Turabi Saltık
Araştırmacı Yazar

Osmanlı İmparatorluğu 20.yy başlarında bir çözülme ve dağılma yaşıyordu. Dört yana fetihlerle giren Osmanlı, artık oraları kaybetmeye başlamıştı. Bu süreçte İttihatçı kadrolar milliyetçiliği yaygınlaştırıyordu. Artık Osmanlıcılık elden çıkmış, işe yaramaz hale dönüşmüştü. 1908’de iktidar olan İttihat-Terakki ideolojisi Pan-Türkizm ve Turancılıktı. Fiilen Almanya’nın siyasi izleri altına girmişti. Almanlar savaş çanları çalıyordu. İttihatçı kadrolar Almanlarla gönüllü işbirliği başlattılar. İngilizler ve Fransızların ise Osmanlı’yla ekonomik nüfuz ve imtiyazları vardı. İngilizlerin ve Fransızların Osmanlı içerisindeki temel dayanakları İstanbul ve İzmir’deki Rum ve Ermeni tüccarlardı. Almanya ise Türk ve Yahudilere destek veriyordu. Yeni Türk “burjuva sınıfı” politik temsilcileri -ki içlerinde Yahudi kökenliler de olan- Jön Türkler, Rum ve Ermeni sermayesini tasfiye etmek istiyordu. İttihat-Terakkiciler, Pan-Türkist Turan istekleriyle Orta Asya’ya yönelmişlerdi. Bu plan Almanya için biçilmiş bir kaftandı. Çünkü Rusya’yı sıkıştırmaya yarıyordu. Almanya’nın işine geliyordu. Enver Paşa ordusu, Pan-Türkist düşlerle Sarıkamış’ta kırılmıştı. İttihat-Terakki, Anadolu’da Ermenileri tasfiye etme arayışına ilk bu sıralar girişti.

O yıllarda Dersim’de durum nasıldı? Daha 1895’te Dersim’e Osmanlı saldırıları başladığında, Xozat, Çemişgezek, Mazgirt, Peri ve Çarsancak bölgesinden pek çok Ermeni, Suriye, Fransa ve Amerika’ya gitmişlerdi. Buraları terk edenler, 1908’den sonra Peri ve Çarsancak bölgesindeki köylerine geri dönmüşlerdi. Beraberlerinde pek çok yenilikler ve ileri fikirler getirmişlerdi. Bu sıralar Peri’de bir Ermeni okulu vardı. Okulun 300 öğrencisi bulunuyordu. Öğrenciler Ermenice eğitim görüyorlardı. Xarput Ermeni okulundan getirilen öğretmenler, öğrencilere Ermeni tarihi, kültürü, dili üzerine dersler veriyorlardı. Dersimli pek çok Kızılbaş bu sıralar Ermenilerden okuma-yazma öğrenmişti. Onlar da köylerde çocuklara okuma-yazma öğretmeye başladılar.

Sembolik Fotoğraf

Xozat’ta Kakuca’nın oğlu ile Sarı Saltıklı Hıdır Efendi Amerika’dan dönmüştü. Sarı Saltıklı Hıdır Efendi, Xozat’ın Ağzonik ve Peyik Köyü’nde öğretmenlik yapmaya başladı. Mazgirt ve Pertek köylerinde, Çemişgezek taraflarında ve Ovacık, Yeşilyazı, Sarıtosun köylerinde de okul açan Kızılbaşlar oldu. Peri Ermeni Okulu öğrencileri Peri’de o yıllarda bir tiyatro oyunu sergilediler. Bu, Dersim’de sahnelenen ilk tiyatro oyunuydu. “Çarşılı Artin Ağa” adıyla sergilenen oyun Dersim’in her yanında yankı uyandırmıştı. O yıllarda Kafkasya’dan, Van’dan gelen ilerici pek çok Ermeni, Çarsancak ve Peri köylerini ziyaret etmişti.

Sembolik Fotoğraf

O zamanlar Çukurova’da Adana, bölgenin tarım ve pamuk üretim merkeziydi. Dersimli yoksul Kızılbaşlar ve Ermeniler Çukurova’ya ırgatlığa gidip, Adana’da pamuk tarlalarında çalışıyorlardı. Çarsancaklı ve Perili Ermeniler de buralara çalışmaya gitmişlerdi. O yıllarda Adana’da Ermenilere yönelik bir katliam olmuş, pek çok Çarsancaklı Ermeni bu katliamda yaşamını yitirmişti. Peri ve Çarsancak’ta tez duyuldu bu haber. Buralarda yeniden büyük tedirginlikler yaşandı. Tıpkı 1895’teki Osmanlı saldırılarında yaşanan tedirginlikler gibi. Yeniden Ermenilere karşı Sünni Kürt Çarsancak beyleri ve ağaları ile Mazgirt Xiran, Şadili ve Îzol Alevi-Kızılbaş beyleri arasında Ermenilere karşı hareketlilikler yaşanmaya başlandı.

