Cargill’de çalışırken Tekgıda-İş sendikasına üye olduktan sonra işten çıkarılan ve 2,5 yıl önce fabrika önünde eyleme geçmiş olan işçiler, direnişlerini yeniden şirketin İstanbul, Ataşehir’deki Palladium Tower’da bulunan genel merkezi önüne taşıdı.

Bugünkü basın açıklamasıyla “14 arkadaşımızı işten çıkaran şirket sebep olarak da kota fazlalığı ve daralmayı gösterdi ama üretim kapasitenizi ve yatırımlarınızı sürekli arttırdığınızı çok iyi biliyoruz” dediler.

Bursa Orhangazi’de 1999 yılında nişasta bazlı şeker ve hayvan yemi üretmeye başlayan ABD gıda şirketi Cargill’de Tekgıda-İş sendikasına üye olan işçiler işten çıkarılmıştı. İşçiler açtıkları işe iade davasını kazandı ancak şirket işçileri işe geri almayı kabul etmiyor ve tazminat öneriyor. İşçiler ise mahkeme kararının uygulanmasını ve işlerine dönmeyi talep ediyor.

Önce Bursa Orhangazi’de bulunan fabrika önünde direnişe geçen 14 işçi, 20 Ağustos 2019’da şirketin İstanbul’daki genel merkezi önünde oturma eylemine başladı. Virüs salgını nedeniyle eylemlerine ara vermişlerdi, bugün tekrar eylem alanına döndüklerini duyurdular.

“Tek derdiniz sendikal örgütlenmeyi engellemek”

İşçiler bugünkü basın açıklamasını Burger King’in en büyük tedarikçilerinden bir tanesi olan Fasdat Gıda’nın Beşiktaş’taki binası önünde yaptı ve şunları söyledi:

“Sizin tek derdiniz: Sendikal örgütlenmeyi engellemek! Çünkü sendika gelirse, dürüst çalışmak zorundasınız, Adaletli olmak zorundasınız, yıllarca emeğini sömürdüğünüz işçinin refah payını yükseltmek zorundasınız. Çünkü sendika gelirse, insan gibi yönetmek zorundasınız!

“Hak ve özgürlüklerine sahip çıkan bir işçiyi asla istemiyorsunuz! Sırf bu yüzden 14 arkadaşımızı işten çıkartarak suç işlediniz. Tüm baskılarınıza ve engellemelerinize rağmen 846 gündür işten çıkartılan arkadaşlarımızla onurlu mücadelemize devam ediyoruz.

“Madem ki bu hak ve özgürlükler bize tanınmış sonuna kadar yararlanacağız. Bu hakkı çiğnetmemek için her türlü mücadeleyi vereceğiz. İşten çıkarılan arkadaşlarımızın alın teri, siz değerli müşterilerin katkılarıyla zenginleşen ve sürekli büyüyen Amerikan şirketi Cargill; artık sendika düşmanlığını bırakmalı, işten çıkarılan arkadaşlarımızı derhal geri almalıdır.”

Mahkeme: Sendikal faaliyet nedeniyle çıkarıldılar

Tekgıda-İş Sendikası Örgütlenme Sorumlusu Suat Karlıkaya, nasıl direniş kararı aldıklarını bianet’e şöyle anlatmıştı:

“İşçiler ya gidip başka bir fabrikada çalışacak ve orada da haklarını aradıkları zaman yine işten çıkarılacaktı ya da burada direnişe geçecek, haksızlığa uğradıkları yerde mücadele edeceklerdi. Ortak bir mücadele kararı aldık.”

Açtıkları davanın lehlerine sonuçlandığını ifade eden Karlıkaya, “Tek talebimiz var, işbaşı yapmak” dedi:

“Mahkemeye görüş sunan bilirkişi, işçilerin, işverenin iddia ettiği gibi ‘kota sebebiyle’ değil sendikal faaliyetleri nedeniyle işten çıkarıldığı yönünde rapor hazırladı. Mahkeme de bu rapora uydu, bizi haklı buldu. İşçilerin işe iadesi ve sendikal tazminata hükmedildi. İşçiler 4 net 12 brütten başlayan tazminatlar kazandılar. Ama talebimiz işe iade edilmek.

“İşveren ise kararı temyiz etti. Biz mücadeleye devam edeceğiz. Bu direniş kazanıldığı zaman sadece 14 işçi değil işçi sınıfı kazanacak. Dayanışma bekliyoruz.”

