Özlem Armen
Yazar
Simurg News Yazı Kurulu Üyesi

Toplumlarda, değişik kültürler ve değişik dinlerin mitolojileri vardır. Bu mitolojilerde dünyanın yaratılışı değişik anlatım ve inançlar vardır. Örneğin zamanı bulma konusunda birçok değişik inanç mitolojileri vardır. Bunlara baktığımızda zamanı keşfetmeleri daha çok mitolojik bir yaklaşımla başladığını görürüz. MÖ.2000 Yılın başların da Babiler; günü ve geceyi on ikişer saat olarak almışlar. Sonra saati atmış dakikayı saniyeye bölmeyi ayı ve ayın dünya etrafında ki dolaşımına göre haftalara, daha sonra haftayı yedi güne bölmüşler.

Fars inançlarına göre de gök yüzü farklı yaratılmıştır. Fars, rivayetlerinde; gökyüzü dört kat olduğu inancı var. Gökyüzü yedi kattan oluştuğu düşüncesi Sasaniler döneminde daha bir kalıcı inanç oturarak yaygınlaştığını görüyoruz.

Roma mitolojisinde gök ve yerin Uranus ve Gaia olarak ilk mitoloji tanrı olduklarını söylerler.
Çin mitolojisine göre ise göklerin, yerlerin yer altısı Yang ve Yin unsurların birleşmesiyle dünya var olmuştur.

Mandeizim de ilk yaratılan gök, üçüncü sırada yer gelmektedir. İnançsal olarak yer ve göklerin yaratılışı seyir halinde değişik olarak şekil kazanmıştır.

Tevrat’a göre ilk yer ve gök yaratıldı. Dinsel inanışın yaradılışı varsayımın ilk defa kendi içinde en tutarlı bir şekilde sistematize eden kitap Tevrat’tır. Tevrat’ ta göre tanrı Evreni ve içindekilerin altı günde yaratmıştır. Bazı kaynaklara göre de ilkin göğü yaratıldığı iddia ediliyor.
Yer yaratılırken bulanık ve boş olduğu söylenir, buna karşın tanrı dedi ki “ışık olsun” ve ışık oluşur. Tanrı ışığın güzel olduğunu gördü ışığı karanlıktan ayırdı. Böylece gece ve gündüz oluştu.
İslamiyet’te de buna benzer şeyler söylenilir. Gök ile yeri tanrı yaratıldığına dair mitolojik inançlar bolca.

Dünyada yaşayan her toplumun kendisine göre değişik mitiyolojik inanma biçimini yukarıda anlattık. Biz Dersimlilerde ise kendine göre bir Dünyanın yaradılış biçimine inanma biçimini görmekteyiz. Dünyayı yedi günde yatıldığına kötülük ve karanlıkların Çarşamba günü yaratıldığına inanıyor. Anadolu coğrafyasında özgünlüğünde yaratılan Dersim’de Mart ayının ikinci ve üçüncü haftasını kapsayan Çarşambalara denilir. Bu nedenler bu tarihler arasına rest gelen Çarşambalara “Kara Çarşamba” deniliyor. Dersim toplumu için inançsal boyutu Kara Çarşamba isimin de anlaşılacağı gibi karanlıkların tamamen son bulduğu gündür. Aynı zamanda aydınlığın günüdür. Bu inanç kültü aynı zamanda Dersimde yaşayan halkın Mart ayının Çarşamba günlerinde Pülümür çayın ve Munzur çayın birleştiği yer “Gole Çetu”yu ziyaret eder halk. Pişen lokmalar, edilen dualar eşliğinde bütün kötülükler toprağa gömülür. Evlerin her tarafı temizlenir, kapıların önü süpürülür. Kış ayının zorlu günlerini geride bırakılıp baharın bolluk ve bereketine kavuşulmasının müjdeler.


Hotemal olarak da bilinen Baharın başlangıç günleri, bir festival bayramını çağrıştırır Dersim’de.
Elbette, bir çok Mezopotamya halkları için bu günün önemi farklı veya aynı biçimde de anıldığını belirtmekte fayda var.
Hotmal, yedi ve mal yani mülkü anımsatır. Dersimliler için bolluk ve zenginliği ifade eder Hotmal.
Dersim’de bir çok eki inançlar gibi Hotmalda kendisine özgü inancını halen yaşamaktadır.
Mitolojik olsa da buna inanan ve bu vakitlerde görsel ya da biçimselde olsa halen Dersimde halk tarafından ziyaretlere gidilmesi ve duaların edilmesi, kötülüğü toprağa gömülmesini, İki nehrin birleştiği yerlerdeki bereketine minnet etmeleri bizim toplum için önemlidir. Doğa ve İnsan ilişkisinin zengin kültürüdür.
Bütün Alevi Kızılbaş inancın bu Hotmalleirni kutluyorum.

Simurg-News'i sosyal medyadan da takip edebilirsiniz!
Translate »