıyordu: 1. Siyasal şiddetin son bulması. FARC bir isyancı ordu olmaktan vaz geçerek siyasal partiye dönüşecekti. Anlaşmanın imzalanmasının ardından, isyancılar BM gözetimindeki kamplara aktarılarak 180 gün içinde silahsızlandırılacaktı. Kampların uyuşturucu kaçakçılarının, sağcı milislerin ve başka FARC düşmanlarının olası saldırılarına karşı korunması görevini ise Kolombiya ordusu üstlenecekti. 2. Çatışma kurbanları için adalet. Kolombiya isyancılar, paramiliter gruplar ve güvenlik güçlerinin işlediği savaş suçlarını sorgulamak üzere, hakikat ve uzlaşma süreci benzeri özel mahkemeler kuracaktı. Savaşçılar suçlarını kabul ederlerse alternatif hükümlere ve kurbanlara tazmine yönelik onarıcı adalete tabi olacak, doğruyu söylemezlerse cezaî yargılamaya tabi olup yirmi yıla kadar hapisle cezalandırılabileceklerdi. 3. Kırsal kalkınma. Hükümet FARC’ın hüküm sürdüğü, uzun süredir ihmal edilmiş kırsal bölgelere büyük miktarlarda yatırım yapmayı taahhüt etti. Hiç kuşku yok ki bir kez politikaya atıldıktan sonra FARC komutanları bu projelerin yönetilmesinde belirleyici rol oynayabileceklerdi. Bu yatırımların bölgedeki küçük çiftçilerin ve yoksul köylülerin koşullarını iyileştireceğine inanılıyordu. 4. FARC’ın politikaya dâhil olması. FARC daima pek çok mensubunun ve başka solcuların demokratik politikaya katılmaya çabalarken sağcı katiller tarafından katledilmesi üzerine özsavunu amacıyla silahlandığını öne sürmekteydi. Santos 2018 boyunca isyancıların Kongre’de sınırlı bir temsile sahip olacaklarını, oy kullanamamakla birlikte barış anlaşmasının yürürlüğe konulması konusunda konuşma hakları olacaktı. 2018’den itibaren iki yasama dönemi boyunca ise Kolombiya Senatosu’nda asgari 5, Millet Meclisi’nde de 5 üyeye sahip olacaklar, bunun ardından seçimlerde kazandıkları kadar temsilci bulundurabileceklerdi. 5. Uyuşturucu ticaretinin sonu. Kolombiya’nın yasadışı kokain ticareti, onyıllar boyunca çatışmaların sürmesini sağlayan benzin işlevi görmüştü. Barış anlaşması gereğince FARC uyuşturucu ticaretinden çekilecek ve Kolombiyalı çiftçileri koka tarımından vaz geçirme konusunda hükümetle işbirliği yapacaktı. [16] Anlaşma imzalanır imzalanmaz, eski devlet başkanı Alvaro Uribe’nin başını çektiği sağcı muhalefet kazan kaldırdı. Santos “teröristler”e aşırı tavizler vermekle, onları Parlamento’ya taşımakla suçlanıyor, Kolombiyalılar 2 Ekim’de gerçekleştirilecek referandumda anlaşmaya “Hayır” oyu vermeye çağrılıyorlardı. 4

önemli bir bölümü de temel ihtiyaçlarını karşılayamamakta. Ayrıca barıştan önce bu kesimin taleplerini karşılama gücü de sonradan kaybolmuş durumda.” [32] “Açıkçası Guatemala halkının ve URNG’nin yaşadığı sürecin bir benzeri önümüzdeki dönemde FARC ve Kolombiya halkını da bekliyor. Kolombiya’da bugün bile ekili arazilerin yarısı 37 büyük toprak sahibinin elinde bulunurken, nüfusun en zengin yüzde 1’lik kesimi servetin yüzde 45’ini kontrol ediyor. Diğer yandan Kolombiya bugün artık ABD üsleriyle, aldığı milyarlarca dolarlık askeri yardımlarla emperyalizmin ileri karakolu, bölgenin İsrail’ine dönüşmüş durumda. Bir başka sorun olan uyuşturucu ve paramiliter çeteler de hâlâ varlığını koruyor.” [33] Bugün Kolombiya’yı sarsan kitlesel grevlerin de gösterdiği gibi, bu devasa eşitsizlik sürdüğü sürece, ne Kolombiya’ya ne de başka bir ülkeye “gerçek anlamda barış”, gelmez! 