Almanya Cumhurbaşkanı, Trump’ın ‘önce Amerika’ politikasını eleştirdi

”Her yıl daha barışçıl bir dünya yaratmak için uluslararası işbirliği hedefinden uzaklaşıyoruz. ‘Büyük güçlerle rekabet’ fikri sadece günümüzün strateji belgelerini belirlemekle kalmıyor. Aynı zamanda dünyadaki gerçekliği yeniden şekillendiriyor. Bunun izleri Ortadoğu ve Libya’daki çatışmalarda görülüyor.”

Haber Merkezi

Münih Güvenlik Konferansı’nın açılışında ABD Başkanı Donald Trump’ı eleştirmeye odaklanan Almanya Cumhurbaşkanı Frank Walter Steinmeier, “En yakın müttefiğimiz ABD, bugünkü yönetim altında, uluslararası toplum kavramını reddediyor. ‘Yeniden muhteşem’, ama komşular ve ortaklar pahasına. Bu şekilde düşünmek ve eylemek, hepimize zarar veriyor” dedi.

Transatlantik güvenlik mimarisinin köşe taşlarından biri olan Münih Güvenlik Konferansı‘nın 56’ıncısı Almanya Cumhurbaşkanı Frank Walter Steinmeier‘in konuşmasıyla açıldı.

ABD’den Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Savunma Bakanı Mark Esper, Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, Senatör Lindsey Graham, Milletvekili Adam Schiff’in de aralarında bulunduğu üst düzey davetli grubuna hitap eden Steinmeier, ABD Başkanı Donald Trump‘ın ‘önce Amerika’ politikasını eleştirmeye odaklandı. ABD’nin yanısıra Çin ve Rusya‘yı da ‘bencil siyaset izleyerek uluslararası düzeni tehlikeye atmakla‘ suçladı.

‘Herkes kendini düşündüğünde hiçbir şey çözülmüyor’

Trump’ın “Her ülke nerede yer alacağına kendisi karar vermeli ve kendi çıkarlarını diğerler ülkelerin üzerinde görmeli” sloganıyla hareket ettiğini söyleyen Steinmeier, “Sanki herkes kendini düşündüğü zaman herşey düşünülmüş oluyor” tepkisini gösterdi. Trump’ın yönetimi altında ABD’nin alışılmadık şekilde uluslararası kurumların kararlarını hiçe saydığını, ticaret savaşları, iklim değişikliği gibi küresel sorunlara çözüm arayışında uluslararası toplumu zayıflattığını, bundan dolayı da uluslararası kurumların engellenmesinin endişeyle takip edildiğini vurguladı.


‘Birinin güvenliği, diğerinin güvenliksizliği’

Rusya ve Çin’i de ‘Büyük Güçler’ rekabetine kendilerini kaptırarak küresel istikrarsızlığı pekiştirmekle suçlayan Steinmeier, “Bu senaryoya göre birinin güvenliği, diğerinin güvenliksizliği oluyor” değerlendirmesini yaptı.

Rusya ve Çin’e suçlamalar

Kırım konusu üzerinden Rusya’yı ‘Avrupa’daki barış ortamına ve istikrara zarar vermekle’ itham eden Steinmeier, “Askeri şiddet ve sınırların şiddet yoluyla değiştirilme çabaları Avrupa kıtasında yine politik bir araç haline geldi” dedi.

Çin’in ekonomik alandaki yükselişiyle uluslararası bir aktör haline geldiğine dikkat çekerken “Ancak uluslararası hukuka yalnızca kendi çıkarlarına ters düşmediği durumlarda uyuyor” iddiasında bulundu. Uygur sorununa atıfla “Ülkelerindeki azınlıklara karşı eylemleri hepimizi rahatsız ediyor” diye konuştu.

‘Rusya ve Çin’in giderek artan tehdidi’ iddiasını ortaya atan Almanya Cumhurbaşkanı, buna karşı Avrupa liderinin birlik beraberlik içinde ortak politika geliştirmesi gerektiğini savundu.

