İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

DİRİL ÇİFTİNDEN ŞİMUNİ DİRİL’İ SİZ ÖLDÜRDÜNÜZ

Zeynep Tozduman
Yazar

Dün akşam saatlerinde basın ajanslarına bir ölüm haberi düştü. 11 Ocak 2020 günü Şırnak/Beytülşebab ilçesine bağlı Kovankaya köyünde yaşayan Asuri/Keldani  Şmuni ve Hürmüz Diril çifti sözde kimliği belirsiz kişiler tarafından kaçırıldıktan yaklaşık 70 gün sonra ölüsü yaşadıkları köyün deresinde bulundu. Bunlar devletin etkili ve yetkili ağızları tarafından açıklanmasa da bizler pekâlâ biliyoruz ki faili belli cinayetler.

Mehri ( Kovankaya)köyünde kaçırılan Diril çiftinden kaçırılışıyla ilgili tam 70 gündür net bir bilgi alınamadı. Devletin kuş uçsa haberi olduğu noktada iki insan bir türlü bulunamadı. Bazı basın kuruluşlarında örgütün Diril çiftini kaçırdığı haberleri yayınlandığından bu yana da örgüt bu olayla ilgili haberi ne yalanladı ne doğruladı. 0 günden beri ülke gündemi Depremlerle, yoksulluk ve geçim sıkıntısından intihar edenlerle, Korona virüsüyle manşet olurken Diril çifti unutulmaya bırakıldı. Sosyal medyada sürekli #DirilÇiftiNerede haştagı canlı tutulmasaydı bu gün belki Şimuni Diril’in ölüsü bile bulunmayacaktı..

Şmuni Diril’in cansız bedeni dere kenarında bulunduğu halde Hürmüz Diril’in henüz ölü ya da dirisine ulaşılamadı akibetinin aynı olduğundan hiç şüphem yok lakin umut etmek, güvenmek istiyorum hala yaşadığına.

Dile kolay tam 69 gündür iki insanın ölüsü ya da dirisi bulunamadı. Belki de bulunmak istenmedi kim bilir?

Aslında Diril çiftinin barış sürecinde ( Devletin Köyünüze dönün projesi kapsamında) ata toprağına dönüşüyle başladı ölüme yolculukları. Dün akşam haber ajanslarına ölüm haberi düşerken, Diril çiftinin çocuklarının yüreklerine ise kor ateş düştü. Bu ateşi sen, ben, o hep birlikte yaktık.

Asuri/Keldani halkına yapılan zulümleri yazmaya kalksak sayfalar yetmez. Yaşatılan her katliamda bizler hep bu son olur dedikçe sonu gelmek bilmeyen acılar yaşadı hep Keldani halkı. Diril ailesinin dramı hiç bitmedi.

‘’Şimoni Diril’in amcasının torunları da 1994’ten bu yana kayıp. 1994 yılında 12 yaşında olan İlyas Diril ve 16 yaşında olan Zeki Diril’den gözaltına alındıktan sonra bir daha haber alınamamıştı. Kayıp iki çocuğun hikâyesi, Cumartesi Anneleri’nin 628. haftasında da kamuoyuyla paylaşılmıştı.

Cumartesi Anneleri, İlyas ve Zeki’nin, 1989’da köyleri boşaltılınca İstanbul’a taşındığını, daha sonra kazandıkları parayı eve götürmek üzere 2 Mayıs 1994’te İstanbul’dan Şırnak’a doğru giderken gözaltına alındıklarını ve daha sonra kendilerinden haber alınamadığını duyurmuştu’’.

Bizler umut olamadık Papaz Remzi Diril kardeşimize. 1915’den beri bu güzel insanlara bir türlü güzel bir hayat armağan edemedik. Atalarının toprağında toprağa düştüler. Tıpkı 19 Ocak 2017’de katledilen Hrant Dink’in bir röportajında dediği gibi “Biz Ermenilerin bu topraklarda gözümüz var. Var, çünkü kökümüz burada. Ama merak etmeyin bu toprakları alıp gitmek için değil, bu toprakların gidip en dibine girmek için” sözleri sanki Diril çifti için söylenmişti.

Siz kanla beslenenler 1915’den günümüze özellikle bölgede Asuri/Keldani bırakmamak için her şeyi yaptınız. Kadınlarına, topraklarına, Evlerine, Kilise, Manastır ve mezar yerlerine hep el koydunuz. Kanın ve gözyaşının ülkesinde bir türlü doyamadınız kana ve mala…

Şu anda Dünya ve ülkemiz Diril çiftinin kaçırıldığı Ocak 2020’den bu yana Korona virüsüyle boğuşmakta. Ne yaparsan yap !.

Ölüm her kapıyı mutlak çalacak. Ölümlü dünyada niye bu zulüm?

Niye bu katliamlar? Doğanın yasasıdır zulmettiğin kadar zulme uğrayacaksın. 65 Yaşında bir ana, gülen gözlerle bir fotoğraf karesinde kaldı şimdi. Diril çiftinin çocuklarından ve Diril ailesinden ne kadar özür dilesek azdır. Biliyoruz geri gelmez, mümkün olmayan…

Onlar bu toprakların en kadim ve en güzel çocuklarıydı. Kıydınız birer, birer. Kıyarken bir gün kıyılcağınızı bilseydiniz kıyarmıydınız acep?. Neleri, neleri kaybettiniz kıyarken…

İçimdeki acıyı, öfkeyi, isyanı anlatacak bir cümleyi arıyor, arıyor bulamıyorum bir türlü. Bu gün sözcüklerim de öldü Şimoni Diril ile birlikte. Üzgünüm.

-Seslerine ses olmadığınız için üzgünüm
-Şırnak/Kovankaya köyünde komşuluk yapıp sahip çıkmadığınız için üzgünüm
– Asuri çiftin ata toprağında yaşamasına izin vermediğiniz için üzgünüm
-Onları sırf inancı (Hristiyan) yüzünden ötekileştirdiğiniz için üzgünüm
-Asuriler yaşadığı yeri cennete çevirdiği için üzgünüm. (Çünkü sizler hep cehennemde yaşamayı seçtiniz).
-1915’den günümüze seslerini boğduğumuz için üzgünüm
-Sırf mal, mülk doymak bilmeyen ihtiraslarınız için üzgünüm
-Asurilerin yaşam hakkını ellerinden aldığınız için üzgünüm
-Diril çiftine bu ölümü reva gördüğünüz için üzgünüm
-İnsanca ve birarada eşit koşullarda yaşama kültürünü geliştirmediğiniz için üzgünüm
-Komşunuzu sevmeyi yüz yıllardır bilmediğiniz/beceremediğiniz için üzgünüm
-İnsan olmanın erdemini hala öğrenemediğiniz için üzgünüm
EVET, evet sizler sessiz kalarak ŞİMONİ DİRİLİ öldürdünüz.
Asuri/Keldani halkının dostları olarak bizler sormaya devam ediyoruz.
#HürmüzDirilNerede


Diril ailesinin acısı, acımdır. Başta DİRİL ailesi olmak üzere tüm ASURİ halkının başı sağ olsun. Güle güle ışığın kadını…

ZEYNEP TOZDUMAN



Simurg-News'i sosyal medyadan da takip edebilirsiniz!
Translate »