ÇHD bir gelenektir.
Zorbalar, despotlar ve tiranlar karşısında hakkı, hukuku ve adaleti savunan bir gelenek.
ÇHD’liler, halkın avukatları da bu onurlu mücadelenin sürdürücüleridir.
Biz bunun böyle olduğuna gündelik hayatımızdan ve tarihsel deneyimimizden tanık ve tarafız.
Onlar bu mücadeleyi verir, halkın davasını savunurken hiçbir bedeli ödemekten geri durmadılar, boyun eğmediler, teslim alınamadılar.
Bugün Silivri’den Burhaniye’ye tüm zindanlara uzanan özgürlük ve adalet mücadelesinde onlar, bedenlerini bir barikat olarak despotların karşısına dikiyorlar.
Bunun son örneği, Ebru Timtik ile Aytaç Ünsal’ın aldıkları, mücadeleyi yeni bir boyuta taşıma kararıdır.
Onların bu kararlılığı, adil yargılanma talepleri ile müvekkillerini savunma ısrarı, dost-düşman herkes tarafından ciddiye alınmalı ve geniş halk kitlelerine mal edilmelidir.
Onlar yaşamı, ama onurlu bir yaşamı savundukları için bedenlerini öne sürüyorlar.
Onurlu bir yaşam için mücadelelerine ses verelim!
 
Sibel Özbudun-Temel Demirer, 5 Nisan 2020.
 
Simurg-News'i sosyal medyadan da takip edebilirsiniz!