İsmail Doğruer

Herşeyin sanki yarışırcasına akışa geçtiği bir süreçte zamanı yakalama çabası dahası akışına nasıl ve hangi yol yöntemlerle müdahale etmenin arayışında iken hemen yanıbaşımızdan birbir yaprak dökümü gibi ayrılıyor sevdiklerimiz, dostlarımız, yoldaşlarımız.

Birkaç gün için hem çok görmeyi istediğimiz dostlarla sohbet etmek hemde bu zamana bir hava değişimi sığdırmak istedik kendimizi vurduk otobana, İsviçre’ye yol tuttuk. Bu zaman ayrılığında Pamuk dedemiz, çoğunun Kemal abisi Hüseyin Şahin’de sonsuzluğa yol tutmuş.

Acı haber tez gelir… denildiği gibi bir dost yoldaş sohbetinde aldık haberi. Cümlelerimiz yarım kaldı. Söz anlamını yitirdi. Sadece ”sendemi Kemal yoldaş, o vakit bu vakitmiydi” diye içime aktı sitemim.

Oysa daha herşeyi yerle yeksan edecek bir altüst oluş üzerine bir dolu birikmişlerimizi paylaşacağımız bir sohbetle kavilleşmiştik en son ayrıldığımızda. Acelemden ”gel bir çay iç” deyişine bir dahakine söz vererek ikinci itirazımı yapmıştım.

Sanki hep tasarrufumuza ayrılmış zamanların sahibi imişçesine en olmadık aciliyetler için son sözlerimizi erteliyoruz bilmeden. Umarım beni bağışlamışsındır. Bedenini toprağa seni anılarımıza ve bilincimize taşıyacağız sonsuzca. Bize ölüm yok Kemal yoldaş, Volkana hediye ettiğin Noel kukuletan ve her daim moral veren sıkılı yumruğunla hep bizimle kalacaksın.

Ailenin acısı, yoldaşlığımızın acısı ile karıştı. Başımız sağolsun. Seni seven tüm dostların başta ailen olmak üzere başı sağolsun. Yıldızlar yoldaşın olsun.

Simurg-News'i sosyal medyadan da takip edebilirsiniz!