1912’de bir gün, Peri’nin önde gelen Türklerinden Hüsnü Bey, bir ziyafete Aleksan Ağa’yı davet etmiş. Peri suyunun kıyısında misafirlerini ağırlamış, birlikte yemiş içmişler. İyice sarhoş olunca havaya ateş etmişler. Dönüşte Hüsnü Bey’in adamları gelmiş, yeniden ateş etmişler. Aleksan Ağa’yı sırtından vurmuşlar. Bu olay Xozat Mutasarrıflığı’na götürülmüş. 1912’den 1915’e kadar üç yıl hiçbir sonuç çıkmamıştı.
*
Osmanlı, Ermenileri askere almak istiyordu. Peri ve Çarsancak’ta Tellal İbrahim adında biri, Peri sokaklarında çağrılar yapıyordu. Duvarlara askere alınacakların bildirimleri yazılı kâğıtlar yapıştırılıyordu. Perili zengin Ermeniler 45 altın ödeyerek askere gitmezken, yoksullar zor yoluyla silah altına alınmaya başlandı. Askere alınanlar, silahsızlandırılmış halde Erzurum taraflarında yol yapımlarında çalıştırıldılar. Askere alınanlardan sonra, tarlalarda çalışanlar azalmaya başlamıştı. Çarsancak ağaları ve beyleri tarım işlerinde kadın ve çocukları çalıştırmaya başladı. Böylece bey ve ağaların baskıları arttı. Hükümet ise vergileri arttırıyordu. Dış Dersim denilen bölgelerde Kürtler asker ve vergi verirken, bağımsız yaşayan İç Dersim’deki Aleviler-Kızılbaşlar asker vermiyor, vergi ödemiyor, bağımsız konumlarını sürdürüyorlardı.

Dış Dersim’de Sünni Kürtler Hamidiye Alayı oluşturuyorlardı. Silahlanan bu güçler, asker kaçaklarını arama bahanesiyle halka baskılar uyguluyor, Ermenileri sıkıştırıyorlardı. 1915 Mart’ında jandarmalar Çalxana Köyü’nden( Sağman Dersim’de) iki Alevi-Kızılbaş Kürdü kaçak diye yakalayıp Peri’ye götürmüş, bir tarla içinde halkın gözlerinin önünde kurşunlamışlardı. İstanbul’da ise 24 Nisan 1915’te 235 Ermeni aydını ve politik lideri tutuklanmıştı. Bu olayla Anadolu’da Ermeniler sürgün edilip katledilirlerken, Dersim, Ermeniler için en güvenilir sığınak oldu. Dersimli Aleviler-Kızılbaşlar Ermenilere sahip çıkmış, devletin “teslim et” çağrılarına olumsuz cevap vermişlerdi. Ermenileri Erzincan üzerinden Kafkasya’ya ulaştırmışlardı.

Bu olayların yaşandığı 1915’te Peri’deki hükümet görevlileri şunlardı: İttihatçı olan Ethem Bey kaymakamdı, Yüzbaşı Mecit Bey ve Kör Başçavuş’la birlikte görev yapıyordu. Hükümet görevlileri, Peri ve Çarsancak yöresinde tutuklamalara başlamıştı. Bir gün hükümet görevlileri, Peri Ermeni önde gelenlerinden Apkar Bulutyan, Krikor Holopikyan, Harutyun Ermoyan’ı kaymakamlığa çağırmış, Ermenilerin silahlarını teslim etmelerini istemişlerdi. Ardından Peri’deki Ermeni okuluna baskın düzenlemiş, aramalarda kitaplara ve arşive el koymuş, Peri’de uzun yıllar Ermenice eğitim veren okulun kapısını mühürlemişlerdi. İttihatçı Kaymakam Ethem Bey’in emriyle Peri Ermenilerinden 16 kişi tutuklanıp, Xarput’a hapse gönderilmişti. Xarput’a gönderilen tutuklular içerisinde öğretmen Ağavni Kasparyan, Kör Başçavuş tarafından öldürülmüştü. Xarput’a götürülen diğer 15 kişi ise yolda katledilmişti. Katledilenlerin Munzur Suyu’na atıldıkları haberi Peri’ye tez ulaşmıştı…
*
SALTIK Turabi, Zamanın Döngüsünde Dersim, Fam Yay, İstanbul.

Simurg-News'i sosyal medyadan da takip edebilirsiniz!