8 Aralık 2019 16:33:21, İstanbul. N O T L A R [1] 14 Aralık 2019 tarihinde Diyarbakır İHD Şube’de yapılan konuşma… Newroz, Ocak 2020… [2] Edip Cansever. [3] Bekir Sami Paydak, “FARC: Barış mı, Teslimiyet mi?”, 5 Eylül 2016… http://siyasol.org/farc-baris-mi-teslimiyet-mi [4] Kolombiya Dağlarının İsyancı Önderi: Manuel Marulanda Velez, Çev: Canan Ateş, Ütopya Yayınevi, 2009. [5] Elif Görgü, “Kolombiya Barışı: Peki Şimdi Nereye?”, Evrensel , 27 Ağustos 2016, s.14. [6] Bekir Sami Paydak, “FARC: Barış mı, Teslimiyet mi?”, 5 Eylül 2016… http://siyasol.org/farc-baris-mi-teslimiyet-mi [7] “Uribe’ye Dokunma Zamanı”, Gündem , 11 Ocak 2013, s.12. [8] “Coca-Cola Dahil 120 Şirket Kolombiya’da Paramiliterleri Desteklemekten Suçlanıyor”, 11 Eylül 2016… http://www.neynik.com/single-post/2016/09/11/Coca-Cola-dahil-120-%C5%9Eirket-Kolombiyada-Paramiliterleri- Desteklemekten-Su%C3%A7lan%C4%B1yor [9] Bekir Sami Paydak, “FARC: Barış mı, Teslimiyet mi?”, 5 Eylül 2016… http://siyasol.org/farc-baris-mi-teslimiyet-mi [10] “Kolombiya’da 62 kişinin cesedinin bulunduğu toplu mezar açığa çıkarıldı. Başsavcılık yetkilileri, ülkenin güneybatısında bulunan toplu mezarda, 2000 ile 2005 yılları arasında, aşırı sağcı silahlı gruplar tarafından öldürüldükleri düşünülen, yaklaşık 60 kişinin cesedine ulaşıldığını bildirdi.” (“Kolombiya’da Toplu Mezar Bulundu”, Gündem , 9 Şubat 2015, s.13.) [11] “Yine Santos İhaneti Yine Pusu”, Gündem , 28 Mayıs 2015, s.13. [12] “Ordu Kıyım Makinesi Gibi”, Gündem , 26 Haziran 2015, s.13. [13] Barış görüşmeleri boyunca FARC’ın ilan ettiği tek taraflı ateşkesler: 20 Kasım 2012-23 Ocak 2013; 15 Aralık 2013-15 Ocak 2014; 20-28 Mayıs 2014; 20 Aralık 2014-Mayıs 2015. [14] “Kolombiya’da FARC’ın Silah Bırakma Süreci Tamamlandı”, Evrensel, 27 Haziran 2017, https://www.evrensel.net/haber/324790/kolombiyada-farcin-silah-birakma-sureci-tamamlandi [15] “52 Yıllık Savaşa ‘Kurşun Kalem’ Son Verdi”, Cumhuriyet , 28 Eylül 2016, s.11. [16] Nick Miroff, “Here are the details critics would say the devils in Colombia’s peace deal with FARC”, The Washington Post, 24.08.2016… https://www.washingtonpost.com/news/ worldviews/wp/2016/08/24/here-are-the-details-critics-would-say- the-devils-in-colombias-peace-deal-with-farc/ [17] “Kolombiya’da Sandıktan ‘Barışa Hayır’ Çıktı!”, Duvar, 3 Ekim 2016… http://www.gazeteduvar.com.tr/dunya/2016/10/03/kolombiyada-sandiktan-barisa-hayir-cikti/) [18] “Kolombiya’da Yeni Anlaşma!”