Cargill’den açıklamaGelişmelere ilişkin Cargill’den yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi:”Cargill olarak 1960’lı yıllardan bu yana Türkiye’de gıda, endüstriyel & biyoendüstriyel ürünler ve hayvan besleme alanında faaliyet gösteriyoruz. Yüzde yüz yerli ürünleri alıp, beş üretim tesisimizdeki Türk mühendislerle işliyoruz. Türk sanayisi için kritik önemdeki sektörlere hammadde ve ara ürün tedarik ediyoruz. İthalata karşı yerli ve milli üretimi destekleyerek, Türk ekonomisine katkıda bulunmaktan gurur duyuyoruz.Faaliyet alanlarımızdan biri olan tatlandırıcı üretimimiz, devletimiz tarafından belirlenen kotaya bağlı olarak 2018 yılında önemli ölçüde azalmıştır. Bu nedenle Orhangazi Mısır İşleme Tesisimizde küçülmeye gitme kararı alarak, 16 çalışanın iş sözleşmesini feshetmiştik.İş sözleşmesi feshedilen işçilere ilişkin Nisan 2018’de başlayan dava süreci, Nisan 2020 itibarıyla sona ermiştir.Cargill olarak, mahkeme kararı ile sunulan seçeneklerden biri olan sendikal tazminat ödeme yolunu seçerek, tazminat bedellerinin tamamını davacılara ödemiş bulunmaktayız. Süreç Cargill açısından mahkeme kararına uygun şekilde tamamlanmıştır. Türk hukukuna ve mahkeme kararlarına saygımızın sonsuz olduğunu ve yasal tüm yükümlülüklerimizi yerine getirdiğimizi belirtmek isteriz.İş sözleşmesi feshedilen 16 işçiden 14’ü Cargill’e karşı dava açmıştır. Hukuki sürecin son aşamasında, mahkeme tarafından nihai ve temyiz yolu kapalı kararlar açıklanmıştır. Söz konusu kararların dördünde, mahkeme Cargill Türkiye’nin sendikalaşma nedeniyle ayrımcılık yapmadığına hükmetmiştir. Dava dosyalarının ikisinde, çalışanlar sendika üyesi olmadıkları için konu hakkındaki görüşler tartışmalıdır. Diğer sekiz dosyada ise mahkeme, işten çıkarmaların zamanlaması nedeniyle ayrımcılık yapılmış olabileceği yorumuna dayanarak, bu yönde karar almıştır. Cargill Türkiye, mahkeme kararları gereğince tazminat bedellerinin tamamını ödemiş bulunmaktadır. Böylece tüm dava dosyaları kapanmıştır. Davacıların tazminat bedellerini tahsil etmesiyle birlikte, hukuki süreç mahkeme kararına uygun şekilde tamamlanmıştır.Cargill olarak Türk hukukuna ve mahkeme kararlarına saygımızın sonsuz olduğunu, yasal tüm yükümlülüklerimizi yerine getirdiğimizi bir kez daha vurgulamak isteriz. 155 bin çalışanı olan küresel bir şirket olarak, faaliyet gösterdiğimiz 70 ülkede olduğu gibi, Türkiye’de de çalışanlarımızın haklarına ilişkin yasalara ve düzenlemelere tam uyumla çalışmalarımızı sürdürmekteyiz.”
Cargill hakkında 
ABD, Minnesota merkezli küresel gıda şirketi Cargill, 1865’te kuruldu. Bugün ABD’nin hasılatı en yüksek şirketi. Gıda, tarım, finans ve endüstriyel ürün sektörlerinde faaliyet gösteriyor.Cargill Türkiye de faaliyetlerine 1960 yılında yerli ortaklık ile başladı, 1986 yılından itibaren kendi adıyla devam etti. Bugün İstanbul, Bursa, Adana, Ankara, Balıkesir, Kocaeli ve İzmir’de 600’den fazla çalışanı var.Cargill’in Türkiye’deki faaliyetleri şöyle: Nişasta ve tatlandırıcı üretimi ve satışı; Yenilebilir bitkisel yağ üretimi ve satışı; Oleo-kimyasal ve bio-endüstriyel ürünlerin üretimi ve satışı; Kakao ve çikolata ürünleri satışı; Kıvam verici çözüm ürünlerinin satışı; Hayvan beslenmesine ait premiks, temel karışım ve özel ürünlerin üretim ve satışı.GDO’lu tohum başta olmak üzere tarımda birçok tartışmalı uygulamaya imza atan gıda tekeli, “dünyanın besin ihtiyacını karşıladıklarını” ileri sürüyor.
(AS)
Kaynak:bianet.org

Simurg-News'i sosyal medyadan da takip edebilirsiniz!