Bir Kadının Manifestosu – Ergür Altan

Ergür Altan
Öğretmen Yazar Şair

Özür diliyoruz bayım; Madımak’ı “dumanlı hava sahası”na çevirip, biz ozanları, aydınları, can`ları soluksuz bıraktığınızda, cebimizde sigara paketi olanlarımız vardı !

Özür diliyoruz bayım; anneliği kutsayıp da, Cumartesi Anneleri`nden ölü çocuklarının bedenlerini, kemiklerini esirgemenizi makul karşılamalıydık ve biliyoruz ki, cennet ayaklarımızın altında değil, vatan bellediğimiz çocuklarımızın, körpeciklerimizin sağlıklarında, huzurlarında, gülüşlerindedir…

Özür diliyoruz bayım; asker çocuklarımıza kıyılırken, “inşallah bütün çocuklarımız şehit olur” diye paylaşımlar yapmalıydık sosyal medya hesaplarımızdan!

Özür diliyoruz bayım; zeytinliklerin, ormanların ve derelerin de biz gibi, hatta bizden de öte bir can olduğunu savunmak, siz siyasetçileri, senatörleri, patronları, çok üzdü, özür diliyoruz…

Özür diliyoruz bayım; biz kadınların giyiminden, makyajından, oturuşundan tahrik olmanız, sizin namuslu olduğunuzu gösterir ve bizde bunu takdir edecek potansiyel, sizin bütün çabalarınıza, bize sunduğunuz bütün imkanlara rağmen henüz bulunmamakta!

Özür diliyoruz bayım; bir çocuğa tecavüz edildiğinde, “küçüğün rızası” olabileceğini düşünemedik ve nasıl bir annelik içgüdümüz varsa artık, çocuklara “küçük” diye değil, “yavrum” diye, “evladım” diye, “oğlum” diye, “kızım” diye hitap ediyoruz.

Özür diliyoruz bayım; bir insanın LGBTİ olması, ateist olması, feminist olması, o insanı itibarsızlaştırmanızı gerektirir ve biz nedense, “yaratılanı yaratandan ötürü” değil, bütün can`ları vicdanımızdan ötürü seviyoruz.

Özür diliyoruz bayım; hâlâ gülümseyebiliyoruz, çok fenayız, çok!

Hâlâ direnebiliyoruz, hâlâ şiir okuyabiliyor, gökyüzüne bakabiliyor ve hayata kedilerle, köpeklerle, doğayla tutunabiliyoruz…

Özür diliyoruz bayım; emeğimizden, vicdanımızdan, kadınlığımızdan zerre ödün vermiyoruz biz kadınlar, bağışlayın bizi lütfen!

Yakılan her ozan, kıyılan her çocuk, kurutulan her ırmak biz`iz; ölüler bahçesidir yüreğimiz ve ölüler bahçesindeki solgunluklarımıza barış dilinde ninnilerle sesleniyoruz…

Özür diliyoruz bayım; hâlâ sevebiliyoruz, çok fenayız, çok!

Hâlâ umutlanabiliyoruz, hâlâ şarkı söyleyebiliyor, düşlerimizi bölüşebiliyor ve başka bir dünyanın mümkün olduğuna inanabiliyoruz…

Bir kadının manifestosunu okudunuz bayım; şimdi izninizi almadan bir sigara daha yakayım!

Ergür Altan

Simurg-News'i sosyal medyadan da takip edebilirsiniz!
Translate »