… http://www.halkinbirligi.net/kolombiyada-yeni-anlasma-56-maddede-geri-adim- atildi-fasist-cetelerin-ve-sermayenin-dedigi-oldu/ [19] Ceyda Karan, “… ‘Plan Kolombiya’nın İntikamı”, Cumhuriyet , 5 Ekim 2016, s.7 [20] Alp Altınörs, “Kolombiya’da FARC Yeniden Dağlarda”, Artı Gerçek, 3 Eylül 2019… https://www.artigercek.com/yazarlar/alp-altinors/kolombiya-da-farc-yeniden-daglarda [21] Alp Altınörs, “Kolombiya’da FARC Yeniden Dağlarda”, Artı Gerçek, 3 Eylül 2019… https://www.artigercek.com/yazarlar/alp-altinors/kolombiya-da-farc-yeniden-daglarda [22] “Yeni barış antlaşmasının imzalandığı Kolombiya’da Lozada-Guyvero Çevre ve Köylü Derneği (ASCAL-G) önderi Erley Monroy Fierro öldürüldü. Dernek, Shone Energy, Hupecol gibi petrol şirketlerini Macarena bölgesine sokmamak için ve yeraltı su kaynaklarının ve doğanın kimyasallarla kirlenmesine neden olan bir petrol çıkarma yöntemi olan ‘fracking’e karşı mücadele yürütüyordu.” (“Kolombiya’da Köylü Önderi Katledildi”, Evrensel, 20 Kasım 2016… https://www.evrensel.net/haber/296415/kolombiyada-koylu-onderi-katledildi) [23] “Barış Anlaşması İmzaladığı Tarihten Günümüze 85 FARC Eski Militanı Öldürüldü”, 1 Ocak 2019… https://www.gazetepatika8.com/baris-anlasmasi-imzaladigi-tarihten-gunumuze-85-farc-eski-militani-olduruldu-28724.html [24] “İki yıl önce, İspanya İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesinde Kolombiya’ya gittim. Juan Manuel Santos’un başkanlığındaki hükümet ile Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri (FARC) arasında imzalanan Barış Antlaşmasının (Kasım 2016) üzerinden üç ay geçmişti. O zaman antlaşma hükümlerinin yerine getirilmesine başlanmasında oldukça yavaş davranıldığını, işi yokuşa sürme çabasında olunduğunu, antlaşma süresince kullanılacak fonların yönetilmesinde yolsuzluklar; daha önce FARC’ın kontrol ettiği bölgelerin paramiliter güçlerce işgal edildiğini, mülksüzleştirilen köylülerin topraklarının iade edilmesinde güçlükler yaşandığını, insanların yerinden yurdundan edildiğini, toplumsal önderlerin tehdit edildiğini, sendikaların görevlerini yerine getirmede zorluklar yaşadıklarını tespit etmiştik. (…)İki yıl sonra bu yılın Şubat-Mart ayında yine aynı komisyon bünyesinde 7​Kolombiya’ya yeniden gittim. Çok sayıda topluluk önderinin katledildiği, ciddi şiddet olaylarının yaşandığı yerler olan ve Kolombiya’nın güneydoğusundaki Narino ve Cauca ile kuzeydoğusundaki Cordoba ve Sucre eyaletlerini ziyaret ettik. Esas olarak yerli toplulukları, siyahlar (Afrika kökenli) ve köylü topluluklarıyla toplantılar yaptık. Her ne kadar Santos ve geçen ağustos ayında seçilen yeni başkan Ivan Duque (Eski narko-devlet başkanı Uribe’nin kuklası) tüm dünyayı Kolombiya’da barış sağlandığına inandırmış olsa da gerçeğin böyle olmadığına tanık olduk. (…)Tehdit altındaki siyahi liderler (katiller, katlettikleri kişi başına bin avronun biraz üzerinde para alıyor) kırsal kesimde yaşananların aynısının Tumaca (Narino) kentinde de yaşandığını anlattılar. Bu liderlerin geneli korkudan herhangi bir şikâyette bulunamıyor, yargıya güvenmiyorlar. Buna silahlı paramiliter gruplara göz yummakla suçladıkları polise ve askere güvensizliği de eklemek gerek. Dolayısıyla buradaki halk da el konulmuş olan topraklarını (silahlı paramiliter grupları kullanan büyük toprak sahipleri, çokuluslu şirketlerce) geri alamıyorlar. Bu şiddet ortamı bir insanlık krizi şeklinde sürüyor. Tumaco’da yirmi yıl önce yok denecek kadar az koka vardı. Bugün bu kent, Kolombiya’nın mafyası bol, uyuşturucu ve uyuşturucu kaçakçılığı kenti konumunda. Uyuşturucu bölge