KOLEKTİF ŞİİR YAZILIR – YAZILDI/Baharın Güzelliğiyle Dostlar Muhabbeti…

Bizler TURNA gibi göçebeyiz. Ondan Turnalar geçerken gözden kayıp olana kadar bakarız.

Bir şiir yaz eylemi gerçekleştirdik. Belki, birbiri ile hiçbir bağlantısı olmayan ve kendisine fırsat tanınmayan yetenekler çıktı ortaya. Sanat sınır ve tabu tanımaz. Şiir ve diğer sanat dalları beli kişlere de lutuf edilemdiğine göre her insan ruhundaki sanatı kendine ve topluma sunabilir. 

Okyuacağınız bu şiirde, bu güne kadar hiç şiir yazmamışları bile ortaya çıkardı ve şair ruhlarıyla şiir yazdılar. Demem oki; her insan şiirde yazar, ressim de yapar, romanda yazar ve türkü de söyliyebilir. Sadece zaman ayırıp ve yoğunlaşması gerekiyor.

Bu dediklerime burun kıran ve etrafa bakmayı değilde, sadece at gözlüğüyle bakana tek bir cevabım var: Çindeki büyük proleter kültür devriminde duvar gazetelerini incelesin ve at gözlüğünü çıkarsın derim. 


Dahası, farklı kimliklerin, görüşlerin, dillerin edebiyat çatısı altında nasıl önemsiz kaldığını, edebiyatın ve sanatın birleştirici gücünün ne denli kuvvetli olduğunu bütün varlığımızla hep birlikte hissettik.

Günün birinde Budala, ruyasında Turna olduğunu görmüş. Uyandığında şaşırmış ve kafası karışmış. Kendi kendine şöyle mırıldanmış: “Benmi rüyamda Turna olduğumu gördüm yoksa Turna mı ruyasında ben olduğunu gördü?“

Şimdi, şiir hayatın nesidir? Aşk şiirin nesidir? Şiir toplumun nesidir? Toplum şiirin nesidir? Kim kimin nesidir? Kim kimin ruyasında? Veya sürgün nesi oluyor şiirin? Bizmi ruyamızda Turnayız yoksa bizmi Turnanın ruyasındayız? Budala buna cevap bulamamış. Kim cevap olabilir ki?

Esas konumuza dönersek;

Şiir hem bireyseldir hemde toplumsaldır.

Şiirin kendine yüklenen “işleve”, “göreve”  ve şiir yazanın “amacına” bağlı olarak geliştirilen pratiğin sanat-edebiyatın  politikanın mücavir alanı olarak görülmesiyle yakın bir ilgisi var. Başka bir deyişle  mücavir alan  toplumsal gerçekçi sanat-edebiyatı , şiiri belirlemiş ve  temellendirmiştir.  Kimi  şairlerin şiirlerinin oluşturduğu kırılmalara rağmen  böyledir. Söz konusu farklı örneklerin şiir yazanların bireyliklerini hem gündelik hayatta, hem de yazdıklarında belirginleştirmesiyle yakından ilgilidir. Özellikle şiirlerinde geliştirdikleri bireysel söylem “biz” söylemi karşısında böyle bir farklılık oluşturmuştur. Bir şiiri bir gurup birlikte  yazması mümkündür.

Sanal medya üzerinden tarafımdan  “gelin birlikte bir şiir yazalım“ çağrısına katılan dostların ve arkadaşların iç dünyasından ruhuna yansıyan şiiri sizlere sunuyorum.

Çağrıma ses olan tüm arkadaşlara, dostlara şiir dolu bahar güzeliği kadar teşekür ediyorum.

