Hilmi Toy
Yazar

Yazarımızın, Anneler Günü yayınlanmak üzere yazarlar whatsapp grubumuza ilettiği yazısı sitede zamanında yaralamadığı için Simurg News Yazı kurulu adına hem kendisinden hem okurlarımızdan özür diliyoruz. Gecikmelide olsa bu anlam yüklü yazının okuruna ulaşması doğru olanı yapmak olacak.

SimurgNews

***

Anneler Günü güzelliğine

Bugün Anneler Günü. Her günü anneler günü olarak yaşatmasını bilebilsek sade, gösterişsiz, ama içten. ‘yaldızlı Söz istemez, yaşlı göz istemez, çiçek miçek lazım değil’ yürekten bir sevgi, içten bir gülümseme, incitmeden kondurabilme her görüşte bir öpücük yanağına, ‘annelik’ hissetme, hissettirme güne en güzel armağan, en yüce anlamıdır.

“Analara kıymayın efendiler” demişti yıllar yıllar önce şair. Dediği yıllardan önce de, yazdığı yıllardan sonra da kıydılar, kıymaya da devam ediyorlar analara. Nizamiye kapısını aşındıran, mahpushane kapısında bekletilen, gecenin bir vakti, gün içinde bir vakit kapısı kırılarak basılan, ya da bir gözaltı, tutuklanma haberi, ya da evlat acısı kapı zilinde bırakılan analar var. Gözaltında kayıp anası, cansız bedeni sokakta bekletilen ana, saçlarından sürüklenen analar, yetmişinde bile bileklerine kelepçe vurulan analar, mezarı bile istenmeyen analar, çocuklarının mezarları bile yıkılan, kırılan analar ya da çiçek bırakacakları çocuklarının bir mezarı bile olmayan analar var biz de tüm dünyada. ‘Anaların öfkesi’ dinmez, ses olur, söz olur, hasret olur, umut olur, ahı tutar bir gün. İster kentlerin caddelerinde dar sokaklarında, ister kışlada ister dağda, ister gözaltında ister mahpusta ‘Sağ aldınız, sağ istiyoruz!’ çığlıkları iki elleri iki yakasında olacak sebep olanların. Halkın ekmeğidir adalet, halkın yüreğidir ama ille de anaların yüreği, anaların vicdanıdır.

Bugün Anneler günü. Artık üzerine ne yazılırsa yazılsın kabul görmüş bir gün. Artık bu günü kimin ne için, hangi amaçlara uygun olarak değerlendirmesi ve kutlaması bu güne o anlamı yükler.

Tüketim amaçlı kullanılsa da egemen güçler tarafından, sistem bu amaçla reklam etse de, annelere şunu alın, bunu alın deseler de, annelere verilecek en güzel armağan yürekten bir sevgi, sıcacık bir gülüş, özlemle sarılma, ve onları incitmeden sevmesini bilmektir.

20 yıl oldu bize veda edişine annemin. 37 yaşındaydım, Uğurlamaya gidemedim, yasaklı yıllardı, başka bir ‘mahpusluk’ yıllardır, ‘mülteci yıllar’, ama 11 yıl sonra bir karanfil bıraktım mezarına, Kırksekizdi yaşım. Emekçi bir anaydı, bir mahpus anası aynı zamanda. Çocukları için ‘saçını süpürge’ yapanlardan bir ana. Kış günlerinde Tandır’ın etrafında bize ‘Havuç’ adlı hikaye anlatırdı her gece. Özledim anam,özledim. Az geçti ömrümüz birlikte, hep mahpusta, hep gurbette, göçmenlikte ayrılıkta geçti çoğu. Hasret gelip hasret gider olduk. Okur yazar değildin kendi dilinde, mektup bile yazamadım. Özledim seni, özledim annem. Ömrü hayatımda sen gibi analık eden çok oldu. Ablalarım, abla, ana, teyze hala, yengem, kardeş, yeğenlerim diye seslendiklerim oldu özümden. Onları da özledim, sizleri de özledim elleri öpülesi analar.

Tüm emekçi annelerin gününü yürekten bir sevgi, gülümseyen umutlarla kutluyorum.

Simurg-News'i sosyal medyadan da takip edebilirsiniz!