ekonomisinin yüzde 70’ini oluşturuyor. Mevcut on silahlı grup uyuşturucu işinin kontrolü için çatışma hâlinde. Devletten destek görmedikleri için bölge halkının geneli yaşamlarını sürdürebilmek için yasa dışı ekim yapıyor ya da paramiliterler onları buna zorluyor… Kolombiya’da barış antlaşması imzalanmasının üzerinden iki yıl geçti; ancak insan hakları açısından durum öncekinden daha vahim. Hak savunucularının, toplumsal önderlerin katledilmesi artarak sürüyor. Görüşmelerde bulunduğumuz Savunma Ofisi’ne (Ombudsman türü resmi bir organ) göre 2016-2018 arasında 461 toplumsal lider katledilmiş; 2019’un ilk iki ayında 29 kişi öldürülmüş. Barış antlaşması nedeniyle sivil yaşama geçen 90’ın üzerinde FARC üyesi de… FARC’ın terkettiği bölgeler, paramiliterler, FARC muhalifleri, kısmen de ELN tarafından işgal edilmiş. Göreceli bir sakinliğin ardından halkın yerinden yurdundan edilmesi, arazi gaspı, yaşça küçük çocukların yasadışı işlerde zorla çalıştırılması, kız çocuklarının cinsel tacize uğraması, zorla sürgünler ve suikastlar geri dönmüş. Devletin, halkların büyük bir yoksulluk içinde yaşamaları ya da katledilmeleri pahasına, büyük sermayenin (maden çıkarma, endüstriyel tarım, enerji, hayvancılık sektörleri) çıkarı doğrultusunda çalışması sürüyor. Paramiliterler, bölgelerin sermaye lehine “temizlenmesi” kirli işinden sorumlular. Barış antlaşması hükümlerinin yerine getirilmesi yeni hükümetin ilgi alanı içinde değil. Antlaşmanın, Barış İçin Özel Yargılama türünden önemli bazı maddelerini değiştirme çabasında olup bu konuda endişe verici adımlar atıyor. (İspanya İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ile Kolombiya’ya giden Jesus de la Roza’nın anlattıkları. Jesus de la Roza, “İki Yıl Sonra Kolombiya: Barış Yok Sermaye Lehine Baskıyla Dönüşüm Var”, Evrensel , 22 Nisan 2019, s.9.) [25] Yavuz Özcan, “FARC Lideri Rodrigo Londoño ‘Kazanan Barış Olacaktır’ Dedi”, 4 Haziran 2019… https://www.artigercek.com/haberler/farc-lideri-hdp-liderleri-de-bizimkiler-gibi-tutuklu-ayni-kaderi-yasiyoruz [26] Alp Altınörs, “Kolombiya’da FARC Yeniden Dağlarda”, Artı Gerçek, 3 Eylül 2019… https://www.artigercek.com/yazarlar/alp-altinors/kolombiya-da-farc-yeniden-daglarda [27] Ertan Erol, “Kolombiya’da Barışın Krizi”, Evrensel, 20 Mayıs 2019, s.9. [28] Kavel Alpaslan, “ELN Komutanı Uriel: Kolombiya’da Silahlı Mücadele ‘Tek’ Değil, Ama Hâlâ Geçerli Bir Yol”… https://www.gazeteduvar.com.tr/dunya-forum/2019/09/03/eln-komutani-uriel-kolombiyada-silahli-mucadele-tek-degil-ama-hala- gecerli-bir-yol/ [29] Yavuz Özcan, “Rodrigo Londoño: Barış Süreci Sonuç Değil Karmaşık Sürecin Başıydı”, 3 Aralık 2019…

Rodrigo Londoño: “Barış süreci sonuç değil karmaşık sürecin başıydı” – Yavuz Özcan
[30] “FARC’a Kanlı Operasyon”, Yeni Yaşam, 1 Eylül 2019, s.9. [31] “Kolombiya’da Yeniden ‘Barış’ Görüşülecek”, Birgün, 13 Temmuz 2019, s.15. [32] Metin Yeğin, Gerillanın Barışı, Öteki Yay., 2015, s.28. [33] Bekir Sami Paydak, “FARC: Barış mı, Teslimiyet mi?”, 5 Eylül 2016… http://siyasol.org/farc-baris-mi-teslimiyet-mi/ 8


Simurg-News'i sosyal medyadan da takip edebilirsiniz!
Translate »