BAHARIN GÜZELİĞİYLE DOSTLAR MUHABETİ

bu bahar olmadı
bir gün mutlaka buluşacağız
baharmı olur, kışmı olur bilemiyorum
ama bir gün mutlaka dostlar
dostların sıcak tebsümle muhabetin akışında akarak…

bir bahar sabahındayız.
ha geldi ha gelecek yaz
belkide hiç gelmeyecek
tomurcuk mevsimi bekler…

bahara kaldı umutlar gule
harman hasatında buğday taneleri
hara sabanda sabır taşı
ha bu gün ha yarın filizlenecek kardelenler
munzura bırak son sevdayı
elleri kınalı gelinciklerin dilegi olsun
her gidişin dönüşü olmaz belki
umut hep filizlenir
baharı bekle…

iki bahar vardır
biri ilk biri son
sen ikisi arasındaki
tüm renkleri
tüm güzellikleri
tüm yollarım oluyorsun…
mesnitsiz zamanların
edebi kurallarını önüme seriyorsun
bahar neki
şahane bir neden olu veriyor…
yinede her bir ilkin
ve bir sonun baharına sarılıyorum…
bahara selam
yaşamaya devam…

ey güzel bahar diyor ki
benim tadimi cikarin önyargili olmayin,
itismeyin savasmayin,
lüks seyler istemeyin,
birbirinize sahip cikkin ki,
size daha muhtesem baharlar yasatayim…


Llegará la primavera,
así muchos se hayan ido,

Llegará la primavera,
sin muchos ojos para verla…
bahar gelecek,
çoğu gitti,
bahar gelecek,
onu görecek çok fazla göz yok,
bahar geliyor…


Yılda bir kere çıldırır doğa

sevincinden…


dost gülüşlü zemheri kışta
tropikal esintidir gecede
ruha değer, tene değer
çiçek olur yüreğe düşer
bir gün mutlaka dostlar
bir gün mutlaka buluşacağız
bu kirli çağın ötesinde…


şimdi güneş
kuş cıvıltıları ritmiyle
bana eşlik ediyor
sanki sıcak bir senfoni estiriyor…
ardina kadar aç kapını
ve karşıla newrozu
bahar vursun yüzüne
çiçekler açsın gülüşlerinde…


oysa ilk baharda açılmaya hazırlanırdı tomurcuklar
nisan güneşiyle sevişircesine
sarıldılar güneşe açan çiçekler
belki biz bu bahar sizin kadar mutlu olamadık
bizim umudumuz başka bahara…

baharı toplardım gözlerinde
çiçekler takardım saçlarıma
bahar geldi
gel sevişelim…

ayaz buza kesmesin
düşlerinin gölgesinde yaz olunca
gecenin güne döndüğü
guruba çalar gökyüzü
denize dön
çevir yönünü kurda kuşa ağaca bir de insana
insan sana
sen insana
can cana
bir de sana sevgili
bir de sana
benden bana bu sevda
benden sana…


birgün mutlaka dostlar, birgün mutlaka
baharın sıcaklığında durulan halayda,
özgürlük sevdasıyla harlanan toprakta.
coşkuyla akan pınar başlarında,
özlemle anılan bir yoldaş selamında
birgün mutlaka dostlar, birgün mutlaka,
sabahın seherinde,
belki de puşt zulasında,
bir kurşun sızısındaki yoldaşın yarasında,
birgün mutlaka dostlar, birgün mutlaka buluşacağız …


birgün mutlaka sevgilim, ve bahar gelecek,
dönecek bu devran seninle veya sensiz,
isyankar yada sesiz baharı düşüneceğim yaşadığım her an.

toprağın rahminde döllenirken

kardelen engel olamamış zemperi ayında yağan kar ve boran.
birgün mutlaka sevgilim,
yıkılacak beton duvarlar
ve ben kenger toplamaya gideceğim.
dikenli olduğunu bildiğim halde, elime batsada meret diken,

ve yine ben seni seveceğim…


umutların var olmasıyla
mutlaka beklediğimiz
baharın çoşkusuyla filizlenir yeniden umutlar
baharın her karış toprağın’da yeşeren umutlarla büyülenir

sevdalarımız bir yoldaşlık sellamında bahar…


bahar gelecek biliyoruz
çıkıp dağların başına
türkü çığırıp yan yana
halaya duracağız
tüm insanlık için
özgürlük adına
karanlığın inadına
tutunup sevdasına munzurun
bahar gelecek biliyoruz…


unutma sevgilim
karanlığın en korkunç yeri şafaktır
ve biz o korkunun cesaretiyle
şimdi şafakla boz kırları kuşatmanın zamanıdır
şimdi toprağa tohum atmanın zamanıdır…


ah o baharlar yokmu o baharlar,
hançer kesiği
bir acıdır yüreğimde.
en kıymetlilerimiz,
böyle bahar sandığımız,
günlerde gittiler.
yine yüreğimde,
baharımsı bir sancı,
özluyorum, çok özledim.


