HAK HUKUK ADALET ve DEMOKRASİ DİYE DİYE GELDİK BU GÜNE – SAMİ ÜLKER

Sami Ülker
Konuk Yazar

80 faşist darbesinden önce köydeki çobanlar, tarladaki çiftçiler, okuldaki öğrenciler, göçerler, manavlar, bakkallar , nalbantlar , sanayideki ışçiler yani bilumum halk şunu bilirdik ;

HAK VERİLMEZ ALINIR
Ve öyle de yapardık, sendikal örgütlenmede patronun adamlarında sopa varsa bizde de sopa vardı, taşla sopayla alırdık sendikal hakkımızı ve otururduk karşısına patronların, direniş silahı elimizde sert sözlerle uyarırdık, ya isteklerimize razı olursun ya da kilit vururuz işyerinin kapısına, o günleri bir sendikacı olarak da yaşamış birisi olarak söylüyorum, örneğin Nakliyat İş sendikasında hep böyle oldu , o günleri yaşayanlar bilir 76 – 77 yılları…

Ve yine bizim özellikle en yoksullarımız bilirdi ;
Zenginin arabası dağı taşı aşar, yoksulun arabası düz yolda şaşar, yani düzen zenginin düzenidir ve yine bilirdik mahkemelerde bir zenginle bir yoksul eşit değildir, hiç bir zaman yoksul bir zengin karşısında mahkemelerde kazanmamıştır, yine şunu iyi bilirdik,bu düzenin adaleti zenginlerden yana , yoksullardan yana olanlar zaten ortadan kaldırılır!
Bir şey daha bilirdi bu memleketin bütün yoksulları, seçimle kurtuluş gelmez ve biz zenginlerin adamlarını seçiyoruz, azıcık yoksullardan yana konuştu diye Bülent Ecevit ‘ in peşine düştüler ama öyle kimse kurtuluş umuduna kaptırmadı kendisini !

Demokrasiye gelince biz onu Demirel ‘ in dilinde bir lakırdı olduğunu bilirdik ve gırgır geçerdik!
Sonra faşist darbe oldu ;
Alçak darbeciler, önce karıştırıp barıştırdılar , zorla istiklal marşı söykettiler , az mı dinlettiler hapisanelerde devrimcilere Müşerref Akay ‘ ın şarkılarını, darbe günleri yılgınlığa kapılanlar libarelleşti, yetmedi sistem partilerinde yer aldılar …

Yıllar içinde gördük ki ;
Sanki sınıfsız bir toplumda yaşıyormuşuz gibi hak , hukuk, adalet tanımları yapılır oldu ve sadece bununla da kalmadı bizim anlı şanlı ” devrimcilerimiz ” adalet savunucusu , hak hukuk arayıcısı haline geldiler, yollara düştüler, nefesleri yettiğince haykırdılar, hak hukuk adalet diye , sanki uyuşturulmuş gibi , dumanlı havada kurtları kuzuları birbirine karıştırdılar…
Neredeyse bütün sendikalar sınıf örgütü olmaktan çıktı bir tür hak hukuk peşinde koşan sivil toplum örgütleri haline geldi , kırk seneden bu yana bir milim hak alındı mı , aksine elemizde ne varsa aldılar, hiç bir işlevi olmayan sözde sendikalar verdiler , hiç bir işlevi olmayan sözleşmelere imza attılar ve alın bununla oyalanın dendi işçilere, emekçilere!

Kime sorsanız;
Lâik, demokratik , sosyal hukuk devletinden yanayız diyor , soralım o zaman , bu nasıl olacak ;
İşçiler laik Cumhuriyette sömürülmez mi, sendikalar daha mı etkindir, sömürü çarkı dönmez mi, sosyal hukuk devleti ne demek , ne zaman uygulandı, topraklar kimin , kimin bütün işletmeler, kimin bu ordu, bu polis , kimin için bu hapishaneler, kim yatar yüzlerce yıldır her dönem o hapishanelerde , bu mahkemeler kim için kuruldu , ne zaman ışçiler patronlara karşı mahkemelerde kazandı!
Yetmiş yıldır çok partili seçimler oluyor ne zaman yoksulları savunan bir parti iktidar oldu , ya da olur mu , seçimlerle neyi aldınız ve alacaksınız, nedir bu tantana !

Devrimin partisi ;
HAK, hukuk , adalet ve DEMOKRASİ mücadelesi verir fakat DEVRİM hedefinden vaz geçmeden, devrimin partisi elbette gerekirse seçime girer, fakat bütün kürsüleri devrimin propagandası için kullanmak kaydıyla, devrime gidişi yolundan saptıranlarla yolunu ayırır!


Sonuç ;
Hak, hukuk , adalet ve DEMOKRASİ DİYE DİYE geldik bir çıkmaza, geldik kasaphaneye , geldik kölelik toplumuna ve hala birileri bu masallarla uyutmaya çalışıyor yoksulları!
Unutmayalım bu sistemin bütün partileri tek cephedir , önemli olan bütün bu sistemin kurumlarına karşı devrimin cephesini örgütlemektir , gerisi boşa kasnak çevirmek ve hayal satmaktır!
Merhaba DEVRİMCİLER
Selam dostlar …

Simurg-News'i sosyal medyadan da takip edebilirsiniz!
Translate »