An gelir Haziran’da kar yağar dağımıza, gönlümüze…

Ne denebilir ki; Sözün bittiği durumda özlem duygusu girer devreye, söz susar yürek konuşur. Anılar, anılar. Söyle artık ne söyleyeceksen, susma artık ve susarak özleme, konuş onunla, şimdiye kadar içine attıklarını…

Elmanın seni sevmesini beklemeden bir elmayı sevmek emeğe değer vermek demektir. Elmayı bir düşün ya da meyve ağaçlarını, her yıl hiçbir şey beklemeden sunarlar en güzel ve taze meyvelerini. Ne karşılığında; sadece bir tutam günışığı ve bir yudum su, biraz da sevgi.

Biz vermeyi unuttuk, en çok da vermenin ve sevmenin çoğaltıcı özünü. Bazı duygular karmakarışık eder insanı, sözler yumru olup düğümlenir boğazına. Yaşanmışlıkların çokluğu ve yoğunluğu üzerine, söze nereden başlayacağını ve nasıl bitireceğini bilemezsin. Duyguların çok bilinmeyenli bir denklemin çözülemeyen bir kördüğümüdür o vakit.

İşte öyledir bir ananın elvedası üzerine yazmak. Ne diyebilirsin ki beklenmedik bir elvedaya; güle güle İzzet anam, anılarınla ve güzel şefkatinle hep hatırlayacak dostların seni, güle güle…

Simurg-News'i sosyal medyadan da takip edebilirsiniz!