“BİZLER YAŞAMI UĞRUNDA ÖLECEK KADAR SEVİYORUZ”

Levon Terziyan
Sinemacı Yazar
SimurgNews
Yazı Kurulu üyesi

Adıyamanlı Partizan Misak Manusyan 22 yoldaşı ile birlikte Fransa’da kurşuna dizilmeden önce Nazi komutanının “Ölmeden önce son bir isteğiniz var mı?” sorusuna bu tarihi cevabı vermişti. Nişancı Partizan Birlikleri-Göçmen El Emeği örgütünün lideri olan Manusyan; Yahudilerden, Franco Diktatörlüğü’nden kaçan İspanyollardan, Baskli Katalanlar’dan ve Çingenelerden oluşan Göçmen Partizan Grubu’yla Nazilere karşı Fransa’da çok sayıda sabotaj ve suikast eylemleri düzenlemişti. Bu eylemler rütbeli Nazi askerlerine de yönelince Hitler çare olarak, aynı zamanda şair de olan Partizan Manusyan’ın yakalanması için basına para ödülü koydu. Hitler’in emriyle 15 bine yakın “Yabancı Suç Çetesi” afişleri bastırıldı. Afişte 9 Yahudi Partizan ile onlara önderlik eden Misak Manusyan’ın ismi vardı. Missak Manusyan Hitler’in özel polislerinin yeraltı araması sonucu gelen bir ihbar üzerine yakalandı. Partizanlar günler boyunca Naziler tarafından işkencelerden geçirildi. Missak Manusyan ‘56 saldırı,150 Nazi askerinin öldürülmesi ve 600 civarında Nazi askeri ve onların yerli işbirlikçilerinin cezalandırılması’ suçlarından yargılandı ve 22 yoldaşıyla ölüm cezasına mahkum oldu.

23 Partizan 1944’te Nazi askerleri tarafından kurşunlanarak katledilmeden önce infaztan sorumlu SS şefi; Missak Manusyan’a gülerek: “Ölmeden önce son bir isteğiniz var mı?” diye sordu. Manusyan, SS görevlisine, “Bizler yaşamı uğrunda ölecek kadar seviyoruz” dedi ve ardından katledilmeden önce eşine yazdığı son mektubundaki gibi haykırdı: “Zafere ve hedefe iki adım kala oluyorum. Bizden sonra yaşayacaklara; yarının, özgürlüğün ve barışın güzelliğini tadacaklara ne mutlu…”

1944’te katledilen Missak Manuysan Grubu’nun en yaşlı üyesi Ermeni Partizan Armenak Arpin Tavitian; en genci ise Thomas Elek isminde bir Macaristan Yahudisi idi. Katledilmelerinden sonra Hitler’in özel emriyle Manusyanlar’ı yakalatmak için bastırılan 15 bin afişin altına; Fransız gençleri geceleyin gizlice “Fransa için öldüler”, “Yaşamak için öldüler” yazılarını yazmışlardı. Yine Manusyan grubunun yabancı göçmenlerden oluşmasından dolayı Hitler Fransızlara alaycı bir dille seslenerek: “Sizi bu yabancılar mı kurtaracak?” demişti. Ne tesadüftür ki Hitler Faşizmi’ne son vererek Berlin’i fetheden Sovyet Mareşalı bir Ermeni olan Hovhannes Bağramian’dı. Yine Nazi Parlamentosu Reichstag’a Kızıl Bayrağı çeken de Reichstag’in önünde davullu zurnalı zafer halayı çekenler de…

Fransa’nın Nazi İşgali’nden kurtulmasında büyük bir emeği olan ve Hitler tarafından “Sizi bu yabancılar mı kurtaracak?” denilen 23 Göçmen Partizan 1945’te Fransa’da düzenlenen zafer yürüyüşünde de unutulmadılar. Fransızlar yürüyüş esnasında Hitler’in sözlerine gönderme yaparak “Yabancılar” değil; “Kardeşlerimiz” kazandı” pankartları taşıdılar.

Fransız şair Luis Aragon, Partizan Şair Missak Manusyan’ın infaz edilmeden önce kullandığı “Bizler yaşamı uğrunda ölecek kadar seviyoruz” sözüne atfen bir de şiir yazdı:

“Tüfekler çiçek açtığında 23 kişiydiler
23 yürek kendini tümden veren
YAŞAMI UĞRUNA ÖLECEK KADAR YAŞAMI SEVEN 23 KİŞİ
Fransa tek sözcüktü ağızlarında
Ve yıkıldılar yere birbirlerinin ardına” (Luis Aragon, Kızıl Afiş Şiiri.)

Simurg-News'i sosyal medyadan da takip edebilirsiniz!
Translate »