Ceren Ataş
Konuk Yazar
Araştırmacı

“Göğsümü gere gere Aleviyim dedim ancak eşcinsellik meselesini konuşmak kolay değil”

Geçtiğimiz hafta avrupaforum1.org’ta “Alevi eşcinseller vardır” başlığı ile bir yazı yayımladım. Bu yazı, esasında bir giriş yazısıydı. Tüm dünyada LGBTI+ (lezbiyen, gay, biseksuel, transseksüel veya travesti, interseks, queer+) bireylerin “Onur Ayı” olarak kabul edilen Haziran ayında Alevilik çalışan bir araştırmacı olarak Alevi toplumundaki durumu incelemek istedim. Onur Ayı’na bir de Alevi toplumu açısından/ içerisinden bakmayı, LGBTI+ ve Alevi olan bireylerin neler düşündüklerini, neler yaşadıklarını görünür kılmak adına bir röportaj serisi gerçekleştirdim. Tek başına bu durum bile ne kadar ağır bir konuyla karşı karşıya olduğumuzu anlatmaya yetmekle birlikte, ilk kez konuşmaya başlayacağımız bu konuda ismini gizli tutmak isteyenleri anlayışla karşılayacağınızı umuyorum. Diyelim ki, “aşk kazanacak!”

Cinsel yönelim olarak kendinizi nasıl tanımlıyorsunuz?

Kadın. Kendime kadın demek beni mutlu ediyor. Ancak teorik olarak panseksuelim diyebilirim. Herkes herkesi, her şeyi sevebilir!

Aleviliği nasıl benimsiyorsunuz? (İnanç olarak, politik olarak, kültür olarak, felsefe olarak vs.)

Aleviliği hem inanç hem kültür hem felsefe hem de politik görüş olarak benimsiyorum. Bunların hiçbiri bence birbirinden ayrı meseleler değil konu Alevilikse; çünkü Alevi olmak kendince bir inanç felsefesi barındırmak demek olduğu kadar hayata karşı bir de siyasi duruş getiriyor beraberinde. Hepsi birbirini besliyor.

Toplum içerisinde hangi kimliğinizle (eşcinsel-Alevi) öne çıkmak sizin için zorlayıcı oldu?

Alevi olduğumu söylememem gerektiğini ailemden öğrendim; ama ben hep söyledim. Göğsümü gere gere Aleviyim dedim. Çok tersine gittim insanların bu konuda, cesurumdur. Ancak eşcinsellik meselesini konuşmak o kadar kolay değil. Cesaret yetmiyor. Çevrenizde insanların sizi bırakacağını, sizden tiksineceğini, sizinle dalga geçeceğini bilmek dayak yemeyi göze almaktan daha zor. Çünkü düşünsenize “normal değilsiniz”, deli gibi aşık da olsanız asla bu aşk kabul görmeyecek. Gerçek bir ilişki olarak adlandırılmayacak. Dolayısıyla Alevi kimliğimi hep söyledim ancak eşcinsel olduğumu bilen insan sayısı çok az.

Alevi inancına baktığınızda kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

Ben Alevi inancına baktığımda kendimi iyi hissediyorum, sanki tüm kapılar kapanıyor ancak Aleviliğin kapısı bana açıkmış, bir kişi elbet beni içeri alırmış gibi… O deyişler, o güzel sözler boşa söylenmedi ya, o naif insanlar boşa nefes alıp vermedi ya. Alevilik insana iyi hissettiriyor.

Alevi toplumuna baktığınızda kendinizi dışlanmış hissediyor musunuz?

Kendimi dışlanmış hissediyorum çünkü bu konuda birkaç kişi hariç kimse konuşmuyor. Alevi kanaat önderleri cinsiyetçi söylemlerde bulunuyorlar. Her sene Onur ayı kutlamaları yapılıyor, bir iki Alevi kurumu ve oluşumu hariç bu ayda eşcinsellere dair açıklama yapan kimse yok. Elbette ki bu bir görmezden gelme ve dışlama. Dolayısıyla evet kendimi dışlanmış hissediyorum.

