İNSANLARA GÜVENECEKSİN – SAMİ ÜLKER

Sami Ülker
Konuk Yazar

Bazı fikirlerin hayatımızda yer bulması yıllar alıyor, sevgi , saygı, hürmet etmek daha da önemlisi güven duymak , yaşadığımız tecrübelerle ya pekişiyor ya da bu duyguların yaşamımıza olumsuz etkileri oluyor !
Ben iki şeyi sonradan öğrendim, insanları ciddiye almak gerektiğini ve güven duygusunu , elden geldiğince şimdi bunları günlük yaşamım da uygularım, her iki duygunun da insanın öğrenmesinin temelleri olduğunu gördüm, insanları ciddiye almazsak nasıl arkadaş, dost , yoldaş oluruz, ya da güvenmeden bize kim hikaye anlatır, hayatın renklerini nasıl tanıyabiliriz..

Aslında insanlar çeşit çeşittir, öyle ilginç hikayeleri vardır ki oturup bir köşeye hikaye yazmaya çalışanlara hayretle bakarım, hikaye sokakta , hikaye insanlarda , araman gerekmez hikayeyi bulman için yaşaman yeterlidir, her gün bir hikaye ile dönerim eve bir gün bir küçük parkta bir bankta dalgın dalgın oturan bir kişiyle tanışırım., bir selam yeter ve başlar anlatmaya ;
Uzun yıllar Kocamustafapaşa ‘ da fotoğrafçılık yapmış, sonra ünlülerle sahneye çıkmış en ünlü otellerde şarkı söylemiş, Zeki Müren ‘ DEN Nilüfere kadar bir çok sahne sanatçısını tanıyor, yaşadıklarını eski İstanbul lisanıyla bir de güzel anlatıyor, dinlerken kendimi 70’ li yılların içinde buldum , zaten anlatılanlar da 70 ‘ li yıllardı!

Abimizin yaşı 73 , baktım benden genç görünüyor, yalnız çocuğun birisi yeni askerden gelmiş , hikayenin eksiklerini ben tamamlıyorum,…

Insanlara güven , öğrenmenin önündeki engelleri kaldırır, güvenmenin çok zararını gördük der arkadaşlarım, ben aksine hiç bir zararını görmedim, küçük maddi kayıplar dışında, o da önemli değil, insanlardan öğrendiklerime değerdi, bir de insanlara zaman harcamaya değmez der bazı dostlar , benim için zaman önemlidir , insanlara ayıracağım zamanı okurum , yazarım, daha yararlı işler yaparım, hatta giderim bir kediyi severim diyenler de vardır, ne denir böyle düşünenlere ben bu tür düşünenlere şunu derim sen hiç bir şey yazamazsın, yazsanda yazdıkların sana ait olmaz , senin ki boş kasnağın dönüşüne benzer !

Kim kendindeki olumsuz duyguları , fikirleri çözmek istiyorsa önce kaynağını kendinde aramalıdır, güvenmiyor musun kendine bak , sevmiyor musun, mutsuz musun , sıkıntılar içinde misin, hasta mısın dön kendine bak , önce kendine güven, bak insanlara nasıl güvenmeye başlayacaksın, bir de insanlarla ilişkilerinde övünmeyi bırak, malını , mülkünü, okuduğun okulları, yazdığın kitapları at kenara bunlar güveni zedeler , insanların karşısına kendin olarak çık ! Malları, mülkleri, ünvanları ile insanlara gelenlerin dibini karıştırın onlar iflah olmaz ırkçılardır ve onlar hiç kimseye güven duyamıyacak kadar bedbaht zavallılardır!

Bayramlar insanlığımızı yaşadığımız günler olsun bütün temennim budur ,
Günümüz hoş geçsin..
Günaydın dostlar ..

adı geçen yazar

Next Post

İKTİDARIN “KAYIKÇI DÖVÜŞÜ”: İSTANBUL SÖZLEŞMESİ[*] SİBEL ÖZBUDUN

Çar Ağu 12 , 2020
Print 🖨 PDF 📄 eBook 📱 “burada daha ne kadar öleceğim? yeryüzüyle gökyüzün aracısı olarak bulutu haraca kestiğiniz yerde?”[1] AKP’nin ayağı İstanbul Sözleşmesi’ne fena dolandı. İktidarının henüz “demokrasiyle barışık”, “AB hedefinden kopmamış”, seçmen desteğinin yüzde 50’lerde seyrettiği günlerde hazırlanmasına nezaret edip Türkiye’nin ilk imzacısı olmasını sağladığı “İstanbul Sözleşmesi”ne karşı parti […]
Translate »