AABF’yi Savunmak Demokrasiyi Savunmaktır!

Avrupa’da Alevi toplumunun örgütlü ve önemli kazanımlarla bu örgütlülüğü geleceğe taşıyan bir dinamizme sahip olması her renkten ırkçı, gerici ve devlet bağlantılı güçleri saldırganlaştırıyor.

Almanya da NordRhein Westfalya Eyaletinde AABF ve Alevilerin kamusal kimliğini özgün yapısı ile tanıması üzerine ilk tepki, Alevilerin yaşam yoğunluğunun olduğu TC Devletinden önce, ”Derin Devletçi” Kontrgerillacı basını olan Aydınlıktan geldi.

Şeriatçı/Irkçı İktidar yalakası havuz basını ile en devletçi olma yarışında, geriden gelen olmamak için hassas davranan Aydınlıkçı karanlıkçılar Avrupa’da yasal ve Alevi toplumunn ezici bir kesimini temsilde meşruu hak sahibi olan Alevilerin kurumsal yapısını Kürt hareketinin Almanya da yasaklı olması nedeniyle hem Avrupa ve Almanya yerli halklarında hemde Avrupa’daki Göçmen Türk halkında algı yönlendirmesi yapma isteğindedir.

AABF, kuruluş öncesi, süreci ve güncel kurumsal çalışmaları ile hem Avrupa, Almanya hemde Türkiye ve Kürdistanlı Alevilerin demokratik bilinç ve sistemli çalışmaları ile önemli güçleri bağrında toplamış ve eğitmiştir. Demokrasi ve inanç temsiliyetinde haklı olarak devletçi diyanetin ve hakim inanç olan Hanefi/İslam disiplin ve ritüelinden ayrı bir kimlik yapısını ortaya koyan ritüel ve disiplini ile özgünlüğünün tanınması sonucunu elde etmiştir. Bu yolda AABF nin kurucularından ve bir önceki Genel Başkanı Turgut Öker bir çok kez gözaltı uygulamasına ve Yurtdışı çıkışıengellemesine uğramıştır.

AABF kuruluşundan günümüze barış diliyle ve demokratik çizgide yürüttüğü çalışmalar ve şeffaflığı bugünde Yeni dönem AABK Başkanı Hüseyin Mat ve yeni yönetimi tarafındansürdürülmektedir.

Toplumların ve onların öz kurumlarının kendini tarihsel güncel yapısal gerçeklikleri üzerinden nasıl tarif edeceklerinin karar hakkı kendilerinindir. Resmii kurumlar ve devletlere bu kimliği dikte etmek değil tanımak düşer. Demokratik refleksler ve geleneklerle, yüzyıllara dayanan ezilenlerin mücadeleleri sonucu ortaya çıkan ve şekillenen bu toplumsal hukuk herhangi bir kompleks ve kaprise zemin tanımadan uygulanması gereken yasa ve prensiplerdir.

Faşizm’in devletin oluşumundan kısa bir süre sonra kurumlaşma şansı bulduğu ve devletle birlikte yukardan aşağı toplumu eğemen sınıf çıkar ve niteliklerine has biçimlendirdiği Türkiye gerçeğinden beslenen hiçbir ırkçı şoven güç odağı ve sözcüleri bu durumu anlama ve kabullenme kapasitesinde değildir. Temel parametreleri Emperyalist sistemden beslensede, varlığını oturttuğu tekçi ve baskıcı uniterliği tehdit eden bu gelişmeyi hükümranlık alanı olmasada kendi evinin içine müdahale saymaktadır.

Bugün iktidar olan islamcı faşist Erdoğan kliği ile ittifak olan Derin Devletçilerin yuvalandığı Perinçek çetesi ve onun borazanı Aydınlık, AABF nin kazandığı statüye öfkelenmektedir. Herhangi bir inancın ve toplumsal kesimin kendini nasıl tarif edeceği konusunda söz söyleme hakkına sahip olmadığı haldebu durumu başarıyla sağlayan Alevi kurumlaşmasını kriminalize gösterecek bir algı manüpülasyonu için Kürt hareketinin yasaklı olmasına gönderme yaparak AABF yi hem sinsice suçlamak hemde ihbar etmektedir.

Avrupa daki tüm Türkiyeli ve Kürdistanlılar, onların demokratik kurumsal güçleri bu çirkin saldırıya karşı AABF nin kazanımlarını sahiplenmeli ve faşist gerici derindevletçi saldırılara karşı bu demokratik kurumu ve Alevilerin kendilerini tarif etme hakkını savunmalıdır.

Koordinator00

Next Post

ENDER ÖNDEŞ’İN YİRMİ ÖYKÜSÜ [*] SİBEL ÖZBUDUN

Cum Ara 18 , 2020
Print 🖨 PDF 📄 eBook 📱 “Kısa bir öyküdür hayat; uğrunu upuzun acılar çektiğimiz.” [1] “ Bugün korkunç bir coğrafyada yaşıyoruz. Bizim yazdığımız, gördüğümüz ne ki ?…” Böyle gerekçelendiriyor o kısacık ama insanı sersemleten öykülerini, yeni çıkan kitabı [2] üzerine söyleşide, [3] Ender Öndeş… Kısacık… Gerçekten de öyle. Her biri, […]
Translate »