Dünden geleceğe bir yol hikayesidir asilerin ömrü. İlk ateşi yakan Promete’den beridir, Olimpos’un etekleri tutuşmaya devam ediyor. Bu coğrafyanın suları kan akan ırmaklardan, dağları ve ovaları sabırla aşarak Fırat’a karışıyor. Ayışığı şavkını suya vururken; çok dilli, çok inançlarıyla, egemen çomaklamadan önce, bu toprağın çocukları asla düşman olmadı birbirine. Bundandır tavuklarının […]

Anam dediydiSöz önemlidir oğul deyiSöz ustasıydı anamın oğluYüreğinin orta yerinden yazardıİmbiğinden çıkarıpYaşamın en olgun meyve kokusuna sarardıŞiirin hasını dert edinipOmzundaki heybeye asardıŞiirleriniSözcük deyip geçmeBir araya gelinceEn güze duyguları boynundaki hamayıllaSarıp sarmalardıKundaktaki bir bebenin zıbını gibiÇocukların günyüzlü gülüşleriyleBirağızdan türkü söylemek en çok ona yaraşırdıBir de rüzgar iklimindeki güle açardıŞairdiDilin en derin […]

Karakedi ve Ben Kıyıda  Kuytu bir sandalın muşambayla örtülü Yağmurun döverek uyandırdığı Sabehın seher vaktindeyim Bir kedi giriyor koynuma Sırılsıklam titrek kara bir kedi Ateşi düşürüyorum koynuna Ve dertlerimden ördüğüm Alev bir saçörgüsü asılıyor boynuma Sarılıyorum karakediye Uğursuzluğum geliyor aklıma Kır donunda bir küheylan Yetişemiyorum ardına Dağ yolunda ardına düştüğüm […]

Şiir diliyle birşeyler yazmaya ne zaman başladım, hatırlamıyorum bile. Hapishane hayatı belki de çoğu mahpusa ömründe bir kere de olsa şiire benzer birşeyler yazdırmıştır. Şiir yazmak zor iştir. Kelimeleri düşünce ve estetik duygusunun imbiğinden süzeceksin, her sözcüğe birkaç anlam yükleyeceksin, kısa bir sözcük bütünüyle çokşey anlatıp insanları etkileyeceksin. Yazdıkların dilden […]

Yolunda gitmeyen birşeyler var bu havada. Yolsuzluğu havanın iç karartıcı griliğinden gelmiyor ama. Onu güzelleştirip gökkuşağına dönüştüremeyen tek renkli insandan, yani senden geliyor güzel kardeşim, benden geliyor yani. İnsanlık uyurken bizler yani uyuduğunu düşünmeyen asiler de uyku düzenine geçtik. Ondandır içimin kurt kaynaması. Sen şimdi ne yapıyorsun hayata dair, doğaya […]

Yazarından rica ettim kitabı, hemi de imzalısından. Kitapçı raflarında bulamadım çünkü. Az basılmış, umarım ikinci baskısında, çok merak eden dostlar, okuma şansı bulur. İbrahim Ünal’ın Tarihe Not (1976-1980 Akılda Kalanlar) isimli kitabından bahsediyorum. İlk kitabı Arşiv Yazıları’nı da imzalamıştı bana İbrahim Abi. Bir dönemin bir gelenek açısından merkezi düzeyde önemli […]

Yolculuk… Ani’nin harabelerinden geçip yedidağın ardından geliyorum Munzurlar’dan Mercan’na yitirdiğim kardelenlerin diyarından Bir kuşuçumu uzaklıktan Arnavut kaldırımlarını arşınlıyorum Çorum’un Karakaya’sından Yeldağı’na Nurhak’tan dara çekilen özgürlük anıtlarına Kızıldere’deki On’lara Karadeniz’in kapkara sularına bulandım Arjantin’den yola çıktım Bolivya dağlarında bayraklaştım Barbara’ydı adım Roza’dan aldığım feyzle adımladım Dağları denizleri aştım Türküler söyledim Sovyetler’den […]

İlk Helin elvedasını dirençle sunmuştu, o ölmeyi göze alabilecek kadar sevdiği yaşama. Mustafa, İbo, derken şimdi de Ebru, öyle mi? Ne yazılır ki? Kimi direnişleri önünde saygıyla eğilecek sorgusuz/yargısız. Kimi de bu iş böyle olmamalı diye bin dereden su getirecek; zamansız/yersiz. Ama bu güzel çocuklar ölmeye devam edecekler öyle mi? […]

Yakınına düşerken uzakların, şimdiye dair yaşarken, gelecek düşü kurmalı insan. Günü yaşamalı “carpediem” diyerek, geleceğe bakmalı “revolation” da ısrar ederek. Gelecek geçmişin üzerinde planlanan bir devrim düşüdür. Ama “imkansızı iste”meye sadece düş kurarak ulaşacağını düşünmek ütopist(hayalci)lerin işidir. Ne demiş usta Che; “Gerçekçi ol, imkansızı iste!” Hayatını hep bunun üzerine kurgularken; […]

İsmini duymuştum daha öncesinde, ikinci kez şubeye alındığımda işkencede kaybetmişler zebaniler seni. Direniyormuşsun önderin Kasketli gibi. Kırmızı Gül’den alıyormuşsun direnme feyzini. Okuduğum ilkokulda öğretmen olduğunu da sonradan öğreniyorum. Belki de gördüm kimbilir? Gören arkadaşarım varmış, öyle söylediler. Bu yağız adamın inat öyküsünü Ahmet Cihan ve Mehmet Çetin kaleme aldılar; dava […]

Translate »