Hozat Toplantısı ve Sonuçları /Turabi Saltık

Turabi Saltık
Araştırmacı Yazar

Feratıc Diab Ağa ile Koçanlı İdara Ağa’yı Çemişgezek Kaymakamı çağırmış, Ermenilerin yakalanması için yardımcı olmalarını istemişti. Feratıc Diab Ağa bu sıralar anlaşma yoluna gitmişti. Koçanlılardan İdara Ağa ise böyle bir yolu kabul etmemişti. O sıralar ordu Çemişgezek’in Ağtük köyünü kuşatmıştı. Ağtüklü Ermeniler, Diab Ağa’nın amcası oğlu olan Küçük Ağa’nın yaşadığı Hayçar Köyüne sığınmışlardı. Köyü kuşatan Binbaşı, Ağtük’ün boşaltıldığını ve Ermeni Köylülerin Hayçar’a, Küçük Ağa’ya sığındıklarını öğrenince, Küçük Ağa’ya haber göndermişti: “Eğer kendi köyünün top ateşine tutulmasını istemiyorsan Ağtük’ten gelen Ermenileri teslim et!”

Küçük Ağa, Ağtük’e oğullarını göndermiş, Binbaşı’yı Hayçar’a devet etmişti. Ona yemek vermiş, ağırlamıştı. On beş yaşlı Ermeni’yi getirip Binbaşıya göstermişti. “İşte benim yanımdaki Ermeniler bunlar. Bunları sana hediye ederim ama öldürülmelerini asla istemem. Eğer sürgün eder öldürürsen, bunları da sana vermem!” demişti. Binbaşı çekip gitmişti.

Ağtüklü Ermeniler ve Dekke Köyündeki Ermeniler, Küçük Ağa kendilerini Binbaşı’ya verir diye gene de Hayçar Köyünde kalmadılar. Kendi istekleriyle Koçan aşiretinden İdara Ağa’nın yanına sığındılar. Ağtüklü Ermeniler Hayçar’a Küçük Ağa’nın yanına sığındıklarında, mallarını da Diab Ağa’nın ve Küçük Ağa’nın akrabası Üsen Ağa’ya vermişlerdi. İdara’nın yanına gittiklerinde mallarını geri istediler. Üsen Ağa, Ermenilerin mallarını vermedi. Ermeniler hiçbir şeylerini geri alamadılar. Hatta bu malları vermemek için Ağtüklüler, İdara’nın yanına giderken onları Çemişgezekli Binbaşıya şikâyet etmişlerdi. Şikâyet edenin Üsen Ağa olduğundan şüpheleniyorlardı. Üsen Ağa’ya emanet ettikleri eşyalardan hiçbir şey geri alamadılar.

Rus Ordusu Erzincan’ı ele geçirince, Ağtüklü ve Dekkeli Ermeniler Erzincan’a geçmiş, oradan Erzurum’a gitmişlerdi. Yollarda kayıplar vermişlerdi. Oradan Ermenistan’a geçmişlerdi. Ağtük köyünden pek çok Ermeni, Gönüllü Ermeni Birlikleri’nde asker olmuşlardı. Çatışmalarda Ağtük Köyünden Rupen Sukoyan öldürülmüştü. Daha önce Hayçar’da Küçük Ağa’nın yanına sığınan ve oradan da İdara’nın köyüne giderken şikâyet edilmesi üzerine Rupen Kaçtığı sırada Çemişgezek Binbaşısının askerlerinin açtığı ateşle yaralanmıştı. Ağtüklü Rupen’i, Alevi Kızılbaşlar tedavi etmişti. Dekkeli iki kardeş Ağdazar ve Bağdazar Mardirosyan ise Erzincan’da öldürülmüşlerdi.