Hiç Alevi cem ibadetine katıldınız mı? Ne hissettiniz?
Cemevine gittim, ceme katıldım. Çok ağladım, hep ağladım. Bana kendimi gerçekten çok iyi hissettirdi. Bu bir gerçek mi, değil; ama cemevine gidip ceme katıldığınızda etrafınızdaki herkes iyi insanlarmış gibi geliyor.

Sizce Alevi toplumu ile diğer Türkiyeli toplumların eşcinsellik meselesine bakışı arasında fark var mı? Varsa nasıl?

Fark var demek isterdim ama eğer gerçekçi konuşacaksak fark yok. Ben hiçbir eşcinselin, eşcinsel olduğu için Alevi babası-abisi tarafından öldürüldüğünü duymadım. Olmamıştır demiyorum, bilmiyoruz bunu ama duymadık öyle değil mi? Ancak yukarıda da anlattığım gibi Alevi toplumu gitgide erkekleşen bir yolda ilerliyor. Kanaat önderleri, temsilcileri hep cinsiyetçi konuşan erkekler. Alevi toplumunda kadın oluşumları, kadın kurumları kuruluyor, onlar da kendi mücadelesini vermeye çalışıyorlar çünkü Aleviler erkek egemen bir topluma dönüştü. Kadınlar haklarını almaya çalışıyor, eşcinseller evet şu an bir adım yok ama belki ilerde olur ve onlar da haklarını alırlar. Hak almaktan kastım “eşitlenmek”, dışlanmamak…

Alevi toplumunun sizi ya da eşcinselleri ötekileştirdiğini düşünüyor musunuz?

Ben şahsen bir şey yaşamadım; ancak Cemevinde eşcinsel bir arkadaşın karşılaştığı kötü muameleye şahit oldum. İyileştirilmesi gereken, hastalıklı biri gibi görüldü. Küfür etmediler “kendilerince” hakaret etmediler, güya onu sahiplenip “normalleştirmek” istediler. Bu eşcinsellerin ötekileştirildiğine dair gördüğüm en somut ve bana yakın örnekti. Başka da aklıma gelen, tanıdığım pek çok eşcinsel arkadaşın bu kimliğini saklamak zorunda kalması. Bunlar küçük meseleler değil, asla değil. Hepsi çok zor ve üzücü.

Sizce Alevi LGBTI+ harekete ihtiyaç var mı? Varsa içinde yer almak ister misiniz?

Neden ihtiyaç olmasın? Bu kadar eşcinsel Alevi varken, onların haklarını savunacak bir oluşum kurum her ne ise muhakkak olmalı. Eşcinsel evlilikler (Pir nikahı) yapılmalı, eşcinsel Dedeler, Analar da posta oturmalı, yani hetero bireyler ne yapabiliyorsa eşcinseller de Cemevinde ya da Alevi toplumunda bunları yapabilmeli. Ama zor gözüküyor çünkü Aleviler zaten hep belden aşağıya hakarete maruz kalmış bir toplum oldukları için bu alanda çalışmak çok zor. Ben böyle bir hareketin içinde yer alabileceğimi sanmıyorum.

Şu anda Alevi alanında kendinize yakın hissettiğiniz grup çevre/ oluşumlar var mı?

17+ Alevi Kadınlar var, sizin oluşumunuz. Seneler önce Onur Ayında dayanışmacı paylaşımlar yaptılar, daha sonra siz ve diğer 17+ Alevi Kadınlar temsilcileri bu konuda şahsen de dayanışmacı, destekleyici söylemleriniz oldu. Tabii eşcinsellere en yakın yine feminist kadın hareketi olur.

Alevilikte eşcinsellik gibi konular politik ve teorik olarak da ele alınıyor mu? Ne düzeyde? Neler yapılabilir?

Politik olarak bir şey yapılmıyor sanırım, görmedim. Teorik olarak da iki akademik çalışmaya denk geldim. Henüz inceleme fırsatım olmadı ama demek ki girişimler var. Alevi teolojisi içinde eşcinselliğe dair araştırma yapılabilir. Orada eşcinsellere bir alan açılabilir.

15.06.2020

Not: Yazar Ceren Ataş’ın çalışması ilk önce Avrupa Forum’da yayınlanmıştır.

Simurg-News'i sosyal medyadan da takip edebilirsiniz!