“Ölüm Kardeşliği’nde Barış Çakan yaşına doymayan bir genç” – Hilmi Toy

Hilmi Toy
Yazar

“Ölüm Kardeşliği’nde Barış Çakan yaşına doymayan bir genç”

“.
Dokunduğunuz yerde kan var
kuşkusuz bir ıstırap…
.
Atların taşıdığı o soysuz Ayıb
ve on beş nesil kayıp!
.
Şüphesiz çığlığın çığlığı yitirdiği yol uzun
ölümün biriktiği yer çok karanlık…
.
Kulaklarınıza beş kere söylenen ölümlü şarkı
ve seccade
kurumuş kan üstünde
.”
Diyor Nevin Koçoğlu, ne kadar haklı, ne de güzel betimlemiş değil mi? Çığlığın çığlığı yitirdiği yol uzun, ölümün ölümü biriktirdiği bir ülke gerçekten çok karanlık. Ölümün ölümü yitirdiği bir hal aldı. “Öl ama gömülemezsin! Mezarın olsa da taşın olmasın! Faili meçhulde ölürsen kaldırımda gömülürsün! Türkün olsa da söyleyemezsin! Islık çalarsan yargılanırsın! Puşun olursa, Puşu takarsan 15 yıl ceza cepte bilesin! Renkleri yan yana getirme sakın, gök kuşağı olur, keskesor olur, başına bela alırsın! Dilim dilim deyip durmayacaksın, başına ne gelirse dilinden gelir, dilin Lal olacak!

Tüm bunlara ve bunlara benzer daha bir çok şeye uymazsan, kendin olmak için, kendinde olmak için, dilinle var, renklerinle var, türkülerinle var, yerli-yerel-yöresel esvaplarınla var olmak istersen eğer Barış olursun olsa olsa en fazla. Adın Barış olur da olmasına böyle giderse devran, barışamazsın. Ceylan olur da adın ‘bir orman gibi kardeşçesine’ yaşamak hasretin çayır çimen olur toprağında. Uğur olur, Kemal olur da adın ne adın sana uğur getirir, ne yaşın kemale erer. Yaş kemale bile ermeden uğurlarlar uğrun uğrun bir de üstüne üstlük “Kurşun adres sormaz” diyerek.

20 yaşında Barış Çakan, Ankara – Etimesgut’ta türkü söylediği için öldürülen bir genç. Ne hayata doydu ne yaşına. Yaşından da yoksun bıraktılar, hayattan da yoksun.

İnsanın dili insana ölüm olur mu? İnsanın türküsü insana ölüm getirir mi?

Sizin oralarda Kendi dilinde türkü söyleyen hala öldürülüyor mu?

Kendi dilinde türkü söyleyeni öldürürler mi?

Bu ölümün adı ne şimdi? Bu ölümün rengi, dili ne?

  1. Yüzyılda yurdum insanı türkü söylediği için kendi dilinde, kalbinden bıçaklanarak öldürüldü demek. “Demek daha bizim yaşımızda insanlar ölecek”, öldürülecek türkü söylediği için bu dünyada.

Irkçılık, ayrımcılık ve böylesi asıl bölücülük daha neler neler getirecek başa. Yazın bunu da günün adına: “Türkü söylemek ölüm getirir başa”. 5 gün önce Amerika’da Minnesota Eyaleti’nin Minneapolis kentinde George Floyd ten rengi yüzünden, Siyah olduğu için öldürüldü güpegündüz. Sen de dün dilin yüzünden türkü söylediğin, dinlediğin için öldürüldün Türkiye’nin Başkenti Ankara’da. Birinize rengi, birinize dili ölüm getirdi sokak ortasında. Biriniz boğum boğum boğularak, biriniz kanlı bıçakla kalbi parçalanarak öldürüldü. Ölüm ölüme kardeş olmaz benzer olur, ama sizinki ölüm kardeşliği oldu. Irkçılık, ayrımcılık, eşitsizlik, eşiti görmeme, kendisi gibi olmayana yaşama hakkı bilmeyen, tanımayan zihin, akıl ve el sizi ölüm kardeşliği kılan.

“Vay bana, vaylar bana”. Acısı yas, yarası merhem, dili ferman dinlemez. “Oy Havar Havar!”

Simurg-News'i sosyal medyadan da takip edebilirsiniz!
Translate »