Ermeniler, Dersimli Koçan aşiretini çok güvenli buluyorlardı. Çemişgezek Kaymakamı Tahsin Bey, Hımayak adlı bir Ermeni’nin başı için 50 altın vaad etmişti. Hımayak, Uskeğ köyüne sığınmıştı. Kemo onu öldürmüş, başını kesmiş, kaymakama götürmüştü. Kemo bir gün korek (darı) tarlasına su verirken İdara Ağa gitmiş yanına; “Sen Hımayak’ı öldürdün, başını kestin. Adımızı rezil ettin!” diyerek Kemo’yu öldürmüştü. Diab Ağa ise kendi Köyü olan Akirek’e sığınan 15 Ermeni gencini hükümete bu sıralar teslim etmişti. Yanında çalışan Akirekli Ermeni Garo’yu bile hükümete teslim etmeye niyetlenmişti.

Ermeniler o zamanlar daha çok Koçanlı İdara Ağa’nın çevresinde toplanmışlardı. Bir de Pirler, Rayberler, Dedeler ile Kerikuşaklı Beko Ağa, Ermenileri içten sahiplenmişti.

İdara Ağa, 1908 Kürt isyanı nedeniyle Diab Ağa ile birlikte Diyarbakır zindanında hapis yatarken bir Ermeni kadını kendilerine sık sık yiyecek getirirmiş. Bir gün İdara Ağa o kadından bir ip ve bıçak istemiş. Hapisten Diab Ağa’yla birlikte kaçıp kurtulmuşlar. İdara Ağa, Bozan ve Amutka’ya, Diab Ağa da Akirek’e gelmiş. Xozat Mutasarrıfı, İdara Ağa’ya resmi bir yazı göndermiş; Çemişgezek’te saklanan 10 bin Ermeni’nin hükümete teslim edilmesini istemişti. Bunun üzerine İdara Ağa bir toplantı yapmıştı.

Bu toplantı tarihe HOZAT TOPLANTISI diye geçmişti. Bu Toplantıya Hayçar’dan Küçük Ağa, Kalecik’ten Feratanlı Sedxan Ağa, Amutka’dan İdara Ağa ve ev sahibi olarak Kerıkuşaklı Beko Ağa katılmışlardı. Ayrıca Ağzonik köyünden Mahmut Ağa ile Puko ve Peyik’te yaşayan Sarı Saltıklı Pir Mılla Dayı katılmışlardı. Kankırozlu Seyit Ağa ile Cafer Ağa da katılmış toplantıya. Seyit Ağa da Koçanlıydı. Kararsız davranıyordu. Xozat’ta hükümetle devamlı ilişkileri vardı. İdara Ağa’ya Xozat Mutasarrıfı’ndan gelen yazıda Ermenilerin teslim edilmesi isteniyordu. Dersim merkezi Xozat’ta yapılan bu toplantıda hiçbir Ermeni’nin teslim edilmemesi kararı alınmıştı.

Bunun üzerine Sarı Saltıklı Pir Mılla Dayı, elindeki değneği havaya kaldırmış; “Bu Xızır’ın değneğidir. Seven öpsün. Hiçbir Ermeni’yi teslim etmeyeceğiz!” demişti. Herkes sırayla değneği öpmüş ve altından geçmişti. Sonra Xozat Mutasarrıfı’na haber iletmişlerdi: “Bizden içimizde bulunan Ermenilerin teslim edilmesini istiyorsunuz. İçimizde biri nalbant, öteki semerci iki yaşlı Ermeni dışında kimse yoktur! Eğer duysak ki dünya üzerinde başka hiç Ermeni kalmamış, onları da biz öldürür, size vermeyiz!”

Dersim’in her yanında Ermenilere sahip çıkılmıştı. Dersimli Kızılbaş-Aleviler hep mazlumdan yanaydılar. Onlar, Ermenileri Dersim içlerinde çok uzun zaman korudular. Sonunda da hiçbirinin burnu kanamadan, sağ salim olarak yaklaşık 40 bin Ermeni’yi Kafkas Bölgesine ulaştırdılar.
*
SALTIK Turabi, Zamanın Döngüsünde Dersim, Fam Yay,., İstanbul.

Simurg-News'i sosyal medyadan da takip edebilirsiniz!
Translate »