Dolayısıyla transatlantik işbirliğini övüp ABD ile ilişkilerin korunması gerektiğini vurgularken, Trump’ın Almanya’nın daha çok para harcamasını talep ettiği NATO‘nun ‘önemine’ vurgu yapmayı da ihmal etmedi. 

‘5-6 yılda dünya değişti’

Almanya Dışişleri Bakanı olarak konferansa katıldığı 2014 yılının dünyası ile bugünkü dünya arasında güvenlik anlamında farklılıklar bulunduğunu belirterek, dünyadaki çatışma ortamlarının arttığını, ülkelerin yeni bir silahlanma yarışına girebileceğini sıraladı:

“Klasik güvenlik ikilemine geri dönüyoruz. Bunun sonucu, daha fazla kuşku, daha fazla silahlanma, daha az güvenlik olacaktır. Süregiden nükleer silahlanma tehlikesi daha da büyüyecektir.”

‘Siyasi gündemimiz, dünyayı Batılılaştırmayı içermiyor’

Batı’nın kendi imajıyla dünyayı şekillendiremeyeceğini telkin ederek ”Dış politikamızı fazla zorlamamalıyız. Özellikle Avrupa ve Almanya, dünyaya daha az misyoner bir yaklaşımla yaklaşırsa başarılı olurlar. Siyasi gündemimiz, dünyayı Batılılaştırmayı içermiyor” görüşünü dile getirdi.

‘Rusya ile ilişkiler kınama ve yaptırımdan ibaret olamaz’

Batı ülkelerinin Rusya gibi ülkelerle daha iyi bir ilişkiye ihtiyaç duyduğunu, bu ülkelere yönelik dış politikaların sadece kınama ifadeleri ve yaptırımlarla sınırlandırılmaması gerektiğini belirterek şöyle bir manzara çizdi:

”İran ile nükleer bir anlaşma müzakere etmenin başka bir yolu yok ve Doğu Ukrayna’da da barış yok. Libya’da barış yapmak istiyorsanız sadece temiz olanları değil, birçok eli sıkmanız gerekir. Sahel’de terörizmle mücadele etmek istiyorsanız bunu ‘Askeri çözüm olsun mu olmasın mı?’ sorusuna indiremezsiniz. Ancak başarılı bir istikrar için öncelikle çatışmanın karmaşık nedenlerine odaklanmalıdır. Çatışma çözümlemesi farklıdır, yalnız anlayış elde edilemez.”

‘Dünya siyasetinde gittikçe yıkıcı bir dinamik’

BM’nin 75 yıl önce kurulduğunu, ancak bugün dünya siyasetinin gittikçe yıkıcı bir dinamiğine tanık olunduğunu söyleyerek şöyle devam etti:

”Her yıl daha barışçıl bir dünya yaratmak için uluslararası işbirliği hedefinden uzaklaşıyoruz. ‘Büyük güçlerle rekabet’ fikri sadece günümüzün strateji belgelerini belirlemekle kalmıyor. Aynı zamanda dünyadaki gerçekliği yeniden şekillendiriyor. Bunun izleri Ortadoğu ve Libya’daki çatışmalarda görülüyor.”

ABD’nin bugüne değinki en kalabalık heyetiyle katıldığı  Münih Güvenlik Konferansı’nda Türkiye‘yi Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu temsil ediyor. 

Bayerischer Hof Oteli‘nde düzenlenen konferansın katılımcıları arasında Kanada Başbakanı Justin Trudeau, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Mass, İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif, Kanada Dışişleri Bakanı François-Philippe Champagne, Finlandiya Dışişleri Bakanı Pekka Haavisto, Vatikan Dışişleri Bakanı Paul Richard Gallagher, Çekya Dışişleri Bakanı Tomas Petricek, Almanya Savunma Bakanı Annegret Kramp-Karrenbauer, Kanada Savunma Bakanı Harjit Sajjan, Singapur Savunma Bakanı Ng Eng Hen, Nelson Mandela’nın kurucusu olduğu Elders grubu (Akil İnsanlar) ve Uluslararası Kriz Grubu da var. 

Kaynak:sputniknews.com

Simurg-News'i sosyal medyadan da takip edebilirsiniz!
Translate »