kuşların ötmesiyle
çiçeklerin günese bakmasıyla
bahar doğar ve biz gülümseriz hayata
yeni aşıklar sevgiyle tutunur baharın güneşine
çocuklar cıvıl cıvıl
halbuki sevsek birbirimizi
hayatın kendisi bize bahar olur
her canlı karşılar birbiriyle
öyle yada böyle
hayat yolları bir birine bağlıdır aslında.
görebilen gözlerimize
duyabilen kulaklarimiza
tutabilen ellerimize
hissederek yaşayarak
açtıkmı kalk gözümüzü
işte o zaman her yer bahar olur sana bana bize onlara ve herkese…



Selam saygılar
güzel günler can dost
sevgiyle kal mutlu günler diliyorum…

Der Frühling breitet sich aus über eine ganze

Erdhalbkugel.

Doch er will mich dieses Jahr nicht zu sich hinauslocken.

Der Frühling ist freundlich und respektvoll.

Darum sendet er sein Licht und seine Wärme und den herrlichen

Duft seiner Erde zu mir herein.

Ich sehe, ich fühle, ich rieche den

Frühling jetzt herinnen bei mir…

(bahar

tüm dünya yarıküreye yayılıyor

ama bu yıl beni dışarı çekmek istemiyor

bahar dost canlısı ve saygılı

bu yüzden

ışığını, sıcaklığını ve yeryüzünün görkemini bana gönderiyor

görüyorum ki şimdi yerimde bahar kokusu alıyorum.)…

ruhumda dağlar ısındı

yüreğime bahar gibi girdin

her yanım sen

her adımında ben

bir menekşe birde dudağından öperim

ruhumdaki sevdam gibisin

ırmak ırmak akıyorsun hayata sevgili

hadi gel

gel vadilerin en ısız yerinde mekan kuralım…

bahar ruhun her mevsim canlı olmasıdır

ruhtan esip gelir bahar yelleri ve çiçek kokuları

ruhun kanatlanıp uçtuğu dönemdir baharlar

uçur ruhunu ey can baharın çiçekleri ve börtü böcekleriyle

kurumuşsa ruhunun çağlayanları ve çimenleri

dünya çiçege bürünse ne olur, bürünmese ne olur

kurutma ruhunu besle aşk ile, düş ile, gülüş ile

aç kollarını ve dön dağlara bak, bahar esintisini hisset

her bahar aşk mevsimidir

Canlanır tüm tabiat

eriyen karların dağları terk edişidir bahar

gulik mevsimidir de bahar

çağlayan dere sesleri

meleyên kuzu sesleri karışır kalbin ritmine

bahar coşkusuyla yükselir ruhlar, dereler ve seller

Baharlarda buluşsun tüm duygularımız…

Bahar mı dedin

Hani şu yagmur damlacıklarının

pıtır pıtır kaldırıma vurduğu

Cemrelerin toprağa sevdasını

yüreğime saçlarını efil efil ömrüme dolayıp

Nisanı güneşinle Mayısı hüzünle

boynuma yük eden mevsim Hoş geldin…

Şiirin Şairleri:

Sidar Keskin, Öznur Karataş Koç, Hüseyin Güneş, Erkan Karakaplan, Suna Demir, Devrim İlk, Hasan Koç, Maribel Giraldo Lopez, Tulin Göksayar, Gülbahar Güngören, Ayten Şimşar, Erkan Örtülü, Aslan Sultan, Hozan Qember, Penaber Wenda, Arbeiter Jugentlam, Can Yürek, Ali Doğan, Münire Üstündağ, Levent Kaçar, Gene Burnhead, Bahar Nare Kızıl, Ateş Hırsızı, Fetih Doğan Koç

Simurg-News'i sosyal medyadan da takip edebilirsiniz!

1 thought on “KOLEKTİF ŞİİR YAZILIR – YAZILDI/Baharın Güzelliğiyle Dostlar Muhabbeti…

  1. Dostlar yüreğinize sağlık.
    güzel bir şiir oldu.emeğiniz için hepinize teşekür ediyorum.
    Fetih Koç

Comments are closed.

Translate »