“Beni bul, beni bul Anne” – Hilmi Toy

Hilmi Toy
Yazar

“Beni bul, beni bul Anne”

“Oğlun cebimdemi ki çıkarıp vereyim!” Süleyman Demirel
“Bir tuğla çekilirse çatı çöker, herkes altında kalır!” Mehmet Ağar

CumartesiAnneleri25Yaşında

Eldeki karanfiller Cumartesi Meydanında 25 yaşında. “Karanfiller elden ele…”

Umutları, özlemleri 25 yaşında, adalet arayışı 25 yaşında, kaybedenler 25 yıldır ‘faili meçhul!’. Faili belliler ‘meçhule’ yazılıyor adalet adına çünkü bu dünya düzeninde.
#CumartesiAnneleri25Yaşında

“Sağ aldınız sağ istiyoruz!” diyerek çalmadık ‘devlet kapısı’ bırakmayan, her meydanda ses olan, çığlık olan Galatasaray da adları “Cumartesi Anneleri” olanlar 25 yaşında. Düşünsenize, o gün doğanlar bugün 25 yaşında. Babasını sadece resimlerinden gören, resimlerinden tanıyan çocuklar konuşuyor Cumartesi Meydanında. Babasının kendisini boynunda taşıdığını hatırlayan çocuklar şimdi ellerinde resimleri babasını arıyor, soruyor Cumartesi Meydanında.

Kayıpları arayan analar, kaybedenleri de aramaya devam ediyor 25 yıldır. Kayıplar için bir ses, bir ışık olmak için 25 yıldır Cumartesi Meydanı’nda mum yakarak ellerinde, analık hakkıyla resimlerini göğüslerinde taşıyarak adaletin, hak ve hukukun sesi olmaya çalışıyorlar. 25 yıldır Adalet aranıyor bizde ve tüm ülkelerde. Ezeli de var elbette. ‘1915’den beri…’ diyor İnsan Hakları Derneği (İHD). Kayıplar mücadelesi seceresini çıkarttı Türkiye’de gözaltında kayıpların. İlk siyasi kayıplardan Salih Bozok’un adını duyup öğrendi böylece çoğumuz. ‘Mezarsız Ölüler’ ülkesi o gün bu gündür. Karanfil bırakacakları çocuklarının mezarını arıyor insanlar. Başına taş dikecekleri mezar arıyorlar. Ararken aradıkları mezar mezarları oldu, ömürleri yetmedi çoğunun. Sevdiklerinin izini sürerken, acısını yumruk yapıp her türlü baskıya, zulme göğsünü gerenlerden Baba Ocak, Fatma Morsümbül, Zeyneti Türkoğlu, Asiye Doğan, Hediye Çoşkun, Ali Rıza Toraman, Kiraz Şahin, Koçeri Kurt, Elmas Eren, Asiye Karakoç, Cevriye Altunbaş ve Berfo Annenin üstüne toprak örtülse de sesini ne taş toprak, ne yağmur kar örtemedi. Ahlarını emanet bıraktılar ‘Oğlun cebimde mi ki çıkartıp vereyim’ diyen, ‘bir tuğla çekilirse çatısı çöker, herkes altında kalır’ denilen ‘devlet kapısı’na. Seslerini ‘Halkın adalet mahkemesi’ olan meydanlara bıraktılar. Hem de’ bitmesin bekleyiş, azalmasın umut’ diyerek. Onların gözlerine hep bir düş konar, o düş ki, solmayan gülüdür gönlümüzün.

‘Kayıpları ve kaybedenleri istiyoruz!’ diyerek başlayan mücadele 25 yıldır sürüyor. 25 yıldır aranan adalet bulunamadı. Dosyaları ‘mahşeri zaman aşımına’ bırakıldı. Adaleti hep firari bu düzenin. Vicdan, merhamet, adalet denilen onlar için bir oyalamaca, analar-babalar, eşler, kardeşler, oğullar-kızlar için ise hakikat mücadelesi. ‘adalet halkın ekmeği’ çünkü.

CumartesiAnneleri25Yaşında!

Kayıplar mücadelesi 25 yıldır Cumartesi Meydanında sürüyor. Kayıpları da Kaybedenleri de unutmadı Cumartesi Anneleri. 25 yıldır Cumartesi Annelerinin Adalet arayışları sürüyor ve sürecek kaybedenler kaybedinceye, adalet yerini buluncaya kadar.

Benim Annem Cumartesi…

Koordinator00

Next Post

Tunç, Aydınlar Ve Yavuzel: Pir Sultan’ın İzinden Yürüyenleriz

Per May 28 , 2020
Print 🖨 PDF 📄 eBook 📱  Ferhat Tunç, Pınar Aydınlar ve Gökhan Yavuzel, ortak bir bildiri yayınlayarak, “Sosyal Medya’da çeşitli isim ve gruplarla şahsımıza gönderilen silah resimleri, sindirmeye yönelik mesajlar ve ölüm tehditleriyle bizi yıldıracağını zanneden güruhlar çok iyi bilsin ki, bir adım bile geri atmıyoruz. Çünkü biz, “dönen dönsün, […]
Translate »