Çobanın Kavalı, Çocuğun Gülyüzünde Gurbet Oldu…


Kar yağıyordu güneşin gökkuşağı doğumuna. Çocuğun yüzüne lapa lapa konan kar tanelerini yalıyordu dudakları. Al dudaklarını iştahla yalanıyordu çocuk, yüzündeki gülümsemeye aldırmadan. Kuş uçumu uzaklıkta kangalların ulumaları duyuluyordu, karlı dağların yankısında. Çobanın kavalı, karakoyunun dudaklarını suya değdirmeden karşı kıyıya geçirirken kavalın yanık notaları dert oluyordu anamın çizgili yüzüne. Bir türkü tutturdu gelinlik kız. Gurbetteki asker sevdalısına özlemini anlatan yanık bir türkü. Hikayesi anamın rüyalarını süsleyen güzel bir hasret türküsü. 

“Gül olaydım, lal olaydım/hasretinden dert kokaydım/ sen kızıla ben yeşile/ erguvani gül olaydım/ gurbet sana benden yana/ özleminle bal olaydım…”

Uydurulmuş anamın dilinden düşmeyen gurbet türküsünü gelinlik kızın sesinden dinliyordu çoban. Kavalının nağmesini türkünün notasına eşlerken, çocuğun kar yağan yüzüne meraklı bakışlar oturdu birden. Ne çocuk, ne çoban, ne gelinlik kız, ne de anadan bir ses, bir nefes işitilmiyordu. Kurtlar, çomarlar, yılanlar ve dağ/taş bu ritme uyduklarından çıt yoktu doğada. Yokuşun dibindeki tavşan çalıların arasından fırlayarak bozdu sessizliği. 

Bunu duyan kuşlar cıvıldayarak erkenci horozu da uyandırırken; dağ/taş, akan su, tekmil doğa sabahın mahmurluğundan sıyrılarak sırasıyla ayaklandı birbir. Çocuk meraklı bakışlarına anlam yüklemeye çalışırken, yüzüne yağan lapa kapa kar taneleri, ömrünün bereketine derman oluyordu gülümseyerek. Ah bir çocuk olsam, düşsem yollara ve varsam sabahların ayazına da dursam selama. Gülümseyen şafaklara dans etsem durmamacasına. Bir düş alacasına uyanan sabahın, çobanın kavalında nağme, gelin kızın yanık sesinde türkü olsam. Anam ağlamasa da ben hiç duymasam ve lal olup sussam. Kuşlara, çıyanlara, yılanlara ve bil cümle doğaya bıraksam da hayatı dağların doruklarına varsam. Gurbetteki çocuğun öyküsünde kendimi bulsam, gelin kızın yanık türküsünde ağlasam da susup lal olsam. Gayri söz biter, doğa konuşur ve bize eyvallah kalır geriye…

Levent Kaçar 11 Temmuz 2020

İstanbul sabahı.

Simurg-News'i sosyal medyadan da takip edebilirsiniz!
Translate »